Sadece topraklarını korumak istiyorlar

Sadece topraklarını korumak istiyorlar

Niğde Ulukışla ilçesi yakınlarında işletilmek istenen altın madenciliğine karşı mücadele eden yöre köylülerine dava açıldı.


Niğde Ulukışla ilçesi yakınlarında işletilmek istenen altın madenciliğine karşı mücadele eden yöre köylülerine dava açıldı. Yaşam alanlarını korumak için direnen 9 köylü için açılan davada, toplam 27 yıl hapis cezası istendi. Dava açılanlar arasında eyleme katılmadıkları tanık ifadeleri ile ortaya konan Hasangazi ve Porsuk köy meclisleri dernek başkanlarının da yer alması, mücadeleyi örgütleyen yapıları yok etmeye yönelik bir girişim olarak yorumlandı. Yaklaşık 300 köylü, duruşmanın yapıldığı Ulukışla Adliyesi önünde toplanarak arkadaşlarına destek verdi.
DUYUMLAR ÜZERİNE DAVA AÇILDI
Yöre köylülerine hukuki yardımda bulunan ve köylüler hakkında açılan duruşmada köylülerin savunmanlığını üstlenen Avukat Fevzi Özlüer, dava açılan 9 kişi hakkında toplam 27 yıl hapis cezası istendiği bilgisini verdi. 16 Eylül’de yöre köylüleri tarafından gerçekleştirilen yol kapama eylemi nedeniyle hapis cezası istenenler arasında Hasangazi Köy Meclisi Derneği Başkanı Hüseyin Özçelik ve Porsuk Köy Meclisi Derneği Başkanı Bülent Erdem’in de bulunduğunu aktaran Özlüer, “Tanıklar köy meclisi başkanlarının o gün orada olmadıklarını söylemelerine rağmen, jandarma komutanı üsteğmen, duyumlar üzerine tutanakta iki meclis başkanının da olduğunu söyledi” dedi.
OLSAM KATILIRDIM AMA YOKTUM
Hasangazi Köy Meclisi Derneği Başkanı Hüseyin Özçelik, meclislerin altın madenine karşı mücadelede yöre köylülerinin ortak hareket etmesi için kurulduğunu aktararak, iki dernek başkanı hakkında açılan davanın bu örgütlülüğü yok etme ve köylülerin direncini kırma amacı taşıdığını söyledi. Eylem günü köyde olmadığını belirten Özçelik, “Burada olmadığımı ispatlarım. Olsam eyleme seve seve katılırdım, çünkü benim geleceğim için karar veriliyor. Ama yoktum. Niğde’deki eylemde polisin biber gazı kullanması sonucu rahatsızlanan arkadaşları ziyarete gitmiştik. Olmadığım halde beni bu işin içerisinde göstermek isteyen kişi ve kurumların art niyetli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Ulukışla Adliyesi’nde yapılan ve 27 Ocak 2010 tarihine ertelenen duruşma sonrası adliye önünde bekleyen yaklaşık 300 köylü, Ulukışla Belediyesi’ne kadar altın madenciliğini protesto eden dövizler ve sloganlarla yürüyüş yaptı.
(Ulukışla/EVRENSEL)

KÖYLÜNÜN GÖLETİ ALTINCILARA YARADI
Torosların orta kesiminde yer alan Bolkar Dağları’ndan çıkarılacak altın cevheri, Gümüştaş adlı şirket tarafından önce dağın hemen eteklerinde bulunan Maden köyünde siyanür liçi yöntemiyle işletilmek istendi. Köylülerin karşı çıkışları ve bilimsel raporlarda bölgenin uygun olmadığının ortaya konması üzerine, şirketin altın işletmeciliği yapmak istediği yeni yer ise eskisini aratmayacak kadar yanlış bir seçim olarak değerlendiriliyor. Hasangazi ve Porsuk köylülerinin içme ve kullanma suları için yapılan Porsuk Göleti’nin yanı başında, organik tarım çalışmalarının yoğunlaştığı bir ovada bulunan bölge, Niğde İl Özel İdaresi’nce yöre köylülerinin yoğun tepkisine rağmen, ihale ile altın madencilerine satıldı. Şirketin ihaleden iki gün önce Niğde valisi ve Ulukışla kaymakamının da aralarında bulunduğu bir kısım devlet görevlilerine yemek vermesi basına yansımış ve ‘skandal’ olarak nitelendirilmişti. Yöre köylüleri, yıllardır dile getirilen altın madenciliği olayının ciddi bir boyut kazanmasından itibaren madenciliğe karşı mücadele için köy meclisleri ve çevre dernekleri gibi örgütler kurdular. Altın madeni istemediklerini yaptıkları eylemlerle, mitinglerle, panel, söyleşi vs etkinliklerle ortaya koyan köylüler, seslerini duyurabilmek için köylerin yanından geçen Türkiye’nin en işlek karayolunu, E-90 karayolunu keserek trafiğe engel oldular.
Özer Akdemir
www.evrensel.net