17 Aralık 2009 05:00

’38 Dersim katliamı biran önce aydınlatılsın

İNSİN Hakları Derneği Tunceli Temsilcisi Barış Yıldırım, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na verdiği raporda...

Paylaş

İNSİN Hakları Derneği Tunceli Temsilcisi Barış Yıldırım, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na verdiği raporda, ilde yaşanan insan hakkı ihlalleri hakkında bilgi verdi. 1937-38 Dersim katliamının aydınlatılmasını isteyen Yıldırım, hazırladığı rapor doğrultusunda ilde Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı’nın gerekli hukuki incelemelerde bulunmasını istedi.
DEVLET ÖZÜR DİLEMELİ
İnsan Hakları Haftası kapsamında Meclis’e gönderilen raporda, ilde yaşanan insan hak ihlalleri dokuz başlık altında toplandı. Raporda, 1937-1938 Tedip ve Tenkil Harekatları sürecinde yaşananlar hatırlatılarak, kamuoyunda “Dersim katliamı” olarak bilinen süreçte çok ağır ve sistematik insan hakkı ihlalleri yaşandığı belirtildi. 1937-38 sürecinde yaşanan olaylara dair resmi arşivlerin henüz kamuoyuna açılmadığı belirtilerek, “Bu arşivler halka açılmalıdır. Dersim 1937-38 sürecinden ötürü özür dilenmelidir. Yine başta Seyit Rıza olmak üzere o dönem idam edilen kişilerin mezar yerlerinin ailelerine bildirilmesi gerekmektedir. Ayrıca ailelerinden koparılarak evlatlık verilen çocuklar hakkında araştırma yapılması gerekmektedir” denildi. “Dersim” isminin 1935 yılında çıkarılan bir yasa ile “Tunceli” olarak değiştirildiği belirtildi ve Dersim ismi ile ilde değiştirilen diğer yerleşim yerlerinin eski isimlerinin geri verilmesi istendi.
ALEVİLERİN TALEPLERİ
Kürt sorununun demokratik çözümüne dair çeşitli açılımlar yapılmasına karşın açılımların yeterli olmadığı belirten raporda, açılımın Kürtlerin demokratik hak ve talepleri çerçevesinde geliştirilmesi gerektiği belirtildi. İlin nüfusunun tamamına yakınının Alevi olduğu hatırlatılarak, yargı kararlarına karşın halen zorunlu din dersi uygulamasının olduğu ifade edildi. Aleviliğin ibadet alanı olan cemevlerine hukuksal statü verilerek, Alevilerin taleplerinin dikkate alınması istendi. 1990’lı yıllarda “güvenlik” gerekçesiyle boşaltılan yerleşim yerleri olduğu belirtilen raporda, Meclis Araştırma Komisyonu’nun 14 Ocak 1998 tarihli raporuna göre ilde 183 köy ve 823 mezranın boşaltıldığı ve 40 bin 933 kişinin de göç ettiği belirtildi. Boşaltılan yerleşim yerlerinin imar ve ihya edilmesi talep edilerek, geri dönüşlerin sağlanması için gerekli hukuksal ve fiili tedbirlerin alınması istendi. İlde yaşanan kayıplar ve faili meçhullerin 1994’te çok olduğu hatırlatılarak, kayıp olaylarının ve faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması talep edildi. İlde 10 bin 557 kara mayını ile anti-personel mayını bulunduğu belirtilerek, sınır illeri dışında en çok mayının (İstanbul/EVRENSEL)


GEÇİCİ GÜVENLİK VE BARAJLAR
Geçici güvenlik bölgesi uygulamasının 2009’da uygulandığı ve beş bölgenin bu uygulamaya tabi tutulduğu belirtildi. Söz konusu uygulamanın hukuki olmadığı söylenerek, “Geçimlerini yaylalarda yaptıkları hayvancılıkla temin eden birçok aileyi mağdur edeceği gibi köylerine geri dönmek isteyen binlerce Dersimliyi de mülklerine erişme hakkından mahrum bırakacaktır. Yine “geçici güvenlik bölgesi” olarak ilan edilen bölgelerin yüzölçümü olarak fazlalığı ile bu bölgelerin kimi yerlerde yerleşim birimlerini de içine alması gibi sebeplerle sivillere yönelik ‘yaşam hakkı’ ihlallerine sebebiyet verilebilecektir.Geçici güvenlik bölgesi uygulaması kaldırılmalıdır” denildi. İlde yaşanan işsizlik sorununa dikkat çekilerek, sorunun çözümü için gerekli tedbirlerin alınması istendi. Munzur ve Pülümür vadileri üzerinde yapılan ve yapılmak istenen barajlar da raporda ele alındı. Kent halkının ilde baraj istemediği belirtilen raporda, barajların yapımının hukuki olmadığı belirtilerek, baraj yapımlarının durdurulması talep edildi.
Şerif Karataş
ÖNCEKİ HABER

K.Ü. öğrencilerinden Erdem için yürüyüş

SONRAKİ HABER

Kiraz’daki istismar olayında zanlı ‘mesajlaşıyorduk’ dedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa