12 Aralık 2009 00:00

KAZA DEĞİL CİNAYET

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan özel maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 19 işçi hayatını kaybetti.

Paylaş

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bulunan özel maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 19 işçi hayatını kaybetti. Patlamanın ardından ortaya çıkan gerçekler yaşananın cinayet olduğunu ortaya koyuyor. Alınmayan önlemler nedeniyle kazanın meydana geldiği belirtilirken, madenin mayıs ayında yapılan denetimlerinde eksikler tespit edildiği ortaya çıktı. Olayın ardından kazaya müdahale edecek bir ekibin dahi bulunmaması nedeniyle göçük altında kalan işçilere saatlerce ulaşılamadı. Göçük altında kalanlara madenci arkadaşları yardım etmek istedi. Bu kez de madene girenler zehirlenerek hastaneye kaldırıldı.
ŞİDDETLİ PATLAMA OLDU
Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine 30 kilometre uzaklıktaki Alpagut köyü yakınlarında bulunan Bükköy Madencilik İşletmesi’ne ait kömür ocağında önceki gün saat 19.30’da 32 işçinin çalıştığı sırada şiddetli bir patlama meydana geldi. Yerden 250-350 metre derinlikteki patlamanın ardından oluşan göçükte çok sayıda işçi mahsur kaldı. Patlamanın ardından ocakta çıkan yangınla ortalık cehenneme döndü. Metan gazı sıkışmasına bağlı olarak meydana gelen grizu patlaması sonucu madende göçük oluşurken, göçük altında kalan 19 işçi hayatını kaybetti.
KURTARMA EKİBİ BULUNAMADI
Patlama sonrası kurtarma çalışmalarını yürütecek ekip bulunamadığı için madene, saatlerce girilemedi. Olay yerine giden kaymakamlık, itfaiye, Sivil Savunma, AKUT ekipleri ve sağlık görevlileri madene giremediler. Kazanın hemen ardından arkadaşlarını kurtarmak için madene giren işçiler ise zehirlendiler. İşçiler ambulanslarla Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
ZONGULDAK’TAN YARDIM İSTENDİ
Madene girecek uzman bir ekibin bulunmaması üzerine Zonguldak’tan da bir kurtarma ekibi istendi. TTK’nın bünyesinde bulunan iki kurtarma ekibi ise hava muhalefeti nedeniyle kara yoluyla Bursa’ya gelmek zorunda kaldı. Sabah saatlerinde olay yerine gelen 2 ekip hemen çalışmalara başladı ancak işçiler için artık çok geçti.
EKSİKLİKLER BULUNMUŞ
Kaza üzerine gece 03.00’te olay yerine gelen Çalışma Bakanı Ömer Dinçer dün sabah basına yaptığı açıklamada 19 işçinin yaşamını yitirdiğini doğruladı. Maden ocağında meydana gelen patlama sonucu ocaktaki tahkimatın tamamen çöktüğünü ifade eden Dinçer, “Çalışmalar temkinli bir şekilde devam ediyor. Şu ana kadar 2 işçinin cenazesi çıktı” diye konuştu.
Dinçer, iki ayrı bilir kişi heyetinin inceleme yaptığını belirterek, “Kesin raporlar çalışmalar tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak. Mayıs ayında burada denetim sırasında şirketin eksikliklerinin giderilmesi hususunda uyarılarda bulunulmuş. Bu eksikliklerin giderilip giderilmediği çalışmalardan sonra ortaya çıkacak” şeklinde konuştu.
Göçük altından çıkarılmalarını bekleyen işçi yakınları, Dinçer’in bu açıklamasının ardından gözyaşlarına boğuldu.
ÖLENLERİN İSİMLERİ
Patlamada hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Şenol Kurt, Ali Kazan, Murat Aydın, Emir Ali Turhan, Murat Hanay, Mehmet Banbal, Seyit Ali Akduman, Mehmet Kuşoğlu, Yusuf Karaca, Erol Boran, Yunis Arıçiçek, Ramazan Baştepe, Ertuğrul Demiray, Yahya Arabozan, Erol İkiz, Muammer Aktaş, Ahmet Çetin ve Mehmet Çetin.
HAYALİ TOPRAK ALTINDA KALDI
Madende göçük altında kalan işçilerden Emir Ali Turhan’ın Tunceli’de askerliğini yaptıktan sonra 4 ay önce askerden geldiği ve madende çalışmaya başladığı öğrenildi. Yakınları Emir Ali Turhan’ın işlerini biran önce yoluna koyduktan sonra para biriktirip evlenmeyi hayal ettiğini söyledi. Grizu patlamasında hayatını kaybeden Murat Aydın’ın ise en büyük hayalinin ev almak olduğunu belirten babası Bilal Aydın, evli ve 2 çocuk babası olan Aydın’ın 8 yıldan beri maden ocağında çalıştığını ifade etti. Kirada oturan Aydın’ın bir hafta önce Tatkavaklı köyünde yapılacak TOKİ konutlarına müracaat ettiğini ifade eden acılı baba, oğlunun TOKİ’den ev alabilmek için 6 bin lira peşinat yatırdığını kaydetti. (HABER MERKEZİ)

TEPKİLER...TEPKİLER...
EMEP’TEN MÜCADELE ÇAĞRISI
Emek Partisi Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, yaşanan ölümlerden AKP Hükümeti’nin sorumlu olduğu bildirildi. “Ölen kardeşlerimizin ailesine ve yakınlarına; yöre halkına başsağlığı diliyoruz” denilen açıklamada, maden kazalarının özelleştirme ve taşeronlaştırma sonucu özel maden sahalarının çoğalması nedeniyle arttığına dikkat çekildi. “Buralardaki tamamıyla kuralsız, eğitimsiz, örgütsüz ve denetimsiz çalışma koşulları her türlü kazaya davetiye çıkartmaktadır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Çalışma Bakanı, en son denetimin Mayıs 2009 tarihinde yapıldığını söylemektedir. Ancak Maden Mühendisleri Odası da denetim elamanlarının sayısının azlığından ve yetersizliğinden şikayetçidir.”
Özel maden patronlarının özellikle kriz döneminde kendilerine ek maliyet getirdiği için iş güvenliğine ilişkin tüm tedbirleri almaktan kaçındığı ifade edilen açıklamada, işçilerin işsizlikle tehdit edilerek kölelik koşullarına boyun eğmeye zorlandığı belirtildi. “Kurallı-sağlıklı bir çalışma ortamının güvencesi olacak sendikalar buraların kapısından sokulmamaktadır. Hükümet sendikaların, meslek örgütlerinin bu yöndeki uyarılarını kulak arkası etmektedir. Çok açık olan tedbirsizlik, ihmal, denetimsizlik, göz yumma; sendikalaşmaya ve kurallı çalışmaya izin vermeme bu cinayetlerin koşullarını oluşturmuştur” denilen açıklamada, şu çağrı yapıldı: “İşçi sınıfımız bu ücretli kölelik düzenine son vermek, bu düzenin bekçisi, sermaye işbirlikçisi AKP Hükümeti’nden kurtulmak için birleşmeli ve sesini, mücadelesini yükseltmelidir.”
DERS OLMALI
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Genel Başkanı Mehmet Torun, yetkilileri göreve çağırdı ve “Önlemler için herkese görev düşüyor. Özellikle bakanlıklara. Enerji Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Bakanlığına çok görev düşüyor” dedi. Torun şöyle devam etti: “Denetimler sıklaştırılmalı. Yasalar uygulanabilir hale getirilmeli. İşçilerin örgütlülüğü önemli. Maden mühendislerinin örgütlenmesi önemli. Şunu söyleyeyim; olayın bir acı tarafı şu, ‘Bir başka kazaya kadar kimsenin kılını kıpırdatmayacak olması.’ Umarım bu kaza bir ders olur da bir daha böyle şeyler yaşanmaz.”
ÖNCE İNSAN ANLAYIŞI EGEMEN OLMALI
T. Maden-İş Sendikası’ndan yapılan açıklamada Türkiye’de temel sorunun, iş sağlığı ve güvenliği koşullarının tam sağlanmaması, denetim ve yaptırım etkisizliği olduğu belirtildi. , Türkiye’nin iş kazalarında Dünyada üçüncü, Avrupa’da birinci sırada yer aldığına dikkat çekilen açıklamada özel sektör maden işletmelerinde, önlemlerin maliyet unsuru olarak görülerek yeterince uygulanmadığına dikkat çekildi. Açıklamada “Maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olan teknik nezaretçi, ücret ve iş akdi açısından iş yeri sahibine bağımlıdır. İş verene ücret ve iş akdi acısından bağımlı olan bir sorumlunun önce üretim değil, önce insan anlayışıyla hareket edip, işverenden üretimi durdurması ve işçilerin tahliyesini istemesi ne kadar gerçekçi bir beklenti olabilir?” dendi. Nezaretçinin işverene bağımlığının sona erdirilmesi istenen açıklamada, ‘Ne olursa olsun önce insan’ anlayışının ocaklarda üretime egemen olması gerektiği bildirildi.
Demiryol-İş Sendikası da yazılı bir açıklamayla hayatını yitiren 19 madencinin yakınlarına başsağlığı diledi.
SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise Enerji Bakanı Hilmi Güler’in “Bunlar maalesef madencilikte olagelen kazalar. Maalesef, bu madenciliğin tabiatı icabı olabiliyor” açıklamasını hatırlattı. “Önlem almayan, denetleme yapmayan, ihmal konusunda işletmeden de sorumlu olanlar, dört farklı ilden profesyonel kurtarma ekipleri getirmekle övünenler, acaba ne zaman işçi hayatına önem vermekle övüneceklerdir?” diyen Çelebi, sorumluların cezalandırılmasını istedi.
Birleşik Metal-İş Sendikası’ndan yapılan açıklamada “Bize göre ise kelimenin tam anlamıyla “iş cinayeti” olan bu olay, çarpık kapitalist düzende verdiğimiz ne yazık ki ne ilk ne de son kaybımız olacaktır” dendi.

DENETLENMİYORLAR

Kazanın ardından gözler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na çevrildi. Çalışma Bakanlığı’nın en son 2005’te maden sektörü ile ilgili kapsamlı denetim yaptığı ortaya çıktı. Müfettişlerin 44 ilde yaptığı denetimler, 772 işletmeden yalnızca 47’sinin kurma iznine, 87’sinin de işletme belgesine sahip olduğunu ortaya koydu.
Raporda, 469 işyerinde işçilerin sağlık raporlarının tutulmadığı ve Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği’ndeki unsurların dikkate alınmadığı bildirildi. Denetim sonucunda işletmelerde yangın ve patlama tehlikesine yol açabilecek eksikler tablosu da şöyle: “44 işyerinde yangın durdurucu barajlar yapılmamış. 21 işyerinde ayrı bölümlerde depolanmıyor. 15 işyerinde yangın ekibi yok. 14 işyerinde gaz ölçümleri her vardiyada yapılmıyor. 13 işyerinde ocaklarda izin verilen patlayıcı maddeler dışında patlayıcı kullanılıyor. 9 işyerinde yeraltında tehlikeli gazlar için sesli ve ışıklı uyarı cihazı yok. 2 işyerinde zorunlu ihtiyaçtan daha fazla patlayıcı yeraltına indiriliyor, 2 işyerinde ise yangın söndürme tertibatı yok.”
Rapor, olası bir patlama ve yangından sonra işçilerin kurtarma ve tahliye konusunda karşı karşıya bulundukları tehlikeyi de gözler önüne seriyor. Buna göre, işyerlerinden 116’sındaki havalandırma yetersiz, 78 işyerinde işçilerin tehlike anında kaçabilecekleri alternatif bir yol yok. 145 işyerinde ilkyardım ekibi, 105 işyerinde kurtarma istasyonu, 66 işyerinde ise ilkyardım malzemesi bulunmuyor. İşyerlerinin 46’sının kurtarma ekibindeki işçi sayısı ve eğitimleri yetersiz, 11 işyerinin ise bir kurtarma planı bile yok.
ÖNCEKİ HABER

Patron işçileri sefalete sürükledi

SONRAKİ HABER

Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışmalarını destekleyen kütüphaneci depoya sürüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa