21 Aralık 2009 05:00

Pamuk tarlası balık havzası oldu

MUĞLA’nın Milas ilçesine bağlı köylerde yaşayan yaklaşık 200 aile, ovada yetişen ürünlerin para etmemesi nedeniyle ‘tarla balıkçılığı’ yapmaya başladı

Paylaş

MUĞLA’nın Milas ilçesine bağlı köylerde yaşayan yaklaşık 200 aile, ovada yetişen ürünlerin para etmemesi nedeniyle ‘tarla balıkçılığı’ yapmaya başladı. İlçeye bağlı Avşar, Yaşyer, Savran, İçme, Ekinambarı ve Akyol köylerinde yaşayan yaklaşık bin vatandaş, tarlalarında yaptırdıkları havuzlarda çipura ve levrek yetiştirerek geçimlerini sağlıyor. Tarla sahipleri, havuzlarda beslenen balıkların en az 6 ayda satılabilecek büyüklüğe geldiğini, sürekli artan maliyetler nedeniyle harcamaların karşılamadığını dile getirdi.
Milas’ın Dikili mevkiinde tarla balıkçılığı yapan 35 yıllık çiftçi Sadullah Yanar (44), tarlasındaki pamuğu 2007 yılında sökerek yerine balık havuzları yaptırdığını belirtti. 18 dönümlük arazisinde 8 balık havuzu bulunduğunu ve yaklaşık 80 bin balık yaşadığını anlatan Yanar, “Babadan kalma tarlamızda çocukluğumuzdan beri çapa salladık. Tarlamda ayçiçeği, susam, mısır, arpa buğday ve pamuk yetişirdim. Son yıllarda tarlamızdaki ürün para kazandırmamaya başladı. Tarlalarımızdaki ürünleri toplamaya para bulamaz olduk. Bu nedenle traktörlerimi sattım, bankalardan borç aldım. Bu işten para kazanamayacağımı anladığımda bölgede yeni yapılmaya başlanan tarla balıkçığına başladım. Tarladaki ürünleri sökerek 8 adet balık havuzu yaptırdım. 60 metre uzunluğunda ve 2 buçuk metre derinliğindeki havuzlara artezyen kuyularından su çekerek balık yetiştirmeye başladım. Yavru olarak aldığımız levrek ve çipura balıklarını 6 ila 18 ay boyunca bu havuzlarda büyütüyoruz. Daha sonra kilosunu 8 liradan satıyoruz. Balığın tadı denizde yetişen çipura ve levrekten daha lezzetli olduğu için özellikle yurtdışında büyük ilgi görüyor. Aracı firmalar sayesinde bu balıklar Hollanda, Danimarka ve Almanya gibi ülkelere ihraç ediliyor” dedi.
Yapar, eskiden köylülerin birbirlerine hayırlı hasat dönemi dilediğini, ancak şimdi ‘Rast gele’ dediklerini kaydederek, “Sabah erken saatte kalkıp tarlamızı çapalamak yerine şimdi balıklara yem veriyoruz. 42 yaşından sonra balıkçı oldum. Diğer yetiştiricilerle birbirimize artık rast gele diyoruz. Toprak havuzlardaki balıklar çok narinler. Soğuktan ve yemin kalitesinden çok çabuk etkileniyorlar. Bu nedenle onlara çok dikkat ediyoruz. Bazen hiç uyumadan havuz başında beklediğimiz oluyor” ifadelerini kullandı. (Muğla/CİHAN)
ÖNCEKİ HABER

Evrim tartışmaları, siyasal mücadelenin de bir konusu

SONRAKİ HABER

Ankara'ya gelen tutuklu anneleri: Çözüm bulunana kadar ayrılmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa