21 Aralık 2009 00:00

YAŞAMA KÜLTÜRÜ

Neden herkesin göreceği, paylaşacağı sanat işlerinde ülke ölçeğinde sanatçılardan, kentsel tasarımcılardan oluşan bir seçici kurul yoktur.

Paylaş

Neden herkesin göreceği, paylaşacağı sanat işlerinde ülke ölçeğinde sanatçılardan, kentsel tasarımcılardan oluşan bir seçici kurul yoktur.
1930’larda kamu yapılarında, yapı giderlerinin yüzde 2-3’ünü sanat işlerine, yapıtlarına ayırmak gibi bir kural uygulanmıştı. Daha sonra bunun yasalaşması için çok uğraşıldı. Becerilemedi…
O günün yapılarında girişlerde, bekleme oylumlarında duvarlarda asılı duran yağlı boya resim sanatı ürünlerini anımsıyorum.
Ressamlarımızın Anadolu’ya yollanışını son kuşaklar unuttu ya da hiç öğrenmedi bile… Ancak kişisel girişimlerle sürdürülebildi bu işler.
Çoğu kimse, halkımız bunlara duyarsızdır sanır.
Oysa hiç de öyle değil!
Maliye Bakanlığı’nın ödeme biriminde asılı duran küçük bir Bedri Rahmi yapıtını, daha büyük bir başka sanat yapıtıyla değiştirir mi diye sorduğumda, yönetici “Kapar mıydın?” gibilerinden baktı yüzüme. Gerçekten işin ne denli bilincindeydi bilseniz, şaşırırsınız.
Ben mimarlık eğitimimin yarısını bütün güzel sanatların bir arada oldukları Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde yaptım. Akademide bütün sanat dallarının derslerini de gördüm.
Öteki yarısını da Münih Teknik Üniversitesi’nde yaptım eğitimimin…
Münih’te her yarıyıl yapmak zorunda olduğumuz bir tasarımla birlikte bir sanat yapıtı da düşünmek zorundaydık.
Kısacası, mimarın böyle yetişmesi isteniyordu. Doğruydu…
Orada bir ödevim, annemin başörtülü; kucağında bir bebek tutan durumuydu.
(Profesörüm Breninger, bir kilisede kutsama suyu için kullanmak üzere alıkoydu.)
Bu alışkanlık hep sürdü bende…
Türkiye’ye döndüğümde de her yapımda bir ya da birkaç sanat yapıtı yer buldu.
Bunların çoğu kamusal yapılardı.
Kimilerini orada bulunanların okşadıklarını gördüm. Mutlu oldum…
Bugün, sanatla ilişkisini kurabilmiş bir mühendisin daha iyi bir mühendis olduğu bütün dünya üniversitelerinde biliniyor.
Hiçbir mühendislik, mimarlık okulundan, üniversiteden sanat dersleri, işlikleri eksik olmamalıdır.
CENGİZ BEKTAŞ
ÖNCEKİ HABER

Son durak TEKEL…

SONRAKİ HABER

“Gürültü” nedeniyle kendisini uyaran Suriyeli komşusunu öldürdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa