14 Aralık 2009 05:00

Komşuda hükümetin sadece adı değişti

Yunanistan’da iktidarda bulunan PASOK hükümeti, 4 ekim’de yapılan seçimler öncesinde bolca vaatler dağıtarak halkta ciddi bir beklenti yaratmıştı.

Paylaş

Yunanistan’da iktidarda bulunan PASOK hükümeti, 4 ekim’de yapılan seçimler öncesinde bolca vaatler dağıtarak halkta ciddi bir beklenti yaratmıştı. PASOK, ilk 100 gün içinde 5 yasa tasarısının meclisten geçirilerek işçi ve emekçilerin ekonomik olarak güçlendirileceği ve böylelikle piyasanın da güçlendirilmiş olacağı; piyasaya güven geleceği propagandasını merkezine aldı.
Ancak daha seçimlerin üzerinden iki ay bile geçmemişken hükümet, enkaz, boş kasalar, dış ve iç borçların tutarı vb. üzerinden geçmiş hükümeti suçlayarak; halktan yana tutumuna rağmen eli kolu bağlı, işçi ve emekçi karşıtı yasaları gündeme getirmekten başka çaresi olmayan bir görünüm yaratarak, sermaye yararına saldırıları başlattı.
Yunanistan Başbakanı Yorgos Papandreu’nun 9 aralık’ta “Ulusal egemenliğimizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız” açıklamasından hemen sonra felaket senaryolarının önü tutulamaz oldu. Uluslararası kredi kuruluşları, Yunanistan’ın kredi notlarını birbiri ardına düşürdüklerini açıkladılar. AB’ye bağlı ekonomi konseyleri, IMF ve Dünya Bankası, iflasa izin vermeyeceklerini açıklayarak, yıllardan beri dayattıkları tüm sermaye politikalarını hükümetin önüne sürdüler: Ücretler dondurulsun, emeklilik yaşı yükseltilsin, işten atmalar serbest bırakılsın, yeni kadrolar alınmasın, sosyal güvenlik sistemi köklü bir değişime uğratılsın vb. “Ya hizaya gelirsiniz ya da!..” tehditleri hemen her gün bir yetkilinin ağzından duyulur oldu.
Halk ise iflasla, işsiz kalırsınız şeklinde tehdit ve terörle sindirilmeye çalışılıyor. Kısacası, ölüm gösterilerek hastalığın kabul ettirilmesi hedefleniyor. Öte yandan; sermayenin, basının, sermayeye bağlı meslek örgütlerinin ve uzlaşmacı sendika bürokratlarının PASOK’a verdikleri destek tüm gücüyle devam ediyor. Ancak Yunanistan’da işçi ve emekçilerin sahip oldukları deney ve tecrübelerin yanı sıra her zamandan daha yakıcı hale gelen sorunlar ve talepler, PASOK’a verilen desteğin açık çek olmadığını ve tepkilerin sokaklara dökülmesinin uzun zaman almayacağını gösteriyor. Biz de bu konuda, 17 Aralık’ta yapılacak grev hakkında, Yunanistan Kamu Emekçileri Konfederasyonu (ADEDY) Başkan Yardımcısı ve Mücadeleci İşçiler Cephesi (PAME) Yürütme Kurulu Üyesi Dimitris Agavanakis ile görüştük.

Perşembe günü yapılacak olan grevin kararını kimler verdi ve hedefleri nedir?
17 aralık’ta yapılacak olan grevin kararı Mücadeleci İşçiler Cephesi (PAME) tarafından alındı. PASOK hükümeti, işçi ve emekçilerin haklarından geriye kalan ne varsa gasp etmeye yönelik bir tutum içine girdi. Sosyal güvenlik yasası, çalışma şartları, ücretler, emeklilik, kısacası her şeyi sermayenin istediği şekiller üzerinden yeniden gündeme getirdi.
Bu duruma dur demek gerektiğini savunan PAME’ye bağlı sendikalar, şubeler düzeyinde genel kurul kararları alarak greve gitmeyi kararlaştırdılar. İlk etapta enerji, metal, belediye işçileri, ilaç sanayisi işçileri, sağlık ve eğitim emekçileri, gıda işçileri grev kararı verdiler. Hâlâ genel kurula çağrılan sendikalar var ve sayı sürekli artıyor.
Grevin hedefi nedir?
Bu grev kritik bir dönemde yapılıyor. Bütçe açığının yüzde 12.5 olduğu, iflasın eşiğinde bulunulduğu ve ağır ekonomik önlemleri gündeme getirmekten başka bir yolun olmadığı söyleniyor. IMF ve Dünya Bankası yetkilileri halkın sabır göstermesini ve hükümete yardım edilmesini söyleyerek halkta korku ve umutsuzluk yaratmaya çalışıyorlar. ADEDY ve Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE), toplumsal uzlaşma önererek sermaye politikalarına boyun eğmeyi öneriyor.
İşçi ve emekçilerin önemli bir kesimi, PASOK hükümetinin izleyeceği politikaların kendilerine ve halk kitlelerine bir yarar sağlamayacağını; tersine, sermayenin istek ve çıkarları doğrultusunda bir yönetimin işbaşına geldiğini görüyorlar. Dolayısıyla geleceğinin daha çok karartılacağından ve elinde kalan hakları da kaybedeceğinden korkan işçi ve emekçiler, tepkilerin sokaklara dökülmesi gerekliliğinden hareketle grev kararı alıyor.

Hükümet bir beklenti yaratmayı başardı ve bu beklenti hâlâ sürüyor...
Evet, beklenti yaratıldığı bir gerçek. Ancak bu ortam giderek bulanıklaşıyor. Çünkü Yeni Demokrasi Partisi’nden kurtulmak için PASOK’u umut olarak görenler, son zamanlarda hükümet tarafından açıklanan ya da alınacağı söylenen önlemleri duydukça umutlarını kaybetmeye ve karşı tutum almaya başlıyor. Sermaye ve hükümet, krizden çıkışın uzamasının sebebi olarak halkı ve emekçileri gösteriyor. Fedakarlık yapılmadığını ve zorlukların kabul edilmediğini söylüyorlar.

Yunanistan’da işsizlik oranı nedir ve krizle birlikte işten atmalarda nasıl bir yoğunluk yaşanıyor?
İşsizlik, hükümetlerin tahmin olarak ileri sürdüklerini ikiye, üçe katladı. Daha bir yıl önce yüzde 8 olarak duyurulan işsizliğin yüzde 9’lara çıkacağı söyleniyordu. Resmi rakamlar yüzde 12 diyor. Aslında bu oranın çok üstünde olduğunu hükümet de, istatistikleri yapan kurumlar da biliyor. Örneğin haftada 4 saat çalışan ya da günde iki, üç, dört, saat çalışanlar işsiz sayılmıyor. Oysa bunlar da işsiz. Bunlarla birlikte herhalde işsizlik oranı yüzde 14-15’leri bulur.
İşten atmalar çok yoğunlaştı. Resmi rakamlar, fabrikalardan küçük işyerlerine kadar sürekli ve sistemli bir biçimde işten atmaların yaşandığını söylüyor. Bariz bir örnek vereyim. PASOK iktidara geldiği gibi kamuda işe alınan 25 bin sözleşmeli işçinin işine son verdi. Bunların bir önceki hükümet tarafından partizan tutumlar nedeniyle işe alınmış olması gerekçe olarak ileri sürüldü. Arkasından da kamu harcamalarında kısıtlama denildi.
AB’nin ekonomiden sorumlu konsey başkanı Ioakim Almunia, Yunan hükümetlerini suçlayarak AB kararlarına uyulmadığını ve iflasın eşiğinden dönüldüğünü vurguladı. Arkasındandan AB kararlarını dayattı. AB nasıl bir ekonomik politika istiyor?
AB’nin hedefi, halkların refahı değil sermayenin kâr etmesi, daha fazla palazlanmasıdır. IMF ve AB’nin önerileri ortadadır. Ücretleri düşürün, emeklilik yaşını artırın, sermayeye dokunmayın, halkı daha fazla ezin diyor. Rekabetçi ekonomi derken işçi ve emekçilerin bütün haklarının gasp edilmesi kastediliyor.

Grevin başarılı olması için nasıl bir çalışma sürdürüyor PAME?
İşyerlerinde ve fabrikalarda geniş bir faaliyet sürdürüyoruz. İşçi ve emekçilerin katıldığı toplantılarda talepler üzerinde durarak saldırılara dur denilmesinin önemini birlikte tartışıyoruz. Sistemi bugün değiştirelim, bugün bu olanak var demiyoruz. Ama saldırıların bugün durdurulmasının mümkün olduğunu anlatmaya çalışıyor ve işçi ve emekçilerin cephesinin güçlendirilmesi gerektiğinin önemine dikkat çekiyoruz. Günlük sorunlar üzerine eğiliyoruz. Bir savaş içindeyiz. Saldırılara karşı güçlü ve dinamik cevap verirsek kazanırız. Tersi durumda sermaye bizi daha fazla açlık, işsizlik ve yoksulluğa mahkum edecektir.
Çağrılarımıza olumlu yanıtlar alıyoruz. GSEE ve ADEDY üyesi sendikalar, arka arkaya greve katılma kararı alıyorlar. Hiç beklemediğimiz sendikalardan greve katılma kararı çıktı. Yunanistan genelinde 60 il ve ilçede gösteriler yapacağız. Grevin sağlık, eğitim, belediye, enerji, metal, taşıma, liman gibi işkollarında ve sektörlerde başarılı geçmesini bekliyoruz. Ayrıca greve ve gösterilere katılım sadece emekçilerle sınırlı olmayacaktır. Tarım emekçileri, gençlik ve küçük esnafı da kapsayan geniş bir çalışma yapıyoruz. (Atina/EVRENSEL)

TALEPLER... TALEPLER... TALEPLER...

* Krizin faturasını, krizden sorumlu olanlar ödemelidir.
* Ücretler yükseltilmeli; asgari ücret 1400 avro olmalıdır.
* İşten atmalar yasaklanmalı ve işsizlere aylıklarının yüzde 80’i iş bulana kadar verilmelidir.
* Haftada 5 gün günde 7 saat çalışma süresi olmalıdır.
* Emeklilik yaşı kadınlar için 55, erkekler için 60 olmalıdır.
* Ağır ve sağlığa zararlı işlerde çalışanlar 55 yaşında emekli olmalıdır.
* Eğitim ve sağlığa daha fazla pay ayrılmalı ve bütünüyle parasız duruma getirilmelidir.
* Zaruri ihtiyaç maddelerinde KDV kaldırılmalıdır.
* Göçmenlere eşit haklar tanınmalıdır.
Seyit Aldoğan
ÖNCEKİ HABER

Kopenhag polisi ‘gözaltı zirvesi’ yaptı

SONRAKİ HABER

Çerkes Soykırımının 155. yılında yaşamını yitirenler anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa