Dava da sürüyor saldırılar da

Dava da sürüyor saldırılar da

Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılması istemiyle açılan davayı esastan görüşmeye başlayan Anayasa Mahkemesi, görüşmeleri dün de sürdürdü.


Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kapatılması istemiyle açılan davayı esastan görüşmeye başlayan Anayasa Mahkemesi, görüşmeleri dün de sürdürdü. Cumadan önce açıklama beklemeyin denilen dava devam ederken, DTP il ve ilçe binalarına yönelik kundaklama ve saldırılar ile hükümet yetkililerinin ‘kışkırtıcı’ açıklamaları da sürüyor.
KUNDAKLAMA VE SALDIRILAR
DTP’nin kapatılması istemli davanın Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmesi sürerken, DTP binalarına yönelik saldırılar dün de devam etti. Önceki gece saat 04.00 sıralarında, Tuna Caddesi 33 Numara’daki DTP Ankara İl Başkanlığı önüne gelen kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, birinci katta bulunan parti binasına molotofkokteyli atarak kayıplara karıştı. Saldırı sonrası binada yangın çıktı. Olaya müdahale eden itfaiye, yangını söndürdü. Olay yeri inceleme ekipleri parti binasında inceleme yaparak delil aradı. Aynı gece DTP Keçiören İlçe Başkanlığı’na da silahlı saldırı düzenlendi. Değerli Sokak içerisinde bulunan DTP Keçiören İlçe Başkanlığı’na silahla ateş edildi. BMW marka bir araçla parti binasına gelerek 9 el ateş eden saldırganlar, daha sonra kayıplara karıştı. Saldırıyla ilgili gözaltına alınan 4 kişiden 3’ünün gazi olduğu öğrenildi.DTP Ankara il ve Keçiören ilçe binaları, önceki gece silahlı ve molotofkokteylili saldırılara uğradı. Keçiören ilçe binasına silahlı saldırı, Ankara il binasına da molotof ve taşlı saldırı sonucu binaların boş olmaları nedeniyle can kaybı yaşanmazken, maddi hasar oluştu.
DTP’DEN KINAMA
DTP Ankara il binasında dün yapılan basın toplantısında saldırı kınandı. Ankara’daki emek ve demokrasi güçlerinin de destek verdiği toplantıda, ‘Yaşasın halkların kardeşliği’, ‘Faşizme karşı omuz omuza’ sloganları atıldı. Burada konuşan DTP Ankara İl Başkanı Songül Abdil Erol, ‘Kürt Açılımı’ konusunda AKP’nin samimi olmadığını gelişmelerin gösterdiğini söyledi. AKP’nin seçim öncesi Kürtleri kandırma ve oyalama politikası izlediğini belirten Erol, Başbakan’ın söylemlerine ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Millet ayağa kalkarsa ortada ne hükümet, ne iş birlikçi lobiler, ne de Kandil kalır’ sözleriyle yönelttiği tehditlere dikkat çekti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’n Dersim katliamı ve Şeyh Sait ayaklanması örnekleriyle, aynı katliamların uygulanmasını istediğine de vurgu yapan Erol, DTP’ye ve Kürtlere yönelik saldırıların durdurulmasını, barış ve demokrasinin sağlanması için çaba harcanmasını istedi. Erol, yetkililere “Lütfen barışı sabote etmekten vazgeçin” diye seslendi. DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis’te saldırıları kınayarak, Cemil Çiçek’in DTP kapatma davasına ilişkin verdiği ‘Batasuna’ örneğini eleştirdi.
Kısa süre önce, ülkenin bir çok kentinde DTP binalarına yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Kocaeli, Gaziantep, Konya il binaları ile İzmir-Çiğli, İstanbul-Esenler, Hatay-İskenderun ilçe binalarına da saldırılar düzenlenmişti.
(Ankara/EVRENSEL)

ÇİÇEK YARGIYI ETKİLEMEYE ÇALIŞIYOR

Cemil Çiçek’in Batasuna örneğine DTP Genel Merkezi’nden sert tepki geldi. Kapatılma davası sürerken, Çiçek’in açıklamasıyla dava sürecine müdahil olduğu kaydedilen açıklamada, Çiçek’in yargıyı etkilemeye çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, “Bu açıklamalarıyla açıktır ki, Anayasa Mahkemesi üzerinde bir baskı oluşturmayı hedefliyor. Bu sözler adeta ‘DTP’yi kapatın’ telkinidir. Yargı aşamasında bu sözler sarf etmenin başka izahı olamaz” denildi.
Her şeyden önce bir hükümet yetkilisinin, Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir davayla ilgili olarak hassas olması gerektiği hatırlatılan açıklamada, “Tam aksine bir yaklaşım sergiliyor olması manidar” denildi. DTP’nin İzmir konvoyuna düzenlenen saldırının ardından da benzer sözler sarf ettiğinin hatırlatıldığı açıklamada, Çiçek’in, “DTP’nin kapatılması için psikolojik zemin oluşturma gayreti içerisine girdiği”, kaydedildi. Batasuna örneğini Baykal’ın da verdiği hatırlatılan açıklamada, Çiçek’in sözleriyle Baykal’ın açıklamalarının bu denli örtüşmesinin, hükümet ve muhalefetin Kürtlere, DTP’ye karşı bir ittifak halinde olduğunun en açık göstergesi olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Eğer gerçekten Türkiye, İspanya Anayasası gibi özgürlükçü, çoğulcu bir anayasaya sahip olsaydı, bugün Kürt sorunu diye bir sorun olur muydu?” denildi.


GÖZLER CUMA GÜNÜNDE
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, DTP’nin, “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı” haline geldiği gerekçesiyle, kapatılması istemiyle 16 Kasım 2007’de açtığı davanın, Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmesine dün de devam edildi. Anayasa Mahkemesi raportörleri, ‘kapatılsın’ görüşüyle rapor hazırlamış ve Anayasa Mahkemesi de esastan görüşmeyi önceki gün başlatmıştı. Anayasa Mahkemesi Haşim Kılıç önceki gün yaptığı açıklamada karar için Cuma gününü işaret etmişti.
Kapatma istemli davanın iddianamesinde, DTP Eş Başkanı Ahmet Türk ile milletvekilleri Aysel Tuğluk, Sebahat Tuncel, Osman Özçelik, İbrahim Binici, Selahattin Demirtaş, Sevahir Bayındır ve Fatma Kurtulan’ın da aralarında bulunduğu 221 partiliye, Anayasa’nın 69/9 ve Siyasi Partiler Yasası’nın 95. maddeleri uyarınca, siyasi yasak getirilmesi istenmişti. Anayasa Mahkemesi başkanı ilk günün akşamı geç saatlerde yaptığı açıklamada,
bütün delillerin tek tek incelendiğini, bu nedenle uzun süreceğini söylemişti. Anayasa Mahkemesi’nin kapatma yönünde karar verebilmesi için 11 üyeden en az 7’sinin ‘kapatılsın’ yönünde karar vermesi gerekiyor.

www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.