KUŞATILAN ÇEVREMİZ

KUŞATILAN ÇEVREMİZ

  • Bursa’da bir kömür ocağındaki iş cinayetinde yitirdiğimiz 19 maden işçisinin yarası tazeyken, bütün yurtta işçilerimiz üzerine ağır bir faşist baskı çöktü, işinin ve ekmeğinin derdindeki işçiler şu anda polis terörü altındadır.


    Bursa’da bir kömür ocağındaki iş cinayetinde yitirdiğimiz 19 maden işçisinin yarası tazeyken, bütün yurtta işçilerimiz üzerine ağır bir faşist baskı çöktü, işinin ve ekmeğinin derdindeki işçiler şu anda polis terörü altındadır. AKP’lilerin emri ile polis her yerde işçileri coplarla, gaz bombalarıyla, tazyikli suyla eziyor ve onlara zulmediyor.
    Bundan birkaç hafta önce İzmir’den yürüyerek Ankara’ya gelip haklarını arayan belediye işçilerine sivil faşistler saldırmıştı. O işçiler ülkeyi bölmeye gelmemişti, onlar sadece ekmek kavgası için oradaydı. Tekbir getirerek yoksul işçilere saldıran sivil faşistlere sorarsanız; devletin bölünmez bütünlüğü, Türk-İslam sentezi her şeyden önemliydi. Faşistler de algılayabildikleri kadarıyla önemli olanı yaparak işçilere saldırdılar; bu iş anlama ve algılama kabiliyetine bağlıdır, faşistler böyledir ve bu işler yıllardır hep böyle olmuştur.
    Bütün bir hafta boyunca gördük ki; açılıp saçılan, özgürlükçü demokrat takılan AKP’lilerdeki halkın derdini anlama kabiliyeti işte bu sivil faşistlerinki kadardır, sonuçta hepsi aynı kaptan besleniyor, aynı gıdayı alıyor ve zekaları böyle güdük kalıyor..
    Haftanın her günü işçiler coplandı, yerlerde sürüklendi ve gözaltına alındı. Demiryolu işçileri 25 Kasım grevine katıldıkları için işten atılan arkadaşlarına sahip çıktılar, polis terörüne uğradılar. İstanbul’daki itfaiye işçileri işlerinden olmamak için haklarını aradılar, polis terörüne uğradılar. Ülkenin birçok kentinden Ankara’ya akın eden binlerce TEKEL işçisi çalıştıkları fabrikaların kapatılmasına, işsiz ve ekmeksiz kalmalarına karşı dertlerini anlatmak istedi, ama onlar da günlerce polisin vahşi saldırısına uğradı.
    TEKEL işçileri dondurucu Ankara kışında tazyikli suyla, gaz bombasıyla, coplarla eziliyor ve yaralanıyor, bu haberi veren TV sunucusu ise polisin sabrının taştığını söylüyor... O gofret beyinli sunucu çalıştığı kanaldan atıldığında aynı copu yiyeceğini düşünemiyor; gözleri güzel ama, geleceğini göremiyor.
    İşlerinden atılmaya ve aç bırakılmaya direnen bütün işçiler, nerede olursa olsun devlet terörü altındadır, buna sivil faşistlerin saldırıları da dahildir. Kent merkezlerinde polisin, kent alanları dışında da jandarmanın yoksul işçilere uyguladığı terör; devletin bekası,bölünmez bütünlüğü gibi edebiyatın aslında yalan olduğunu, devletin sadece kendisi ve patronlar için var olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
    Direnen işçiler ezilirken, sendikacılar coplanıp gözaltına alınırken onların yanında yöresinde ne liberal filozoflar, ne de mitingci, ulusalcı cengaverler hiç görünmüyor. Birbirleri aleyhine belge koleksiyonu yapan bu kanatların işçi sınıfı adına söyleyecek hiçbir sözü yoktur; onların işçi hakları diye bir kaygısı da bulunmuyor, zaten işçi sınıfını da reddediyorlar. İşçi adına söyleyecek bir kelamı olmayıp bir kısmı AKP’nin özgürlükçülüğünü, bir kısmı da devlet terörünü savunan bu yazar çizer erbabını iyi tanıyınız; sonuçta bunlar mazlumun değil, zalimin tarafındadır ve devrimciler nasıl taraf ise onlar da taraftır. Onların tarafı zulmedilen emekçileri duymaz, bundan tam 9 yıl önce 19 Aralık 2000’de cezaevlerinde katledilen devrimcileri bilmez ve tanımaz. Onların tarafı için;maden ocağında ölüme yollanan maden işçileri işçilik zayiatı, eline pimi çekilmiş el bombası tutuşturulan askerler ise eğitim zayiatı sayılır.
    Bizim tarafa ise bu dönemde büyük görev düşüyor. Ülke alev alev yanarken, halk AKP iktidarının vahşeti altında ezilirken yapılması gereken; saldırıya topyekun direnmek ve halk safları arasındaki dayanışma geleneğini, devrimci direniş ruhunu sürdürmektir. Olmaz demeyiniz, bu direniş birden olur ve hiçbirimiz anlamayız nasıl olup bittiğini; çünkü bilimsel olarak her reaksiyonun hızı ortamın sıcaklığı ile artar, o hıza ne biz ulaşabiliriz, ne de iktidar..
    ERTUĞRUL ÜNLÜTÜRK
    www.evrensel.net

    0 yorum yapılmış

      Yorum yapın

      Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.