15 Aralık 2009 05:00

Şeker işçileri mücadeleci sendika istiyor

Şeker-İş Sendikası Çorum Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu özelleştirme nedeniyle gergin bir ortamda tamamlandı.

Paylaş

Şeker-İş Sendikası Çorum Şubesi’nin 6. Olağan Genel Kurulu özelleştirme nedeniyle gergin bir ortamda tamamlandı.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Akcan Şirketler Grubu’na satılan Çorum Şeker Fabrikası’nda çalışan 468 işçinin oy kullandığı genel kurulda işçiler, Türk-İş’i ve Şeker-İş’i özelleştirmeye karşı yeterince mücadele vermemekle eleştirdi. İşçiler, hak gasplarına ve özelleştirmeye karşı çıkan, geçici işçilerin kadro haklarının elde edilmesini hedefleyen mücadeleci bir Türk-İş ve Şeker-İş taleplerini dile getirdiler.
Şeker-İş Çorum Şube Başkanı Sefer Kahraman’ın açılış konuşması ile başlayan kongrede, Şeker-İş Genel Başkanı İsa Gök divan başkanlığına getirildi.
ÇİFTÇİNİN YANINDA OLMADINIZ
Genel kurulda konuşan Haydar Gürel isimli işçi, pancar kotaları kaldırılırken sendikanın çiftçilerin yanında olmadığını belirterek, özelleştirme sürecinin o günden başladığını söyledi. Gürel, “Özelleştirme bu aşamaya gelene kadar pancar kotası düştüğünde neredeydiniz? Çiftçinin yanında oldunuz mu? Özelleştirme o günden belliydi. O gün bizler direnişe ve mücadeleye başlamalıydık” dedi.
Coşkun Selvi isimli işçi de, “Sermayenin gözünde emeğin, genel merkezin gözünde de üyenin değeri yok” dedi. Geçici işçilerin sorununun ne olacağına ilişkin genel başkana yönelttiği soru karşısında ‘Ben sizi işçiden saymıyorum’ şeklinde cevap aldığını kaydeden Selvi, “Sahipsiz işçiler olarak muvaffak işçiler derneğinin temelini bizler attık. Emeğinden başka hiçbir şeyi olmayan bizler, mahkeme yoluyla toplusözleşme hakkımızı elde ettik. Makam ve koltuklar üyelerin sorgulamasına izin vermiyor. Artık 30 yıldır yıkılmayan kalelerde oturan sendika yöneticilerini sorgulamak istiyoruz” diye konuştu.
GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRMELİYİZ
“Özelleştirme ile birlikte yoksulluk ve sefalete mahkum olacağız” diyen Zeki Aydaş, kamuda sendikacılık yapamayanların özel sektörde hiçbir zaman işçinin hakkını savunamayacağını kaydetti. Kendisinin Muvaffak İşçiler Derneği’nin kurucu başkanı olduğunu belirten Aydaş, özelleştirmeye karşı 3 fabrikada yapılan eylemleri şov olarak nitelendirdi. “Şube başkanımız 2002 yılında ‘Çorum Şeker Fabrikası özelleştirilirse biz talibiz’ diye basına demeç vermişti. Koltuklarını sağlamlaştırmak için bireysel çıkarlar için bu yanlış adımlar atıldı” dedi. İşçilerin her türlü sorununun çözümü için mücadele edeceklerini vurgulayan Aydaş, sendika yöneticilerinin sendikacılık yapmasını istedi. Sermayenin işçileri kuşattığını kaydeden Aydaş, şöyle devam etti: “Geleceğimiz tehlike altında. Özelleştirme ile bizleri yoksulluğa, sefalete mahkum edecekler. Özel sektörde sendikalı olmak için işini kaybeden birçok işçi arkadaşımız var. Hakkı Bilal’den, Ravelli’den işçiler atılıyor. Sermayenin dini imanı olmaz. Gücümüzü birleştirmeliyiz.”
TÜRK-İŞ İYİ YÖNETEMEDİ
Özelleştirmenin 1980 yılından bu yana ortaya atılan bir konu olduğunu söyleyen Muharrem Uysal, bu sürecin Türk-İş tarafından iyi yönetilemediğini dile getirdi. İşçilerin sendikacılar tarafından sahipsiz bırakıldığını kaydeden Uysal, sendika yöneticilerinin ortaya ciddi bir mücadele hattı koymadığını vurguladı.
Ruşen Yener isimli işçi ise yaptığı konuşmada, işçilerin haklarının işveren ve sendika yöneticileri tarafından gasp edildiğini ifade etti. Özellikle geçici işçilerin haklarının her toplu iş sözleşmesi döneminde çiğnendiğini belirten Yener, buna karşı sendika yönetiminin üstüne düşen sorumluluğu yerine getiremediğini dile getirdi. Şu anda sendika yönetiminde bulunanların işçilikten o koltuklara geldiğini ifade eden Yener, “Sendikacılar geldikleri yeri şimdi küçümsüyorlar. İşçiler fabrikanın kâr etmesi için gecesini gündüzüne katıyor. Halen özveriyi işçi arkadaşlardan istiyorlar” dedi.
4-C BÜYÜK TEHLİKE
Daha önceden BOTAŞ’ta çalışırken özelleştirilmesi nedeniyle işinden olduğunu belirten Rasim Kavak ise özelleştirme yaşanan işyerlerinde işçilerin önüne 4-c’nin konduğunu belirterek, bunun çok büyük bir tehlike olduğunu söyledi.
Kavak, “BOTAŞ’ta çalışırken özelleştirme nedeniyle işsiz kaldım. O zamanki sendikamız Petrol-İş idi. Genel başkanımız ‘Yapacak hiçbir şeyimiz yok’ demişti. Artık ikinci kez özelleştirme mağduru olmak istemiyorum” diye konuştu.
Genel kurulda mevcut şube başkanı Sefer Kahraman, Ahmet Ersoy Özmen ve Faruk Murat başkan adayı oldu. 468 delegenin oy kullandığı seçimler sonucunda 235 oy alan Sefer Kahraman tekrar başkan seçildi. Başkan adaylarından Ahmet Ersoy Özmen 185 oy alırken, diğer aday Faruk Murat ise 16 oy aldı. (Çorum/EVRENSEL)

GENEL BAŞKANA TEPKİ VARDI
Genel kurulda en büyük tepkiyi ise Genel Başkan İsa Gök topladı. İsa Gök’ün divan başkanlığına seçilmesinin ardından kürsüye yürüyen işçiler, “Ne yüzle geldiniz bu fabrikaya? Fabrika satıldı sizler ne yaptınız?” dediler. “Neden bize sahip çıkmadınız?” şeklinde serzenişte bulunan işçilere yanıt veren Gök, “Bir derdiniz varsa çıkıp kürsüye konuşun. Buradan bağırıp çağırarak bir şey elde edemezsiniz” dedi. İlk kez böyle bir tepkiyle karşı karşıya kaldığını belirten Gök, konuşmasının devamında işçilerin sıkıntılarından ziyade Kürt Açılımı ile ilgili atılan adımlara değindi. Gök, açılımın bir oyun olduğunu ve bu oyunun bozulması gerektiğini ifade etti. İşçiler, “Sendikaların genel kurulları bayram havasında geçer” diyen Türk-İş İl Temsilcisi Mehmet Şen’e de “Özelleştirmenin bayramını mı yapacaksınız? Bizden aldığınız aidatlarla maaşlarınızı alıyorsunuz” sözleriyle tepki gösterdiler.
Taner Şimşek
ÖNCEKİ HABER

12 bin TEKEL işçisi Ankara’da

SONRAKİ HABER

22. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa