Ortak mücadele çağrısı

Ortak mücadele çağrısı

Hava-İş 26. Olağan Genel Kurulu yapılıyor. Topkapı’daki Holiday Inn Otel’de dün toplanan Genel Kurul iki gün sürecek. İki ayrı listenin çıktığı genel kurulun ilk gününe divan seçimi damgasını vurdu. Divanın oluşumu için iki listenin verilmesi ve divanı belirlemek için yapılan seçimler Genel Kurul’un 1.5 saat geç başlamasına neden oldu. Sonuç olarak Divan Başkanlığına Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın seçildi.


Hava-İş 26. Olağan Genel Kurulu yapılıyor. Topkapı’daki Holiday Inn Otel’de dün toplanan Genel Kurul iki gün sürecek. İki ayrı listenin çıktığı genel kurulun ilk gününe divan seçimi damgasını vurdu. Divanın oluşumu için iki listenin verilmesi ve divanı belirlemek için yapılan seçimler Genel Kurul’un 1.5 saat geç başlamasına neden oldu. Sonuç olarak Divan Başkanlığına Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın seçildi.
Kongreye DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, Tez Koop-İş, Deri-İş, Basın-İş, TOLEYİS, TÜMTİS, Teksif, Liman-İş, GMİS genel başkanları, Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi ile Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan Yardımcısı Sabri Topçu ve TKP Genel Başkanı Erkan Baş katıldı.
Petrol-İş Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, demokrasinin uygulanmamasını nedeniyle halkın bir ayrışmanın eşiğine getirildiğini, sendikalar olarak bu süreçte barışı ve kardeşliği savunarak ayrışmaya izin vermeyeceklerini söyledi.
BİRLİKTE MÜCADELE ÇAĞRISI
Ülkenin içinde geçtiği mevcut durum hakkında bilgi vererek açılış konuşmasını yapan Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, “Yargıtay hem THY’de hemde Teknik AŞ’de lehimize karar verdi. Şimdi iki yıldır anasını kuzusundan ayrı bırakanlardan hesap sorma zamanıdır. Başbakan işini gücünü bıraktı Hava-İş’le uğraşıyor, Sabiha Gökçen patronu daha çok kazanmak için Hava-İş’le uğraşıyor, THY yönetimi kuralsızlığı uygulamak için Hava-İş’le uğraşıyor” dedi. Ayçin, farklı listeler çıksa da kongre salonundan el ele çıkacaklarını söyledi.
Konukların konuşma bölümünde ise ilk olarak DİSK Genel başkanı Süleyman çelebi konuştu. Özel İstihdam Bürolarının yeniden TBMM gündemine getirilmek istendiğini, Kıdem tazminatının her an hedefte olduğunu ifade eden Çelebi, bu saldırılara karşı sendikalar ayrım yapmazlarsa bu oyunların bozulacağını söyledi.
Asgari ücret görüşmelerinin yapıldığı bugünlerde Türk-İş’in masayı terk etmesini isteyen Çelebi, “Sokaklara birlikte çıkalım, asgari ücreti insanca yaşanır bir seviyeye getirelim. Daha özgür, demokratik bir ülke için, partiler mezarlığının daha büyümemesi için, barışın, demokrasinin olduğu bir ülke için birlikte mücadele edelim” dedi.
TÜRK-İŞ ARTIK
UZLAŞARAK SORUN ÇÖZEMEZ
Türkiye’de işçi sınıfının yıllardır kazanılmış haklarını korumak için mücadele ettiğini, hep savunmada olduklarını belirten Türk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, “Bizim için ihtilaller oldu, bizim için yasalar çıkarttılar. Birlikte olmazsak işçi sınıfı kalmayacak, ya var olacağız ya de yok olacağız” diye konuştu. Türkel, hem Türk-İş’e hemde DİSK’e çağrı yaparak Hak-İş’le aynı platformda olmayın çağrısı yaptı.
Türk-İş ve DİSK’e çağrı yapan Türkel; yeni bir başlangıç yapabilmek için bir araya gelin. Türk-İş artık uzlaşarak bu sorunları çözmez, uzlaşma dönemi bitmiştir” diye konuştu.
Türkel, Özel istihdam büroları ve Kıdem tazminatlarının genel grev nedeni olduğunu söyledi.
Basın-İş Genel Başkanı Yakup Akkaya da Hava-İş’e verdikleri örgütlenme mücadelelerinde yanlarında olduğu için teşekkür etti. (İstanbul/EVRENSEL)

GENEL GREV İÇİN BEKLEMEYİN
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Levent Tüzel:
Daha önceki gün Bursa’da kaybettiğimiz 19 maden işçisini buradan saygı ile anıyoruz. Orada işçilerin ölümüne neden olan sermayenin kar hırsı, iş güvenliği, işçi sağlığına önem vermeyişi, sendikal örgütlenmenin olmamasıdır.
TEKEL işçileri, şeker işçileri özelleştirme saldırısı ile karşı karşıyalar. Diğer kamu kuruluşları da benzer saldırı ile yüz yüze kalacak. O halde 15 Aralık’ta Ankara’da olacak olan TEKEL işçilerini tabi ki yalnız bırakmamalıyız. Özelleştirme, taşeronlaştırma, özel istihdam büroları, esnek çalıştırma ve kuralsız çalıştırma bu sermaye düzenin ve AKP Hükümeti’nin işçi sınıfına topyekün saldırısıdır. Bu saldırıya karşı işçiler birlik olarak yanıt vermek zorunda. Aksi takdirde kendi geleceğimize kıymış olacağız.
Aklımızı başımıza toplayıp ortak mücadele etmek zorundayız. Tek tek bırakarak saldırıyorlar. Sendikalar sadece bu saldırıları püskürtmek için değil diller, kültürler, gelenekler, birada yaşama kültürünü de korumakla görevlidir.
Özgürlükler, demokrasi temelinde sendikal birlikleri güçlendirmek zorundayız. Genel grev deniyor, kıdem tazminatına kastedilmesini beklemek zorunda değiliz. Zaten mevcut saldırılar artık genel greve gitmek için, işçilerin ayağa kalması için yeterlidir. İşçi sınıfının güçleri yarından tezi yok bu saldırılara yanıt vermek için harekete geçmelidir. İşçi sınıfı birlikte olunca, sendikal ayrım olmayınca bu soysuz takımını, işçilerin emeğine alınterine saygı göstermeyen, birada yaşama kültürüne saygı göstermeyen bu iktidarları al aşağı edeceğiz.
İŞÇİ SINIFINI TESLİM ALAMADILAR
TKP Genel Başkanı Erkan Baş:
Ülkenin nasıl bir süreçten geçtiğini biliyoruz. Hava-İş bu açıdan tarihsel bir süreçte kongre yapıyor. Türkiye bir felakete gidiyor. AKP Hükümeti üniversiteler, yargı ve orduyu teslim almak için yavaş yavaş çalışıyor. Ama bu ülkede solu yani işçi sınıfını teslim alamadılar. Türkiye’yi kurtaracak olan güç işçi sınıfıdır.

SAĞLIK VE SOSYAL GÜVENLİKTE MASAL BİTTİ
SES Genel Merkezi dün yaptığı açıklamayla, herkesin sağlık ve sosyal güvenlik kapsamına alınacağı belirterek IMF ve Dünya Bankası programlarını dayatan AKP Hükümeti’nin cilasının döküldüğünü vurguladı.
Sağlık ve sosyal güvenlik alanında Eylül ayında tüm sağlık kurumlarından muayene ücreti alınmaya başladığını hatırlatan SES, katkı ve katılım yelpazesine her gün yeni hayati ilaçların eklendiğinin altını çizdi. Yeşil kartlılardan bile muayene ücreti tahsil edildiği belirtilen açıklamada, geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu’nda atılan imzalarla hastanelerden alınacak ek ücretlerin 1 Ocak 2010’dan itibaren yüzde 30’dan yüzde 70’e çıkarılacağı ifade edildi.
Açıklamada, 2009 bütçesinde SGK’nın yıl sonu açığının 21 milyar 378 milyon TL olması beklenirken daha ilk 6 ayda açığın 16 milyar 766 milyon lira olduğu hatırlatıldı. Halkın her geçen gün Sağlık Bakanlığı’na, sağlık sistemine ve giderek tüm sağlık emekçilerine güvensizliğinin arttığını söyleyen SES, domuz gribinde görüldüğü gibi toplumun bilimsel önlemlere dahi şüpheyle yaklaştığı ve önlem almaksızın kaderine teslim olduğunu ifade etti. Herkese ulaşılabilir, ücretsiz bir kamusal sağlık hizmeti sunulabilmesinin tüm koşullarının mevcut olduğu belirtilen açıklamada, “Bunun yolu daha çok örgütlenmek ve daha çok mücadele etmekten geçiyor” denildi. (Ankara/EVRENSEL)
www.evrensel.net