25 Aralık 2009 00:00

AKP ‘açılım’a devam ediyor!

BDP’li belediye başkanları ve siyasetçilere yönelik dün sabah 05.00 saatlerinden itibaren birçok ilde eş zamanlı olarak başlatılan gözaltı operasyonuna bir çok kesimden büyük tepki geldi.

Paylaş

BDP’li belediye başkanları ve siyasetçilere yönelik dün sabah 05.00 saatlerinden itibaren birçok ilde eş zamanlı olarak başlatılan gözaltı operasyonuna bir çok kesimden büyük tepki geldi.
Yaşananlara ilişkin açıklamalar yapan siyasi partiler, sendikalar, aydınlar, operasyonun ‘açılımın’ samimiyetsizliğini daha açık biçimde ortaya çıkardığını belirttiler. Yapılan açıklamalarda provokatif olarak nitelenen operasyonun amacının, Kürtlerin siyasi gücünü tasfiye etmek olduğu dile getirildi.
ORAL ÇALIŞLAR: MUHATAP KİM OLACAK
Gerçekten Kürt açılımında başarı sağlanmak isteniyorsa bunun tam tersinin yapılması gerekiyor. Yani legal alanın daha da genişletilmesi, yasal alanda mücadele eden, toplumun da desteğini alan, siyaset yapan insanlara daha geniş olanaklar tanınması gerekirken, maalesef tersi yapılıyor. Kürtlerin yasal alandaki temsilcilerini ortadan kaldırırsanız, hapse atarsanız, onların partilerini kapatırsanız, belediye başkanlarını tutuklarsanız, bu sorunu kimi muhatap alarak çözeceksiniz? Siyaset alanında Kürtleri yok ederek nasıl bir açılım gerçekleştirilecek, bunu anlamak mümkün değil.
AYHAN BİLGEN: ÇÖZÜME TEHDİT
Baskı ve cezalandırmanın sorunun siyasal çözümüne yönelik en ciddi tehdit olduğunu herkesin görmesi gerekiyor. Uzun bir süredir açılımın stratejik ayağı olarak KCK operasyonunu tanımlayan güvenlik uzmanlarının sözleri ne yazık ki haklı çıktı. Bunun siyasal sorumluluğu sadece yargı ve güvenlik birimlerine ait değil, bu süreç devam ettiği müddetçe Türkiye’de birlikte yaşama ve sorunların demokratik çerçevede çözülme imkanı gittikçe daralacaktır.
EŞBER YAĞMURDERELİ: PROVOKATİF GİRİŞİM
Bu operasyonlar hükümetin ‘Demokratik Açılım’ dediği adımlarının samimiyetsizliğini ortaya çıkarıyor. Bu nedenle Türkiye kendi demokrasisini kazanmak istiyorsa, kendi geleceğini iyi bir yola koymak istiyorsa, bu tür provokatif girişimlerden uzak durmalıdır. Böylesi provokatif girişimler sorunları derinleştirmekten öteye gitmez.
AYDIN ÇUBUKÇU: AMAÇ BÖLMEK
Bir pazarlık imkanını elde tutmak isteyen hükümetin böyle bir yöne saptığını düşünüyorum. Bütün mesele, talepleri mümkün olduğu kadar geriye çekmek. Kürt siyasi hareketini sindirmek, bölmek ve parçalamaktır. Bunlar baştan beri olan şeyler. Fakat bu son operasyon bu yönde ısrarlı olacaklarının işaretidir.
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ: AMAÇ İRADEYİ KIRMAK
Bu operasyon açılım kapsamında halkın temsilcilerinin iradesini kırmak, halkın temsilcileri aracılığıyla kendini ifade etmesinin yolunu kesmek, böylece inisiyatifi hükümete bırakmak konusunda girişilmiş çabalardan biri. Kovuşturulacak bir suç olduğuna, yasa ihlali olduğuna dair inandırıcı bir kanıt yok ortada.
ALTAN TAN: DEMOKRASİYİ SABOTAJ
Bu operasyon demokratik kanalları sabote operasyonudur. Hükümet ne yapmak istiyor? Sayın Başbakan’ın olan biteni topluma anlatması lazım. Meclis’e dönme kararından 2 gün sonra belediye başkanlarının gözaltına alınmasının anlamı nedir? Demokratik yolları kapatma, sokakları şiddete boğmak bir işe yaramaz.
PROF. FİKRET BAŞKAYA: TASFİYEYE DEVAM
Kürt sorununu çözmek gibi bir problemleri yok. PKK’yi tasfiye ederek kaldıkları yerden devam etmek istiyorlar. Bütün dertleri budur. Operasyonun özellikle belediyelere yapılmış olması manidardır. Orada sınırlı bir yerel iktidar durumu var, onu bile hazmedemiyorlar.
PROF. DOĞU ERGİL: SİYASET Mİ ÇATIŞMA MI?
Türkiye’deki yönetim de, güvenlik bürokrasisi de, siyasi partiler de ve hatta halkımızın büyük çoğunluğu da şunu düşünmeli: Sürekli olarak bir çatışma, kan ve gözyaşı hali mi yaşanacaktır, yoksa çözümler siyasal zeminde mi bulunacaktır? Seçim açıktır, ya kavga gürültü ya da siyasetin bilindik yolları. Bu nedenle bu dönemde, hem de barış ve demokratik açılım zamanı diye ilan ettiğimiz bu dönemde bu tutuklamaların yararından fazla zararı olduğunu düşünüyorum.
RAGIP DURAN: SİYASET HUKUKTAN AĞIR BASTI
Gözaltılar, hukuk çerçevesinde değerlendirilemiyorsa, siyasi olarak ele alınmalı. Açılımın yeni bir aşaması mı acaba? Yoksa Ankara’nın, belki de AKP Hükümeti’nin DTP’nin TBMM’de kalmasına bir yanıt mı? Kürt siyasi hareketini olduğu gibi yasal alanın dışına çıkarma operasyonu mu? Sorunun yanıtı ne olursa olsun, siyasetin hukuktan ağır bastığı bir ülkede insanlar kendilerini güvende hissedemiyorsa, vahim bir sorun var demektir.
(HABER MERKEZİ)

SENDİKA VE ODALARDAN TEPKİ

KESK: KESK adına bir açıklama yapan Genel Sekreter Emirali Şimşek, operasyonun, Demokratik Açılım diye adlandırılan sürecin esas olarak da bir tasfiye süreci olduğunu da açığa çıkardığını belirtti. Şimşek, “Amaç Kürtleri siyaset dışına itmektir” dedi.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise “Bu ülkenin temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun çözümü baskı ve yıldırma politikalarıyla değil demokrasinin gereklerini yerine getirip, halkın taleplerini dikkate almakla olmalıdır” dedi.
DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün de operasyonu kınayarak, “Eğer bir yargılama durumu varsa da bunun çağdaş yolları var. Bu şekilde hasmane bir şekilde alelacele, itip kakarak insanları toplamak ve gözaltına almak, yıldırma süreçlerini andırıyor. Bu yanlıştan derhal dönülmesini istiyoruz” dedi. (ANKARA)
ÖNCEKİ HABER

TÜZEL: AMAÇ SİNDİRME VE TASFİYE

SONRAKİ HABER

Un çuvalı taşıyan Suriyeli elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa