24 Aralık 2009 05:00

Takım elbiseli kontralar işbaşında

AKP Hükümeti’nin, işbaşına geldiği günden bugüne kadar, 85 yıldır çözülememiş olan Kürt sorununu çözme iddiası...

Paylaş

AKP Hükümeti’nin, işbaşına geldiği günden bugüne kadar, 85 yıldır çözülememiş olan Kürt sorununu çözme iddiası, özellikle Kürt emekçilerinde bir beklenti yarattı. Kürt sorununu da sadece kendilerinin çözeceğini iddia eden Başbakan Tayyip Erdoğan, DTP’nin PKK ile ilişkisini kesmediğini, bu yüzden ne DTP ile ne de PKK ile aynı masada olmayacakları propagandası ile Kürt düşmanlığına varan politikalarına devam etti. AKP Hükümeti’nin ‘Demokratik Açılım’ adı altında uygulamaya koymaya çalıştığı politikaların ne denli ikiyüzlü olduğu, Kandil ve Mahmur kamplarından gelen barış gruplarının Habur’da halk tarafından sevinçle karşılanmasında ortaya çıktı. Yüz binlerin coşkulu karşılama törenlerinden hemen sonra hükümetin ortamı geren açıklamalarıyla başlayan sokak linçleri, CHP ve MHP gibi ırkçı faşist partilerin açık çağrıları ile iyice ayyuka çıktı. Başta DTP il ilçe binaları olmak üzere Kürt esnafların ev ve işyerleri kundaklandı, kurşunlandı. İzmir, Konya, Elazığ, Çanakkale, Ankara, Bursa ve İstanbul’da onlarca DTP’li linç edilmek istendi. Dolapdere’de Kürt gençlerinin DTP’nin kapatılmasını protesto gösterisine, silahlı paralı milislerin ateş etmesi olayının ardından Ülkü Ocakları ve terörle mücadele polisleri çıktı. Dolapdere’den sonra bu kez silahlı paralı milisler Ankara Keçiören’de ortaya çıktı. Bu durum, AKP Hükümeti ve devletin yetkili kurumlarınca da vatandaş tepkisi olarak sahiplenildi. Saldırganların hiçbiri tutuklanmadı.
Bu durum, ülke genelinde faşist güruh çetelerinin harekete geçmesine yol açtı. Ülkü Ocakları, MHP il, ilçe binaları, Nizami Alem Ocakları şubeleri, Hak ve Eşitlik Partisi binalarının sabaha kadar mesai yapmasını beraberinde getirdi. Mahalle aralarında lüks cipler, cam aynalı arabalar tur atarken, emekli astsubay ve polis şeflerinin de cirit atması halkta tam bir korku psikozu yarattı. Özellikle emekçilerin, Kürtlerin, DTP’lilerin yoğun olduğu semlerde açık provokatif eylem ve girişimler gözle görülür hale geldi. Son zamanlarda Kartal ilçe genelinde MHP, Ülkü Ocakları, emekli JİTEMCİ, MİT ajanı ve polis şeflerince sokağa salınan çeteler, hatta uyuşturucu bağımlıları, çek senet mafyaları ve özel güvenlik elamanlarının kışkırtmaları ile Soğanlık, Kartal Merkez, Kurfalı, Yakacık Merkez ve Rahmanlar’da ırkçı gösteriler oldu. Lise ve dershane öğrencileri bile takım elbiseli reisler eşliğinde yürütüldü. Kartal Fikir Kulübü şubesinin cam ve duvarlarına tehdit içerikli üç hilal ve yazılar yazıldı. Tahdit mektupları bırakıldı. Ortam gerildi. Kartal sahilde bulunan çay bahçelerinde bile insanlar oturmaktan çekinir hale getirilmek istendi.
Kartal’da bulunan işçi ve kamu emekçileri sendikalarının şube yöneticilerine ve üyelerine sorduğumuzda, verilen yanıt ortaktı. “Bu devletçe desteklenen bir politika ve düşmanlık üzerine yapılmak istenen bir provokasyondur...” Kartal Soğanlık, Uğur Mumcu, Kurfalı, Yakacık ve Erzincan mahallelerinde oturan emekçilerle, açılım, Kürt sorununun çözümü, faşist ırkçı kışkırtıcı düşmanlaştırıcı saldırıların yarattığı tahribat konuları üzerinde görüştük. Girdiğimiz her mahalle kahvesinde, yöre derneğinde, dernek lokallerinde, sokaklarda ve ziyaret ettiğimiz emekçi evlerinde bir kızgınlığın yanında bir tedirginliğe de tanık olduk. İşsizlik ve yoksulluk alıp başını gitmişken emekçiler bu politik ortamda sorunlarını bile tartışmaktan çekinir hale getirilmek isteniyor. Pek çok emekçi, işsiz, yoksul, bunun bilinçli ve planlı yapıldığını vurguluyor. Buna rağmen emekçiler, düşmanlık değil kardeşlik istiyor. İş istiyor, insanca yaşam istiyor. Yaptığımız kısa söyleşiler bunun açık kanıtıdır.
‘İSTİHBARATÇILAR FİNK ATIYOR’
Rıza Özdemir (Kurfalı-Kahve işletmecisi): DTP’nin kapatılması TC’ye karşı olan bütün güçlerin tasfiyesi anlamına geliyor. Aynı zamanda parti kapatma Kürtlere karşı devletin bir oyunudur. Neyin açılımı? Anayasal bir düzenleme yok. Nasıl entegrasyonu sağlayacaksın belli değil. Eğer hükümet ve devletin kurumları samimi iseler halkın önüne bir program koyarlar. Kaldı ki gerek devletin resmi temsilcileri, gerekse hükümet yetkilileri, DTP’li vekillerin elini bile sıkmadılar. Konuşmadılar, konuşmalarını engellediler. Halka kurşun sıkanlar serbest. Polise taş atanlar 15 yıl, 24 yıl ceza alıyor. Bu nasıl bir açılım? Umudum vardı. Ama son düşmanlıklarla umut kalmadı. Tokat olayı olmasaydı daha iyi olurdu.
Malik Yumak (Pazarcı): Bu hükümet bizi birbirimize düşman etti. Ben Kurfalı Salı Pazarı’nın altında oturuyorum. Karadenizliyim. Ama Kürtlerle de içli dışlıyım. Son zamanlarda bana bile ta Gebze ve Körfez’den Karadenizli MHP’li ülkücü reisler geldi. Kürt kahvelerine saldırmamızı, hatta vurmamızı istediler. Ben Kürtlerden bir zarar görmedim ki. Mahallede haraç çeteleri, alkol ve uyuşturucu bağımlısı, vurucu kırıcı tiplerden tim oluşturdular. Olmadı, Kürtlerin evlerine zorla bayrak astılar. Kızlarına, eşlerine ağza alınmayacak küfürler ettiler. Hak ve Eşitlik Partisi üyesi emekli istihbaratçılar fink atıyor. Benim evime geldiler. Namusuma imanıma. Pamukoğlu’nun selamı var dediler.
Ensar Sarı (Kurfalı, Cumhuriyet Mahallesi-İşçi ): Ben Gebze Organize Sanayi’de çalışıyorum. Servisle gelip giderken bile birdenbire Kürt düşmanlığına tanık oldum. Kanım dondu. İşçi arkadaşlar böyle şeyler hiç konuşmazlardı. Hep bu açılımla oldu. Ortada bir açılım da yok. Bizim bir yakınımız siyasi polis. Bana bir gün telefon etti. Kürtlerle oturma, dedi. Başın ağrır, dedi. Yakında onların anasını belleyeceğiz, dedi. Dondum kaldım. Bana; ÜGD’ye, MHP’ye ve Pamukoğlu’nun partisine git gel, dedi. Ogün Samastlar çoğalacak, dedi. Bu çok yanlış. Kürtler bizim kardeşimiz.
‘KULAKLARINDAN
TESPİH YAPACAĞIZ’
Rahmi Sunak (Erzincan Mahallesi-Mobilya ustası): Ben ne Kürdüm ne Türküm ne de Laz. Ben Makedonya’dan göç etmiş bir Boşnağım. Erzincan Mahallesi’nde 27 senedir oturuyorum. Alevi ve Kürtlerle hep yedim içtim. Hiçbir zaman bu kadar Kürt düşmanlığı görmedim. Diyarbakır Silvan ve Merkez Pirinçli Jandarma Karakolu’nda görev yapmış bir arkadaşım var. Emekli askeri istihbaratçı. İsmini söyleyemem. Bu son 10 günde bana, “Kürtlerin kulaklarından tespih yapacağım” dedi. Şaşırdım, niye dedim. “Onlar Apo’nun dölü, Ermeni dölü” dedi. Sen niye karışıyorsun, dedim. O bana, “Kartal’da Kürtler, solcular azdı, onları hizaya getirmek için ben yine istihbaratçılık yapıyorum. TİT onların hakkından gelir” dedi. Meğer bu arkadaşım Yakacık Ülkü Ocaklarına da gidip geliyormuş. Meğer Diyarbakır’da öldürdükleri PKK’lilerin kulaklarını da kesmiş. Bu insanlıkla açıklanamaz. Çok korkuyorum. AKP bu açılımı düşmanlık için yaptı.
Hasan Zeytinli (Erzincan Mahallesi-İşsiz): Ben Kürt Alevisiyim. Geçen gün Kartal sahilde liseli öğrencilere takım elbiseli Rahmanlar’da oturan ÜGD’de reislik yapan biri tarafından eylem yaptırıldığına tanık oldum. Bunu şahsen tanırım. İsmi Kürşat, belki de takma addır. Öğrencilikle alakası yok. Polis ve ülkücü hocaların kışkırtması ile Kartal merkezdeki ilericilere ve Kürtlere gözdağı vermek istedi. Biraz başarılı da oldu. Çay bahçelerindekiler tedirgin oldu. ÜGD’nin, MHP’nin ışıkları sabaha kadar yanıyor son zamanlarda. Polis ekipleri mahallede cirit atıyor. Serserileri toplayıp sigara, biraz para verip Kürt gençlerine saldırtıyorlar. Bilmediğiniz 20 tane olay oldu burada.
Mevlüt Karadayı (Soğanlık-Emekli işçi): Soğanlık kışkırtmalara en açık yer. Ben Apo için yapılan eylemleri de, DTP’nin eylemlerini de, Kürt düşmanlığı için yapılan kışkırtmaları da tasvip etmiyorum. Kardeşiz. Benim gelinim Kürt. Siirtli. Ben Gümüşhaneliyim. Nasıl düşman olacağız? İnan benim bildiğim hemşehrim polisler var. Kürtlerin kanını içseler doymazlar. Son zamanlarda da Soğanlık ÜGD ve Pamukoğlu’nun partisinde geriye kalan mesailerini harcıyorlar. Niye, Kartal solun kalesi diye. Düşmanlık biraz devam etsin DTP’lilere, Kürtlere ait tüm kahveleri yakarlar. Bundan eminim. Çok tetikçi var. 100 TL için adam öldürürler. Artık kan dursun, kimse ölmesin istiyorum.
KÜRT DÜŞMANLIĞI
KÖRÜKLENİYOR
Soner Volkan (Emekli maliyeci): Açılım ve DTP’nin kapatılmasından sonra özellikle Belediye Siteleri Blokları’nda Türk Solu ve TİT’in ortak dağıttığı bildiriler var. Bildiriler Kürtlere her türlü saldırıyı reva görüyor. Kürtlerin işgalci olduğunu ve vurulmalarını söylüyorlar. Alıp okuyanlar çok korkuyor. Uğur Mumcu’da her ırktan insan var. Bunu nasıl söylerler? Polis devriyeleri bile ayrımcılık yapıyor. Ben Konyalıyım, bana geç diyor, inşaatta çalışan Vanlı Kürt arkadaşıma sen dur diyor. Ne oldu abi deyince de tekme tokat yiyor. İşte ayrımcılık da bu bölücülük de bu. Niye Kürt işgalci olsun? TEKEL’i satan işgalci. TEKEL işçilerine reva görülen Kürde de reva görülüyor. Kürt de gaz bombası biber gazı yiyor, TEKEL işçisi de yiyor. Türk Solu ile TİT bizi birbirimize karşı kışkırtıyor. Biz bu oyuna gelmeyeceğiz.
Halis Mirzaoğlu (Kurfalı-Emekli): Kürt halkına siyasi bir zemin tanınmıyor. Karşılıklı ölümlerin olmasını istemiyorum. AKP’nin açılımına başında da sonunda da inanmadık. Kürt halkının temsilcilerini tasfiye etmek istiyorlar. DTP’nin kapatılması bunun örneğidir. Açılımın içi boş ve küflüdür. İnsanım diyen bunlara inanmaz. ABD’nin talimatıyla hareket ediyor hükümet. Düşmanlık tohumları ekilmek ve iç savaş çıkarılmak isteniyor. CHP ve MHP bunu istiyor. Biz kardeşliği güçlendireceğiz.
Melek Odabaşı (Ev hanımı): Yakacık pazarından geliyorum. İnsanlar tedirgin. MHP’liler bildiri dağıtmış. DTP’lileri vuracağız diye. Uğur Mumcu’da da dağıtılmış. Benim kocam Karadenizli, ben Siirt’in Arap Kürtlerindenim. Şimdi kocamla nasıl birbirimizi öldüremezsek Kürtleri de kimse öldüremez. Kurt dumanlı günü severmiş. Bu düşmanlığı devlet körüklüyor. Silah sıkanların belini sıvarsan böyle olur işte. Ben açılımın sürmesini istiyorum. Kimse korkmasın, Kürtler fazla bir şey istemezler. Olmadık insanlar evine bayrak astı. Kimisi de korkudan. Mahallede MHP’liler cirit atıyor. Bilerek Kartal’ı karıştırmak istiyorlar. Bu oyuna gelmez insanlar inşallah. (İSTANBUL)
Haşim Demir
ÖNCEKİ HABER

Çanakkale Emek Gençliği 5. Konferansı

SONRAKİ HABER

Bodrum'da makilik alanda yangın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa