22 Aralık 2009 00:00

SAĞLICAK

Bir türlü arkası gelmeyen iş cinayetleri…Davutpaşa patlaması, Tuzla tersaneleri kabusu, madenlerde göçükler…

Paylaş

Bir türlü arkası gelmeyen iş cinayetleri…Davutpaşa patlaması, Tuzla tersaneleri kabusu, madenlerde göçükler…
En son Bursa’da özel sektöre ait bir yeraltı kömür işletmesinde grizu patlaması sonucu 19 maden işçisi göçük altında kalarak yaşamını yitirdi.
Hükümet aciz ve çaresiz (!)…
Çalışma Bakanlığı asli görevi olan denetimi yapmamış, yaptıysa da gereğini yerine getirmemiş…
Kazaların ve ölümlerin önününe geç(e)meyen Bakanlık üzerine vazife olduğunu düşündüğü başka işlerle uğraşıyor. Hem de fabrikalarda, tersanelerde, maden ocaklarında olması gereken iş müfettişleriyle…
Hükümetin serbest piyasa sevdası nedeniyle işçi sağlığı ve iş güvenliğinin en önemli iki disiplini olan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdamı bitirilirken, bu iki uzmanlık alanı için sertifika verme yetkisine de Çalışma Bakanlığı müdahil oldu. Hem de iş kazalarını önlemede etkin rol oynayamayan, işyerlerini denetleyemeyen iş müfettişleri marifetiyle…
Türk Tabipleri Birliği bugüne kadar işyeri hekimi eğitimi veren tek kurum; 32 yılda 32 bin hekime eğitim verdi. Üniversitelerin asli işi olan bir alanın eğitimiyle ilgili TTB’de devasa bilgi birikimi oluştu. Eğitim programı yaklaşık her 10 yılda bir dünyada ve Türkiye’deki bilimsel gelişmeler ve alanın gereksinimleri üzerinden güncelleniyor. TTB eğitim programını son 3 yıldır ülkenin en gözde 19 üniversite rektörlüğü (Gazi, Hacettepe, İstanbul, Marmara, Maltepe, Ege, Cumhuriyet, Uludağ, Çukurova, Dicle, Akdeniz, Kocaeli, Trakya, Erciyes, Gaziantep, Mersin, Ondokuzmayıs, Kocatepe ve Karadeniz Teknik) ile imzalanan protokol çerçevesinde birlikte sürdürüyor. İki üniversitenin dahi biraraya gelip toplum yararına etkinlikler düzenlemekte zorlandığı bir dönemde böyle bir birlikteliği anlamlı bulup daha da geliştirmek gerekirken Çalışma Bakanlığı bu buluşmanın tabanına dinamit koymaya çalışıyor.
Çalışma Bakanlığı “İşyeri Hekimi” ve “İş Güvenliği Uzmanı” eğitimlerini kamu kurumu niteliğinde olan ve asli görevi kamuyu savunmak olan TTB ve TMMOB’ye yaptırmamak için son hamleyi yapmakla meşgul; 6 yıldır kurguladığı şeytani planlarını uygulamaya çalışıyor. Bakanlık 2003’de bu eğitimleri Yönetmelik çıkartıp kendine bağladı. Öncelikli amaç meslek örgütlerinin hekim ve mühendisler üzerindeki etkinliğini kırmak, sonrasında da piyasa eğitiminin önünü açmaktı. Danıştay “Kurumsal olarak mesleki eğitimi sürdürebilecek birikim ve yeterliliğe sahip olmadığı” gerekçesiyle Çalışma Bakanlığı’nın bu alanda eğitim ve sertifika verme yetkisinin olmadığı yönünde karar aldı.
Danıştay kararıyla boyunun ölçüsünü alan Bakanlık TBMM üzerinden yeni girişimlerde bulundu. 2008’de hazırlanan “İstihdam Paketi” ile işyerlerinde işyeri sağlık birimi açma, işyeri hekimi, işyeri hemşiresi ve iş güvenliği uzmanı bulundurulması işveren üzerinde gereksiz istihdam yükü olarak kabul edildi. İstihdam Paketi aynı zamanda Çalışma Bakanlığı’nın teşkilat yasasına “Eğitim verme yetkisi olan kurum” ifadesi ekledi.
Yasasını değiştiren Bakanlık benzer içerikli bir yönetmelik çıkarttı. İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmelik “Kuruluş kanunlarında işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı eğitimlerini verme yetkisi bulunan kurum ve kuruluşlar” izin almaksızın eğitim yapabilir diyor. Meslek kuruluşları ve özel sektör Bakanlık iznine tabi olacak.
Özetle Çalışma Bakanlığı, yani devlet, kamu yararına yapılan eğitimleri kamuyu zarara uğratarak engellemeye çalışıyor. TTB ve TMMOB’un önerilerine ve karşı duruşuna rağmen eğitim programlarını son yönetmelik çerçevesinde kendisi belirliyor ve uygulanmasını şart koşuyor.
TTB Bilim Eğitim Kurulu Çalışma Bakanlığı tarafından yapılan eğitim programının üniversitelerle birlikte uygulanan programın çok gerisinde olduğuna karar verdi.
Çalışma Bakanlığı tarafından kurulan Eğitim Komisyonu’na Yüksek Öğrenim Kurumu adına görevlendirilen Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun başkanlık yapıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Öğretim Üyesi olan bilim adamımızın işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle uzaktan yakından herhangi bir ilgisi yok. Bu bilim adamı TTB’nin üniversitelerle (kendi üniversitesi de dahil) ortak hazırladığı İşyeri Hekimi Temel Eğitim Sertifika Programı’nı görmüyor/göremiyor.
Nereden nereye! Daha eğitimlerle ilgili “Uygulama Tebliği” yayınlanmadan ‘içeriden’ bilgilendirilen çok sayıda özel şirket eğitim vermek üzere ‘organize olarak’ bakanlığa başvurdu…
Bakanlık eğitici niteliklerini sıralarken ince eledi sık dokudu ve birçok kural belirledi. Öyle kolay değildi eğitici olmak!
Ancak öyle bir grup var ki beklerken “eğitici” olabilecek. Eğer “İş sağlığı ve güvenliği alanında” 3 yıl iş müfettişi olarak çalışmışsanız “Pedagojik formasyona sahip eğitici” olarak kabul edilip hemen hekimleri ve mühendisleri eğitebilirsiniz.
Şu anda Bakanlık’ta bir tane tıp doktoru iş müfettişi var. Yani mesleği ne olursa olsun iş müfettişleri “İş sağlığı ve iş güvenliği denetimi” yapıyor (!) ve bu denetimlerin oranı tüm işyerlerinin yüzde 6-8’i oranında değişiyor. Sonuç olarak asli işini yapmaktan aciz, yaptığı denetimler de tartışılan Bakanlık denetim kadrolarını eğitim alanına sürüyor.
Bakanlık bu kadarla da kalmıyor İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve bağlı birimlerde 5 yıl görev yapmış yüksek lisans ve doktora sahipleri ile 10 yıl görev yapmış lisans mezunlarını “eğitici” olarak kabul ediyor.
Çalışma Bakanlığı piyasanın eğitici aktörlerini bu şekilde tanımlaken; Bakanlık bünyesinde görev yapmayan, üniversitelerde çalışmayan işçi sağlığı ya da iş güvenliği yüksek lisans ve doktora sahibi uzmanlardan, yaptığı düzenlemelerden söz etmiyor.
CELAL EMİROĞLU
ÖNCEKİ HABER

Öldürüp, evini gasbetmişler

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa