Cüzzam hastanesi kapatıldı

Cüzzam hastanesi kapatıldı

AKP Hükümeti, alanında en önemli hastaneleri birer birer kapatmaya devam ediyor. Cüzzam hastalarının bütünlüklü hizmet aldığı tek hastane olan Lepra (cüzzam) Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi...


AKP Hükümeti, alanında en önemli hastaneleri birer birer kapatmaya devam ediyor. Cüzzam hastalarının bütünlüklü hizmet aldığı tek hastane olan Lepra (cüzzam) Deri ve Zührevi Hastalıkları Hastanesi kapatılarak, Dr. Sadi Konuk Eğitim Hastanesi’ne bağlı bir klinik haline getirildi.
Prof. Dr. Türkan Saylan tarafından kurulan ve Uluslararası sağlık kuruluşları tarafından bile referans hastane olarak gösterilen Lepra Hastanesi’nin kapatılmasını hastalar “bizi çöpe atmak demek” diyerek isyan ettiler. “Çocuklarımız bile bize yaklaşmıyor, ilgi gördüğümüz tek yer burası” diyen hastalar zor durumda.
EN YOKSULLARIN HASTALIĞI
Hastanelerin birleştirilerek özerkleştirilmesi ve özelleştirilmesini içiren Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısı Meclis’te bekliyor. Ancak yasa Meclis’ten geçmeden uygulamaları başladı. Bir çok hastane kapatılarak başka hastanelere bağlandı. Beykoz Devlet Hastanesi, Heybeli Ada Senatoryumu, Beykoz Çocuk Göğüs Hastalıkları Hastanesi, Validebağ Öğretmenler Hastanesi’nin ardından sıra cüzzam hastanesine geldi.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne bağlı 28. servis 1981 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan tarafından özel dal hastanesine çevirildi ve Lepra Deri ve Zühveri Hastalıklar Hastanesi kurulmuş oldu. Türkay Saylan 2002 yılında emekli olana kadar bu hastanenin başhekimliğini de üstlendi. Sağlık Bakanlığı ise bir çok sağlık çalışanının emekleriyle dünyaya örnek haline getirilen bu hastaneyi 21 Aralık günü kapatarak “cildiye kliniği” haline getirdi. Lepra Hastanesi’nde 2500 hastanın tedavisinin sürüyor. Yatak doluluk oranı yüzde 58 ile yüzde 70 arasında.
HASTANEDE EYLEM
Yoksulların hastalığı olan cüzzam hastalığı ile ilgili bu en önemli hastanenin kapatılması sağlık çalışanları ve hastalar tarafından tepki gördü.
SES Bakırköy Şubesi, İstanbul Tabip Odası, ÇYDD ve Cüzzam Savaş Derneği de dün hastane önünde basın açıklaması yaptı. Ortak açıklamayı okuyan SES Bakırköy Şube Başkanı Leyla Üzüm, “Gün geçmiyor ki hükümetin bir olumsuzluğu ile karşılaşmayalım. Lepra hastalarının yaşamlarının sonuna kadar hak ettikleri çok yanlı bakımı alabilmelerinin engelleneceği muştusu hepimizi üzmüştür” dedi.
Hastanenin çalışmalarının başka ülkelerde kullanılmak üzere örnek alındığını hatırlatan Üzüm, “Bakanlık verilerine göre 2500 ilaçla tedavisi bitmiş ama diğer sağlık sorunları ve rehabilitasyonu devam eden hasta bulunmaktadır. Eski hastalar yanında yeni vakalar da tespit edilmeye devam edilmektedir. Yani cüzzamla mücadele bitmez, eğer siz bu hizmeti keserseniz başa dönmeniz kaçınılmazdır” dedi.
KAPATMAYIN GELİŞTİRİN
Üzüm sözlerine şöyle devam etti: “Yetkililerin dediği gibi yatak doluluk olanı yüzde 31 değildir. Yüzde 58 ile yüzde 70 civarındadır. Yeni vakaların tedavisi ve eski hastaların takip ve gereksinimlerinin sağlanması için bu hastanenin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu kurumda hastaların ayaklarına özel üretim yapan ayakkabı atölyesi, özel bir diş ünitesi bulunmakta; kol ve bacakları için protezler sağlanmaktır. Bunun diğer sağlık kuruluşlarında sağlanması mümkün değildir. Şimdi soruyoruz: bu hastaneyi niçin kapatıyorsunuz, kâr etmediği için mi, cüzzamlı hastalardan para alamayacağınız için mi? Biliyoruz ki bütün bu uygulamaların gerçek nedeni ‘paran kadar sağlık’ politikalarıdır. Paran yoksa öl denmektedir.
Sağlık Bakanlığı’ndan, hastanenin var olan kimliği içinde, çalışanlarının bilgi ve tecrübesinden yararlanılarak gerekli iyileştirilmelerin yapılmasını istiyoruz. Aksi bir uygulamaya geçilmesi hastanenin kapatılması olarak değerlendirilecektir” dedi. İTO ve ÇYDD yöneticilerinin konuşma yaptığı eyleme çok sayıda hasta ve hasta yakını da katıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

BİZİ ÇÖPE ATIN DAHA İYİ!
Halil Taşdemir: Ben 45 senedir lepra hastasıyım ellerimin parmaklarının kemikleri döküldü. Hangi hastaneye gitsem kendi hastanene git diyor. Burası bize sahip çıkıyor. Sayın Türkan hocamızın sayesinde kurtulduk. Bize öyle bir hastane yapsınlar ki eskisinden daha iyi olsun. Hükümetimiz bizi dışarı atmasın.
Şehriban Erdoğan: 21 senedir gelip gidiyorum. Ben buranın hastasıyım, burası bizim evimizdir, yıllardır burada kalıyoruz burası kapanmasın. Çocuklarımızı okuturlar, yol paramızı bile verirler, her ihtiyacımızı karşılıyorlar. Lütfen burası kapanmasın.
Yeter Kaya: Türkan Saylan bize hem analık yaptı hem babalık yaptı. Ben Tunceliliyim, Dersimli yani. Karda parmaklarım donmuştu, kangrene çevrildi. Parmaklarımı kesti hoca, bana çok iyi baktı. Çapa’da yattım, sonra burada yaptım. Burayı kapatacaklarına bizi toplasınlar Boğaz Köprüsü’nden atsınlar daha iyi!
Cennet Birgül: Ben buraya 15 yaşında geldim. O zamandır gelip gidiyorum. Bir ay yatıyorum, iki ay yatıyorum. Kapanmasın diyoruz. Başka yerde bize bakmıyorlar. Başka yere gitsek, buraya gönderiyorlar, sizin hastaneniz orası diyorlar. Bu hastane olmazsa bizi çöpe atarlar. Çoluğum çocuğum böyle bakamaz bana.
www.evrensel.net