21 Aralık 2009 05:00

EVRENSEL’DEN

Geride bıraktığımız hafta değerli yazarımız Şair Selma Ağabeyoğlu’nu yitirdik. Şair Ağabeyoğlu dizelerinde, yazılarında emeğe ve barışa dair önemli mesajlar verdi.

Paylaş

Geride bıraktığımız hafta değerli yazarımız Şair Selma Ağabeyoğlu’nu yitirdik. Şair Ağabeyoğlu dizelerinde, yazılarında emeğe ve barışa dair önemli mesajlar verdi. Aynı zamanda aydınların pek çok soruna dair ortaya koydukları inisiyatiflerde de yer almış olan Selma Ağabeyoğlu’nu titiz yazın yaşamı, duyarlı yüreği ve hep gülen gözleriyle yaşama sevinciyle dolu çok özel bir insan olarak tanıdık. Mütevazı ve zarif kişiliği onun özelliklerinin çok temel yanlarındandı. Evrensel’e sunduğu katkı ve bizlerle kurduğu ilişkideki üslup, insani sıcaklık onu sadece gazetemizin yayıncılık tarihe değil, bizim insani tarihlerimize de yazmıştır. Onu hep sevgiyle, saygıyla anacağız.
Bugün Evrensel’den köşesini onun gazetemizde yayımlanan ve içinden geçtiğimiz dönem açısından da güncelliğini koruyan bir yazısına ayırıyoruz.

Ey hayat
akıl gözünde bir çift güvercin besledim
gönül kapısında ezildi gitti güller
ey hayat! ben seni böyle bilmedim...
nöbetteyim anne. bekliyorum dertleri
gözümün bebeğinde umut seyrimesi
o gece ışık bitti. düşte ağladımdı
sanki kan uykularına yattımdı
hani kızıla boyanır ya toprak
toprak diyorum... isyana duruyordu
İman ölüyordu...
İman ölüyor...
İman...
sonra saçlarını döktü ay
taze çimen kokulu o yere
ah! çocuk gözlerine baktıkça tenhayım
yakıyor kalbimi şiddeti zulmün
acıyı süzüyorum ömürden. gözyaşım
düşüyor bir kız çocuğunun
defterindeki kan izine
sonra çiçeğe duruyor her sayfa...
o kız çocuğu, bebeğim benim
bir gül damlası dudağında...
çığ düştü yaprağa, kırıldı dal
yüreğimde çocuklar ağlıyor anne
anne bana umut al...

Yılın ilk günü bugün. Kutlayacak hiç bir şeyimiz yok diyor kalbim.
Irak’ta, Filistin’de, Kızıltepe’de... Çocuklar öldürülüyorken... Daha bir kaç gün önce, Dersim’li bir ananın üstüne ateş açılıyorken...

Yılın ilk günü bugün... Yeni bir yıl için, gelecek yeni günler için... Hayır, aşk dilemiyoruz, o zaten geldiğinde yüreğimizdeki yerini alacaktır usulca... Para istemiyoruz; biz haksız kazancın, lükse sarıp sarmalayarak yaşattığı, para babalarının şımarık çocukları değiliz...
Biz, hayatın tüm güzelliklerine ya da acılarına karşın başımızı dimdik tutarak, dirençle, sevgiyle göğüsleyeceğimiz bir yaşama inanarak yürürüz yarınlara. Yıllarca sevgiyle, inançla besleyerek omuz omuza yürüdüğümüz yolda ellerini güvenle tuttuğumuz dostlarımızı gün gelip bizi incittiğinde, yeniden incittiğinde, hep incittiğinde canımız ölesiye yandığında “yanıldım” diyerek gönül evimizin dışında bırakmadık mı?
Çünkü biz, yarınların “saf, arı, duru ve yalansız” bir sevgiyle kurulacağına inanırız. Gücümüz sırrını bu gerçekten alır.
Dün gece uzaktaki annemin resmini okşadım... Mutlulukla doldu içim, ona usulca fısıldadım, dedim ki:
“Çocukların, anaların, babaların öldürüldüğü, kan gölüne dönmüş bir dünyada, bu haramiler dünyasında, bazen ürettiğim umut öyle yetersiz kalıyor ki,
İman’ın resmine,
kana bulanmış kara gözlerine bakarken...
Uğur’un annesinin acıya kesmiş yüzüne bakarken...
Güçlünün güçsüzü utanmazca ezdiği bir dünyada insani değerlerin git gide yok oluşunu yüreğimiz yanarak izlerken...
ve insan yüreğimiz bu kirlenmeye alabildiğine baş kaldırırken ve kavgasını verirken... bazen biraz daha umut... daha çok umut diyorken”
Doğup büyüdüğü coğrafyanın acı dolu tarihinden çocukluk anılarını kalbine yazmış, anıları kimi geceler çocuklarına bir masal gibi anlatmış benim her şeyden aziz annem,
“Yeni yıl armağanın olsun, esen yellerle bana biraz umut gönder.
Mazlum halkların bir gün,
bir gül bahçesine girer gibi,
özgürlüğün yüreğine yürüyeceklerine olan
inancımı pekiştirmek için” dedim.
Çünkü aslolan ezilmeden, onurla yaşamaktır...
(01/01/2005, Evrensel)
ÖNCEKİ HABER

Şahin sözlerini çabuk unuttu

SONRAKİ HABER

Fatih Yaşlı: S-400’ler konusunda son kozlar sahaya sürülüyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa