28 Aralık 2009 00:00

Yetim hakkını kimler yiyor!

Bir yanda onlarca yıl üreterek kazanan TEKEL işçileri, diğer yanda milyonluk yolsuzluk dosyaları. Ama Başbakan Erdoğan’a göre yetim hakkı yiyen işçiler.

Paylaş

TEKEL işçileri, erken saatlerden itibaren Türk-İş önündeki “nöbet”lerini sürdürdüler. İşçilerin sabah çorbası bu kez Divriği Kültür Derneği’nden geldi. Dernek yönetici ve üyeleri, işçilere çorba ve ekmeklerini dağıttılar.
Türk-İş önündeki bekleyişlerine ilişkin rakamı “13” olarak değiştiren işçiler, halaylarla coştu, sloganlarla kararlılıklarını dile getirdiler. İşçiler bir yandan da kendi aralarında, bugün yapılacak eylemi ve sonrasında ne yapacaklarını, Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun çarşamba günü yapılacak toplantısını da konuştular. Gerginlik ya da saldırı anları dışında kendilerinden bahsetmeyen “büyük” medyadan yakınan işçiler, Hayat Televizyonu ve Evrensel gazetesine ilk günden beri yanlarında olduğu için teşekkür ettiler.
Çektiği halayla çevredekilerin alkışlarını toplayan Batman Yaprak Tütün İşletmesi’nden Cemal Çıdam, 3 çocuk babası olduğunu ve annesiyle birlikte altı kişiye bakmak zorunda olduğunu söyledi. Çıdam’ın, “Biz ekmeğimizin peşindeyiz, almadan da gitmeyeceğiz. Dünyalar duysun: Ölmek var dönmek yok” sözleri, arkadaşları tarafından alkışlarla karşılandı. 12 yıllık işçi olduğunu, şimdi 600 liraya mahkum edilmek istendiğini belirten Çıdam, 300 lira ev kirası verdiğini de hatırlatarak, “Çocuklarımı mı okutacağım, aileme mi bakacağım, kendimi mi besleyeceğim bu parayla?” dedi.
EVİMİZ BURASI OLDU
Yine Batman Yaprak Tütün İşletmesi’nden Ferzande Yaşatan, dört çocuk babası olduğunu ve 13 gündür onları göremediğini belirterek, gazetemiz aracılığıyla çocuklarına selamlarını iletti. En küçük çocuğunun dört yaşında olduğunu ifade eden Yaşatan, “Dört yaşındaki çocuğum beni şu anda askerde biliyor. Muhammet Sefa adı. Onu çok seviyorum. Hakkımızı almadan ölmek var, geri dönmek yok” diye konuştu.
Elindeki limonu başka bir kadın arkadaşına uzatan Emine Çezik, “Limon bizim simgemiz oldu” dedi. Gaz bombalarını kastederek, “Herhangi bir kazaya karşı hep yanımızda bulundurmak zorunda kalıyoruz” diyen Çezik, İzmir Balatçık’tan gelmiş. 20 yıllık işçi olan Çezik, iki çocuğunu bırakıp geldiğini belirterek, “Geçen hafta evim yanmış, ona bile gidip bakamadım. Artık evimiz burası oldu” diye konuştu.
KARDEŞ GİBİ PAYLAŞTIK
Egeli olduğunu ve halay çekmesini burada öğrendiğini anlatan Çezik, kararlılığını şu sözlerle ifade etti: “Çerkez arkadaşlarla Çerkezceyi bile öğrendim. Çoğu şeyi kardeş gibi paylaştık. Başbakanımız bizi parçalamaya çalışıyor. Ama şu gün şurdaysak, bunu biz birlikte verdiğimiz ekmek kavgasıyla başardık. Yıkılmayacağız, çoluğumuza çocuğumuza ekmek götürmek için sonuna kadar buradayız.”
TKP’DEN DESTEK
TKP de önceki gün akşam saatlerinde Sakarya Caddesi’nde TEKEL işçileriyle dayanışma eylemi yaptı. TKP Genel Başkanı Erkan Baş TEKEL işçilerinin mücadelesinin bir kıvılcım olduğunu ve bunu büyütmek gerektiğini söyledi. (Ankara/EVRENSEL)

AKP DÖNEMİNDEKİ YOLSUZLUKLAR
* Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu, Gümrük Vergisi yüzde 70’e çıkmadan hemen önce, 4 bin ton çerezlik mısır ithal ediyor. Ve ithalden sonra, Gümrük Vergisi miktarı yükseltiliyor.
Oğul Unakıtan, pastörize yumurta ithalatı işine de giriyor. Şirketine önce 2.5 milyon lira teşvik belgesi veriliyor. İşe başlamadan önce pastörize yumurtada KDV oranları yüzde 18’den yüzde 8’e iniyor.
* TCDD’den 10 istasyon yenileme ihalesi AKP Kadın Kolları MKYK Üyesi Emine Alioğlu’na veriliyor. Bu AKP’li müteahhit hanım, aynı zamanda yeşil kart sahibi. Önce devletten yeşil kartı alıyor, sonra da 10 istasyon yenileme ihalesini alıyor.
* TCDD İzmir Limanı, 15 yıllığına Reha Denizcilik adlı şirkete (toplam 2 milyar 100 milyon dolarlık iş) ihalesiz olarak bir sözleşmeyle verildi. Reha Denizcilik, sözleşme tarihinden sadece bir hafta önce kuruldu. Bu ballı işi ihalesiz alan şirketin büyük hisseli ortaklarından biri, AKP’nin Bakırköy İlçe Başkanlığı’nı yapmış olan Rahmi Genç.
* Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Ceylan Grubu’ndan banka borcuna karşılık, 52 milyon dolara Antalya’daki Deluxe Resort Otel’i aldı, karşılığında da Ceylan Grubu’nun 52 milyon dolarlık borcu silindi. Devletin 52 milyon dolara aldığı otel, bir süre sonra 25 milyon dolara AKP yandaşı bir şirkete satıldı.
* Gerçek değeri 51 milyon dolar olan Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası, 1.1 milyon dolara Albayraklar’a satıldı.
* Gemlik Gübre Sanayii AŞ, 83.1 milyon dolara özelleştirildi. Oysa bu fabrikanın sadece arsası, içindeki 154 lojmanla birlikte 120 milyon dolar ediyordu.
* 3 milyon 751 bin dolara özelleştirilen Sümerbank’ın arsasının sadece bir bölümü 13 milyon 750 bin dolara satıldı.
* Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım, Almanya’daki Santour GmbH firmasından aldığı 200 bin avro ile İtalya’da bir gemi satın aldı. Binali Yıldırım, milletvekili olmadan önce bu firmanın genel müdürüydü. Türkiye Denizcilik İşletmesi’ne ait bir gemi ihalesiz olarak, Santour GmbH firmasına kiralandı.
* AKP Hükümeti, yasalara aykırı olarak İsrailli iş adamına 6 ayda 755 milyon dolar kazandırdı. TÜPRAŞ’ın yüzde 14.76’lık hissesi, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıklarla, yasadışı olarak İsrailli iş adamı Ofer’e 446 milyon dolara satıldı. Ancak 6 ay sonra TÜPRAŞ’ın yüzde 51’lik hissesi ihaleyle satıldığında, gerçek fiyatın bu rakamın çok üstünde olduğu anlaşıldı.
* AKP Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin’in de adının karıştığı Hatay’daki yolsuzluklar zinciri, halk tarafından ‘ALİ DİBO’ düzeni olarak adlandırılıyor. Yolsuzluğu ortaya çıkaransa bir başka AKP milletvekili. AKP Grup Başkan Vekili Sadullah Ergin’in kendi el yazısıyla, ihalelerin AKP’lilerce nasıl paylaşıldığı belgeleriyle ortaya kondu.

BUGÜN TEKEL YARIN ŞEKER
Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, tarımda 2009 yılını değerlendirdi. Tütün Kanunu’nun çıkarılması ile tütün üretiminin tasfiye edildiğini, sigara sanayisinin dışa bağımlı hale getirildiğini ve yerli tütün işletmelerinin kapatıldığını hatırlatan Yetkin, Şeker Kanunu’nun yol açtığı benzer sorunların şeker pancarı üretiminde de yaşandığını belirtti. Yetkin, “Şeker fabrikalarının kapanmasını, pancar üreticilerinin ve fabrika çalışanlarının işlerini kaybetmesini istemiyorsak, bu sürece bir dur demek ve alınan kararları gözden geçirmek zorundayız” dedi.
Yetkin, TÜİK araştırmasına göre tahıl ürünleri üretiminde yüzde 14.6, meyve üretiminde yüzde 1.5 oranında artış, sebzelerde ise yüzde 1.9 oranında düşüş öngörüldüğünü açıkladı. Yetkin, buğdayda ise TÜİK’in 20 milyon 600 bin ton üretim beklediğini kaydetti. Ekonomik krizin etkisi ile Türkiye ekonomisinin rekor düzeyde küçüldüğünü ifade eden Yetkin, tarımda ise yılın birinci çeyreğinde yüzde 0.5 oranında küçülme görülürken, ikinci çeyrekte yüzde 6.6 ve üçüncü çeyrekte yüzde 2.7 oranında büyüme yaşandığını kaydetti. Bu büyümenin tarım sektöründe çalışan üreticilere refah ve kazanç getirmediğini vurgulayan Yetkin, “Tarım ürünleri fiyatları enflasyonun altında arttı, hatta kimi ürünlerin fiyatlarında geçen yıla göre düşüş görüldü. Yapılan istatistikler de kırsal alanlarda yoksulluğun artmakta olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
Yetkin, 2009 yılında hayvancılığın sorunlarının da arttığını ifade ederek bunun en açık göstergesinin kırmızı et fiyatlarında görülen artış olduğunu belirtti. Et fiyatlarının rekor düzeyde artmasının gerekçesini, yıllardır hayvancılık politikalarındaki yanlışlıklar nedeniyle üretimin düşmesi ve spekülatif kazanç beklentilerinin artması olarak açıklayan Yetkin, kayıt dışı et üretiminin kayıtlı et üretimini geçtiğini kaydetti. En önemli yanlışın özelleştirilme olduğunu ifade eden Yetkin, özelleştirilen Et ve Balık Kurumu’nun geçmişte et piyasasını düzenleme gücüne sahip bir kurum olduğunu hatırlattı. ANKARA
ÖNCEKİ HABER

Başbakan yine TEKEL işçilerini suçladı

SONRAKİ HABER

Fındıklı Festivalinde polis provokasyonu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa