Böyle mi açılacaksınız?

Böyle mi açılacaksınız?

İNSAN Hakları Haftası, gözaltılar, tutuklamalar; gösterilere gazlı, coplu, silahlı müdahalelerle sona erdi.


İNSAN Hakları Haftası, gözaltılar, tutuklamalar; gösterilere gazlı, coplu, silahlı müdahalelerle sona erdi. Son haftalarda başta örgütlenme, ifade ve yaşam hakkı olmak üzere birçok hak ayaklar altına alındı. DTP kapatıldı, sokaklara çıkanlara pervasızca saldırıldı. Neredeyse tüm gösterilere polis müdahale etti. Binlerce kişi gözaltına alındı, yüzlercesi tutuklandı. 3 kişi, yaşamını yitirdi.
BİLANÇO KORKUTUCU
Son haftalarda başta Hakkari, Şırnak, Batman, Van, Diyarbakır ve Muş olmak üzere bölgede ve ülkenin birçok kentinde yapılan hemen her eyleme polis müdahale etti. Müdahalelerde yüzlerce kişi yaralanırken, Diyarbakır’da Aydın Erdem vücuduna isabet eden kurşunla yaşamını yitirdi. Bulanık’ta yapılan müdahalenin ardından JİTEM’le ilişkili olduğu öne sürülen bir kişi, Kalaşnikofla kitleyi taradı ve 2 kişinin ölümüne sebep oldu. Polis kitleyi tarayan şahsa müdahale etmezken, kitlenin üzerine gaz bombası yağdırdı. Siirt’te 6 Aralık’ta polis saldırısında Muhyettin Özer adlı kişinin dili koptu. 13 Aralık’ta Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılan eylemde polisin kameralar önünde işkence yaptığı Musa Ayhan, yaralı halde tutuklandı. 14 Aralık’ta İstanbul’da polis müdahalesinde Burhan Karataş adlı çocuk, bir cismin isabet etmesi sonucu sağ gözünü kaybetti. 30 Kasım’da AKP Kayapınar İlçe Teşkilatı’na molotof attıkları iddiasıyla polis tarafından açılan ateşte, S.T. ve M.T. adlı iki çocuk yaralandı. Yaralı çocuklar, hastane yerine karakola götürüldü, ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Birçok kentte benzer olaylar yaşanırken, ‘açılımın kararlılıkla devam edeceğini’ söyleyen İçişleri Bakanı Atalay, “Polis gösterilerde çok hassas davranıyor. Önce uyarıyor, sonra gerek olursa su sıkıyor. Mecbur kalırsa gaz kullanıyor. Ama kesinlikle silah kullanılmıyor” dedi. (HABER MERKEZİ)


SALDIRGANLAR SERBEST
Kapatılan DTP İstanbul İl Örgütü tarafından 12 Aralık’ta yapılan protestoda Dolapdere’ye yürüyenlere silahlı saldırıda bulunan 4 kişi gözaltına tekrar alındı. Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeleri alınan 4 kişi tutuklama talebiyle sevk edildikleri mahkemece sebest bırakıldılar. (İSTANBUL)

Olay günü MOBESE’ler bozukmuş!

İHD Genel Merkezi adına Muş’un Bulanık ilçesine giderek incelemelerde bulunan heyetin hazırladığı raporda önemli iddialar yer aldı.
Raporda yer verilen görgü tanıklarının beyanlarında, göstericilere ateş açarak 2 kişinin ölümüne, 7 kişinin ise yaralanmasına neden olan Turan Bilen’in JİTEM’le ilişkili olmasının yanı sıra birçok kez polis ve asker panzerlerinde görüldüğü, ilçedeki okul kıyafetleri ihalelerinin Bilen’e verildiği, olay günü dükkanda iki kar maskeli kişinin bulunduğu ve uzun süre silahla ateş eden Bilen’e polisin müdahale etmediği belirtildi. Raporda, olay günü ilçedeki MOBESE kameralarının bozuk olmasına dikkat çekildi. Raporda görüşlerine yer verilen tanıklardan Rahmi Çelik’in şu ifadelerine dikkat çekildi: “Tüm esnaf kepenkleri kapatmıştı. Fakat Turan Bilen adındaki JİTEM olarak bilinen şahıs, dükkanını kapatmamış, kendisiyle beraber iki kişi daha dükkanda bulunuyordu. Bu adam silahlı olarak her yerde dolaşır, kimse ona bir şey sormaz, soramaz. Bu adam çok karanlıktır.” Bulanık İlçe Kaymakamı Fatih Aksoy ise “MOBESE kameralarının bulunduğunu, ancak birçoğunun arızalı olduğunu söyledi. Aksoy, Olaylarda polisin ihmali yok.” dedi. (MUŞ)


İNSAN HAKLARI HAFTASI ÖLÜMLERLE SONA ERDİ

İHD, MAZLUMDER, Tabip Odası, Diyarbakır Barosu, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır temsilciliklerinin organize ettiği 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapanış resepsiyonuyla sona erdi. Sümerpark Resepsiyon Salonu’ndaki gecede konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabulünün 61. yılında beyannamenin temel ilkeleri olan adalet, eşitlik ve özgürlük ilkesinin en çok bu hafta ihlal edildiğini söyledi. Diyarbakır Baro Başkanı M. Emin Aktar ise “İnsan Hakları Haftası’nın kutlandığı bugünlerde, halen temel insan haklarının başında gelen yaşam hakkını tartışıyor olmamız, son derece hazindir” dedi. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ise “Her ne kadar insan yaşamı zorlaşırsa zorlaşsın, hiçbir zaman umudumuzu yitirmememiz, sesimizi her zamankinden daha fazla yükseltmemiz gerek” dedi.


VALİ Mİ DOĞRU SÖYLÜYOR, BAKAN MI?

Muş Valisi Erdoğan Bektaş, Bulanık ilçesinde göstericilerin üzerine Kalaşnikof tüfekle ateş açarak iki kişiyi öldüren Turan Bilen’in korucu olmadığını söyledi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ise Bilen’in korucu olduğunu açıklamıştı.
Dün basın toplantısı düzenleyen Vali Bektaş, Bilen’in korucu olmadığını belirterek, “Köy korucuları maaşlı ve kadrolu olur. Esnaf korucu değil. Güvenlik kuvvetlerimizle beraber görev yapan elemanlarımızdan değildir. Eskiden ‘OHAL ruhsatı’ adı altında silahına ruhsat almış. O vesileyle gönüllü köy korucusu niteliği tanınmış, sizin de bildiğiniz binlerce insandan biri de odur. Ama silahının ruhsatının olmasından öte bir koruculuk durumu, görevi, pozisyonu yoktur” dedi. Öte yandan, Bilen’in işyerinde, biri Kalaşnikof diğeri Browning marka 2 silah ile bunlara ait şarjör ve fişek bulundu.


www.evrensel.net