13 Aralık 2009 05:00

KÜLT-ABLASI

Gündem yoğun… Aklım da öyle… Karmakarışık… Neşeli, keyifli, içi boş şeyler yazıp, dalga geçmeye yerim kalmadı. Ne yapacağını bilmez halde dolaşıyorum tuşların üstünde. Siyasal analiz bana düşmez, aklım yetse gücüm yetmez, kısacası, çerini çöpünü taşını ayıklayıp, tertemiz sonuca götüremem.

Paylaş

Gündem yoğun… Aklım da öyle… Karmakarışık… Neşeli, keyifli, içi boş şeyler yazıp, dalga geçmeye yerim kalmadı. Ne yapacağını bilmez halde dolaşıyorum tuşların üstünde. Siyasal analiz bana düşmez, aklım yetse gücüm yetmez, kısacası, çerini çöpünü taşını ayıklayıp, tertemiz sonuca götüremem. Beklemeyin boşuna aklı başında laflar çözümlemeler. Yumurtladıklarım dişinizi kırabilir. Konuştuğum söylemeye çalıştığım belli değil haklısınız. Açılımdan bahsediyorum ama söze nasıl gireceğimi bilemiyorum anlayacağınız.
Demokratik açılım sözü ortada dolaşmaya başladığında tedirgin olmuştum zaten. Bugüne kadar kenarda toz içinde bekleyen kara kutu şimdi mi açılacaktı? ‘Demokrasi kim, biz kim’ dedim içimden. Kimseye de belli etmedim tabi. Tanımadığım bilmediğim şey. Nasıl görüş beyan edeyim. Elleyip mıncıklanırsa onca senenin birikmişinden tozundan dumanından göz gözü görmez. Aman durduğu yerde dursun. Açılsa ortalığa kim bilir neler saçılır. Yine de sustum oyunbozanlık yapmadım. Kendime sakladım zihnimde fıldır fıldır dolaşan fitne fesatı.
Demokrasi tanıdık değilse de, sonuçları komşu kızı oldu. Açılımın üstüne ağır bir kapı kapanarak bitti. DTP kapatıldı. Sen sağ ben selamet. Analiz edenler elbet bulunacaktır. SİNN FEİN’ini, BATASUNA’sını karıştırmaya lüzum yok. Karanlık tünellerde yolumu kaybedemem sizi de peşim sıra sürüklemem. Çeriyle çöpüyle ortaya saçılanlardan seçin beğenin alın. Elin İngiliz’i bile ‘biz kapatmadık valla, sonra muhatap kimi bulacaktık karşımızda, ama sizin şartlarınız farklı tek laf edemem’ dedi çıktı işin içinden. Ben hiç ortalığı bulandırmam. ‘Aman kaç kere kapandı açıldı, ne olur’culara da pirim vermem ama kafamdan geçip duranları ortaya dökmeden rahat edemeyeceğim. Size de sabır dileyerek. Zira benim sandık odası iyice karman çorman.
Tapantepe Askeri Taburu’ndan atılan havan topu ile parçalanarak yaşamını yitiren 12 yaşındaki Ceylan Önkol’un fezlekesinde ifadeleri yer alan ‘Karakol komutanı Astsubay’ın da belirttiği gibi “Bölge insanının genel eğiliminin her türlü olayı terör olayı olarak değerlendirip devletten tazminat almaya çalışmak”tan öteye gitmeyeceği, gerekirse domuzdan kıl koparmak için çoluğu çocuğu bombadır uçaksavardır tanktır havan topudur altına atacakları üstelik devleti küçük düşürmeye çalışan bu çocuğun bir yakının dağda olduğunu biliyorsunuz. Havan topuyla paramparça olan bu çocuğun ‘eylem’i bizi dünyaya rezil etti. Öyle değil mi? Bakış açısı baştan beri bu. Ama pazar pazar canınızı sıkmayacağım.
Raftan kıpırdayan yere düşen dağılanın üstünü örten bir sürü abuk subuk mesele olmaz mı var tabi. Gündemle bağı koparmadan hız kesemeden devam ediyorum. Anadilde eğitimi tartıştığımız günlerde çıkan haber oldukça matrak. Yeni yeni çözüm olanakları da yok değil içinde.
“Türk Amerikan Koalisyonu (TCA) ve İstanbul Teknik Üniversitesi”nin ortak girişimiyle, ABD’de yaşayan Kızılderili kökenli öğrencilere Türkiye”de eğitim görmeleri için burs verilecek. Ortak girişim çerçevesinde, her yıl 10 Kızılderili öğrenci, ABD’den Türkiye’ye gönderilecek ve tüm eğitim masrafları karşılanacak. (…) TCA başkanı Lincoln McCurdy ise Kızılderililere yönelik eğitim programının Türkiye ve Kızılderili kabileleri arasındaki kültürel bilincin daha da gelişmesine katkı sağlayacağını kaydetti. (…) Türk Amerikan Koalisyonu (TCA), Kızılderili kökenli öğrencilere ek olarak, siyahi, Hispanik ve Ermeni kökenli Amerikalı öğrencilere de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde eğitim görmeleri için destek veriyor.”
Pozitif ayrımcılık iyi şey. Maksat kültürler buluşsun. Kendi aramızda kültürel bilinci yerleştiremedikse de dert değil. Nasılsa Türkiye halkları içinde de bir koalisyon kurulur. Kızılderililerle başlayalım sıra Kürt kültürüyle iletişime de gelir. Hem zaten elin Amerikalısı da kendi üniversitesinde burs vermiyor. Kızılderili kültürünü ithal ediyor. Biz de Kürt öğrencilere burs için İrlandası’dır Bask’ıdır Katalanya’sıdır gönderiverelim gitsin. Çözüm diye buna derim. Latin kültürü Kızılderili kültürüyle yakınlaşalım ki aklımız başımıza gelsin. Demokratik açılımı çok açmamak gerekmiş belli ki açınca Pandoranın Kutusu’na döndü. Oysa ki Kürt kültürünün de iyi tarafları var. Üstelik büyük şehirleri istila eden bu kültürün lezzetine nefasetine hangimiz dayanabilir ki. Diretilen kültür kebaptan öteye gidemezken onu da sentezledik. Suşi kültürüyle kaynaşan kebap kültürümüz Kürt kökenli türkücünün kaset açılımına iyi gelmiş. Folyoya sarıp sarmalanan hatunun üzerine envai çeşit kebap çiğ köfte en batıdan en doğusuna sıralanmış. Seç seçebildiğini. Kültür zenginliği diye buna derim işte öyle başka yerlerde aramamak bozgunculuk yapmamak lazım. Başbakan’ın tavsiyesine uyup batının iyi taraflarını aldığımız gibi doğunun da iyi taraflarını alalım. Öyle demokrasiymiş eşitlikmiş bize göre değil. Fazla gelir.
ayşebengi
ÖNCEKİ HABER

ÖZGÜRLÜK

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa