‘Paran yoksa öl diyorlar’

‘Paran yoksa öl diyorlar’

BÜTÇE tartışmaları sürerken her dönem olduğu gibi yine eğitime , sağlığa, yani insanın en temel ihtiyaçlarına ayrılan pay savaşa ayrılan payın yanında çok komik bir rakam olarak duruyor.


BÜTÇE tartışmaları sürerken her dönem olduğu gibi yine eğitime , sağlığa, yani insanın en temel ihtiyaçlarına ayrılan pay savaşa ayrılan payın yanında çok komik bir rakam olarak duruyor. Kiranın 300-400 TL olduğu, elektrik, su, doğalgaz harcamalarının 150-200 TL, açlık sınırının 843 TL olduğu bir ülkede asgari ücretin 546 olarak düşünülmesi durumun trajikomik yanını gösteriyor.
Tam da böylesi bir dönemde sanatçı Murat Göğebakan çıkıp televizyonlara “Bu kadar çok param olmasaydı kanserden kurtulamazdım” diyor. Biz de asgari ücretle geçinmeye çalışan halkımıza ve akademisyenlere bu durumu sorduk. Konuştuğumuz Tıp Fakültesi Öğretim Görevlisi Pof. Dr. M. Nejat Gacar, asgari ücretin 546 TL olduğu bir ülkede olması gerekenin sosyal devletin gereği olan sosyal güvenliğin çalışması olduğuna dikkat çekerek ülkenin büyük bir garabetin içinde olduğunu belirtti. Kanser ilaçlarının çok pahalı olduğunu ve bu ücretle bu ilaçların alınamayacağını vurgulayan Gacar; “İnsanlar kendi imkanlarıyla tedavi olmanın yollarını arıyor. Sağlığa eğitime ayrılan bütçe çok az. Savaşa ayrılan para insanlara elbette kan olarak yaşam vermeli. Ancak ülkemiz tamamen altüst olduğu için bunlar hayata geçirilemiyor” diye konuştu.
‘ZENGİN YAŞASIN FAKİR ÖLSÜN’
Hastane önündeki hastalarla ve hasta yakınları ise sağlığın paralı hale gelmesinden yakınarak paran kadar hizmet anlayışının gittikçe kanıksanır hale geldiğini belirttiler.
“Zenginler yaşasın fakirler ölsün politikası yürütülüyor şu anda” diyen Önder Alak malulen emekli olduğunu ve 600 TL para aldığını söyledi. Evinin kira olduğunu ve hangi birine yetişeceğini şaşırdığını söyleyen Alak “Dört aydır tedavi göremiyorum. Yani diyorlar ki engelliysen öl”diye konuştu.
‘ÖLMÜYORUZ AMA SÜRÜNÜYORUZ’
Hasta yakını Gül Sezer ise “Devlet bize bu parayı veriyor daha sonra ilaç parası olarak geri alıyor” diyerek, bu parayla yaşamanın mümkün olmadığını belirtti. Kızının lösemi hastası olduğunu söyleyen, Nazlı Alper ise; eşinin memur olduğunu söyleyerek yurt dışındaki akrabalarından para istemek zorunda olduklarını belirtti. Bu paranın yetmediğini söyleyen Alper, “Bu parayla ölmüyoruz belki ama sürünüyoruz” dedi.
Son olarak konuştuğumuz Aynur Yurtsever de çok zor durumda olduğunu söyleyerek “Böyle giderse bu ülke batar. Biz bu devletten çok şey bekliyoruz ama hiç biri gerçekleşmiyor, yani paran varsa hastanelerden yararlanabiliyorsun yoksa hiçbir şey olmuyor’ dedi.
(Kocaeli/EVRENSEL)
Ayşegül Sağlam - Vedat Yalvaç
www.evrensel.net