25 Aralık 2009 00:00

BAŞYAZI

Ergenekon bağlantılı darbe hazırlığı girişimleri, “derin” nedenli asker intiharları...

Paylaş

Ergenekon bağlantılı darbe hazırlığı girişimleri, “derin” nedenli asker intiharları, telekulak skandalları, devletin istihbarat örgütlerinin arasındaki istihbarat savaşına dönüşen çekişmeler, emniyetin en üst makamlarından dolandırıcılıkla, mafyayla bağlantılı isimlerin ortaya çıkması, hayır kurumlarının milyonluk kurban yolsuzluğu…kesmemiş olmalı ki,”Arınç’a suikast” iddiasını gündemin başına yerleştirmeye kalktılar.
Ankara’da iki otomobilin saatlerce “büyük bir gizlik içinde” ama her nasıl oluyorsa TV kameraları eşliğinde aranmasıyla başlayıp, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “Bana suikast yapacaklarmış” demesiyle devam eden tartışma, gündemin ön sırasındaki yerini koruyor.
Ancak emniyet, hükümet, MİT, Genelkurmay ve herhalde devletin her türden istihbarat biriminin “üstün gayretine rağmen” bu olaya açıklık getirecek şu iki basit sorunun yanıtı verilmemektedir:
1-) Arınç’a gerçekten suikast söz konusu mudur?
2-) Bu iki subay neden serbest bırakılmıştır?
Ankara’da, iki subaya ait arabalar, toplumda da “Yine neler oluyor?” merakını kışkırtacak biçimde aranmıştır. Arınç ve hükümet cenahından bu gizemli havayı derinleştiren “açıklama” ve “açıklamamaları” daha da merak artırıcı olmuştur. Bu arada emniyet, malum yollarla basına “bilgi sızdırmaya” da girişmiş; yakalanan iki subaydan birinin üstündeki notu tam yutarken, polisin notu ağızdan çıkarttırdığı, notta Arınç’ın evinin adresinin bulunduğu, subayların evinde Arınç ve birçok AKP’linin ev krokilerinin ve kişisel bilgilerinin olduğu gibi “bilgileri” ortalığa saçmıştır.
Bu arada iki subay mahkemeye bile çıkarılmadan salıverilmiştir. Önceki gün ise bir açıklama da, günlerdir sessizliğini koruyan Genelkurmay’dan gelmiş; iki subayın “köstebek” olduğundan şüphelenilen bir kişiyi izledikleri, o yüzden o bölgede oldukları öne sürülmüştür. Böylece Genelkurmay’ın, “olaya açıklık getirme” iddiasıyla yaptığı açıklama, bu bilgi saptırma ve toplumu yanlış bilgilerle yönlendirme girişimlerine “tüy dikmiş”tir!
Bütün bu “açıklamalar” ve “bilgi sızdırmalar”dan sonra; gerçeğe, olayın ilk ortaya atıldığından daha yakın olduğumuz söylenemez. Hatta her şey daha da karmaşık hale getirilmiştir. Zaten bunun için de basında, “Arınç’a suikast ortaya çıkarılmıştır” diyenlerle, “Böyle bir şey yokmuş” diyenler arasında ikiye bölünme aynen devam etmektedir.
Şimdi gerçeğin az çok anlaşılması için şu sorulara yanıt verilmesi gerekmektedir:
1-) Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakan yardımcısına suikast hazırlığı varsa ve basına sızdırılan belge ve bilgiler varsa, bu iki subay nasıl serbest bırakılmıştır; kim, hangi kuvvet serbest bıraktırmıştır?
2-) Eğer Genelkurmay’ın açıklaması doğruysa, o subayların evlerinde o krokiler ne aramaktadır?
3-) Bilgi ve belgeler doğru değilse, bunları kimler, hangi niyetle uydurmuşladır?
Ama biliyoruz ki, olayın iki tarafı da bu sorulara açık bir yanıt verilememesi için ellerinden geleni yapacak, “bulanık sularda balık avlamaya” devam etmeyi tercih edeceklerdir.
Ama bu gelişmenin toplamı için şunu söyleyebiliriz ki; olanlar kimi basın organlarında denildiği gibi, “istihbarat savaşı” değil “iktidar savaşı”dır. Devletin üst katlarındaki iktidar çatışması bütün “pis yöntemlerle” sürdürülmektedir ve toplumu dezenformasyonla bu çatışmanın tarafı yapmak isteyenler, toplumu kendi iktidar mücadelelerinin kurbanı da yapmak için ellerinden geleni esirgememektedirler. İki taraf da özel savaş yöntemlerinin her türünü kullanmayı mubah saymaktadır.
Kısacası olup bitenler, yalan haber ve yönlendirmelerden arındırdığımızda görülüyor ki; “Arınç’a bir suikast hazırlığı ihtimali yok” denecek düzeydedir. Bu ihtimal, en azından Genelkurmay açıklamasının doğruları ifade ettiği kadar gerçektir.
Bütün bu olanlardan sonra tek gerçek, “iki taraflı olarak topluma karşı bir suikast yapıldığı”dır. Toplumun gerçekleri bilmesini önlemek, halka casus öyküleri çekiciliğinde sunulan “yarı uydurma senaryolar” arasındaki git-gellerde alabora etmek için her yol ve yönteme başvurulmaktadır.
İHSAN ÇARALAN
ÖNCEKİ HABER

Cüzzam hastanesi kapatıldı

SONRAKİ HABER

Nurettin Canikli, Rabia Naz’ın babası hakkında suç duyurusunda bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa