17 Aralık 2009 05:00

Dostları Ülger’in yanında

HENÜZ ortaokul öğrencisiyken çalışmaya başladığı Neşet Ertaş’ın plakçı dükkanında müziğe de sevdalanan Sanatçı Vedat Ülger, şimdilerde yaşam mücadelesi veriyor.

Paylaş

HENÜZ ortaokul öğrencisiyken çalışmaya başladığı Neşet Ertaş’ın plakçı dükkanında müziğe de sevdalanan Sanatçı Vedat Ülger, şimdilerde yaşam mücadelesi veriyor. İki böbreği çalışmayan, dalağı alınan, pankreasında tümör teşhis edilen ve hastanede “yaşam savaşı” verirken, yaşama tutunabilmek için “organ” bekleyen Ülger’e sahip çıkan dostları, O’nun için bir etkinlik düzenlediler. 19 Aralık’ta Migros Anatolia Sahnesi’nde yapılacak etkinlikle “Bir organ bağışla, bir ömür bağışla” mesajı veriliyor.
Vedat Ülger, ortaokul öğrencisiyken Neşat Ertaş’ın plakçı dükkanında çalışır. Müziğe sevdası o yıllarda başlar. Sonraki yıllarda, “Yaşam kavgasının Vedat Ülger’i grafik sanatçılığına zorladığı, ancak müziğe olan sevdasının da yakasını bırakmadığı” ifade edilir.
Müziğe bakışını, “Köklerine bağlı bir tavır ve üretim hangi alanda olursa olsun sahicidir. Öncelikle yorumlamaya çalıştığım müzikal zenginliğin kendi kimliğine ( Söz- Melodik yapı-Enstrüman vs.) özen göstermeye çalıştım. Duyarlılığını bozmadan gönlümce yorumlar getirdiğim, enstrümanla zenginleştirdiğim ama hiçbir zaman da işin matematiği ile ilgili olmadığım bir tavrın ilki olan bir çalışma. Gönlümce…Yaşanılanın ortaya konuştaki samimiyeti onun başka hayatlarda da yaşam bulmasına yol açar diye düşünüyorum. Sevda her dilde kendine bir gönül bulur diyerek sevdalılığın hüznünü ve umudunu kendi gönlümden başka gönüllere sunuyorum” diye anlatıyor Ülger.
TELKARİ TÜRKÜLER
Ülger’in, 10 eserin bulunduğu Telkari Türküler adlı albümü var. Ülger albümüne verdiği ada ilişkin, “Anadolu insanı gibi, zarif ama hüzünlü ezgilerinden oluşan bir repertuvara karar verdiğim anda bunu yansıtacak bir isim arayışı sırasında hoş bir tesadüfle ortaya çıktı ve tam da karşıladı diye düşünüyorum” der ve şunları söyler: ‘Telkari’ kökü Mezopotamya ve eski Mısır’a dayanan gümüşün ince tel halinde çekilerek işlenme sanatı anlamını taşıyor. Osmanlı’da da vav işi ya da çift işi adını alan Telkari sabır işi bir el sanatı…Bu çalışma da özen ve sabırla yürütülen bir çabanın ürünü oldu.”
DOSTLARI UNUTMADI
Ülger cezaevlerinin sağlığında bıraktığı izi halen taşır. Yılmaz Güney’le de cezaevi arkadaşlığı yapan Ülger’in iki böbreği de işlevini yitirmiştir ve yaşama tutunabilmek için “organ” bekler. O’nu yalnız bırakmayan dostları, “Vedat Ülger ile bir soluk yarenlik” adı altında ve “Bir organ bağışla, bir ömür bağışla” mesajını verdikleri bir etkinlik düzenlerler.
Efkan Şeşen, Gülay, Nevzat Karakış, Nurettin Rençber, Grup Günyüzü ve Grup Kibele’nin sahne alacağı etkinliğin çağrıcıları ise Abdullah Aydın, Adnan Caymaz, Bora Balcı, Şükrü Erbaş, Mehmet Özer, Necmettin Salaz, Yılmaz Demiral ve Zerrin Taşpınar.
(Ankara/EVRENSEL)

‘DOSTLARIMIZI KAYBETMEYELİM’
Şair Zerrin Taşpınar, “Biz dostlarımızı organ nakli ile kurtulabilecekleri rahatsızlıklardan dolayı kaybediyoruz” diyerek, bu etkinlik ile en azından kadavradan da organ alınabilmesinin serbest olmasını sağlamayı, organ bağışına duyarlılığı artırmayı amaçladıklarını söylüyor.
Bir bakıma özeleştiri de yapan Taşpınar, “Bizler, çeşitli nedenlerle sokağa çıkan, tepki gösteren insanlar nedense insan yaşamı, insanı yaşatmak konusunda yeterince duyarlı olamadık. Tedavisi mümkün bir hastalıktan dostlarımızı, insanlarımızı kaybetmemek için duyarlılığın artırılması gerekiyor” diyor.

‘MAL DEĞİL, İNSAN DAHA DEĞERLİ’
Arabaların, eşyaların insandan daha öne çıkarıldığı reklamlara vurgu yapan Taşpınar,
“Mal-mülk her şeyden değerli düşüncesi yaygınlaştırılmak isteniyor. Buna karşı bir savaş verilmesi gerekiyor. Malın kendisi değil, dostluklar, insan daha değerlidir dememiz, bu değerleri toplumda egemen kılmamız gerekiyor. Malın kadar değil, dostun kadar, insana verdiğin değer kadar, topluma verdiğin değer kadar değerlisin anlayışını yerleştirmemiz gerekiyor” diyor. Şair-Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Özer de iki böbreği çalışmayan, dalağı alınan, pankreasında tümör teşhis edilen Vedat Ülger’in “yaşam savaşı” verdiğine dikkat çekerek, “Dostları olarak güven, yalnız olmadığı duygusunu vermek istiyoruz” diyor. Aynı zamanda insanlarda organ bağışı bilincinin gelişmesini istediklerini de belirten Özer, “Ayrıca dostumuza üç-beş kuruş da maddi destek sağlamak amacıyla böyle bir etkinlik düzenledik” diyerek, duyarlı herkesi bu etkinliğe katılmaya, destek vermeye çağırıyor. (Ankara/EVRENSEL)
Sultan Özer
ÖNCEKİ HABER

HAYATIN İÇİNDEN

SONRAKİ HABER

Çerkes Soykırımının 155. yılında yaşamını yitirenler anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa