28 Aralık 2009 00:00

Akademisyenlerden hükümete eleştiri

BDP’ye yönelik operasyonla 7’si belediye başkanı 23 kişinin tutuklanmasını ve Kürt siyasetçilerin, esir kampındaki gibi tek sıra kelepçeli fotoğraflarının çekilmesini ‘devletin siyaset değil, savaş istediğinin işareti’ olarak yorumlayan aydınlar, bu yolla Kürtlere bir mesaj verildiğini belirttiler.

Paylaş

BDP’ye yönelik operasyonla 7’si belediye başkanı 23 kişinin tutuklanmasını ve Kürt siyasetçilerin, esir kampındaki gibi tek sıra kelepçeli fotoğraflarının çekilmesini ‘devletin siyaset değil, savaş istediğinin işareti’ olarak yorumlayan aydınlar, bu yolla Kürtlere bir mesaj verildiğini belirttiler.
KORKUNÇ MANZARA
Kürt siyasetçilerin tutuklanmasını ‘devlet ve hükümet içinde iki kanadın çatışması’ olarak niteleyen ve DTP için sarf edilen şahin ve güvercin tanımının aslında devlet içinde var olduğunu belirten Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ferhat Kentel, “BDP’lilerin tutuklanması, BDP’nin siyasetten silinmek istenmesi ve daha savaşkan bir dilin siyaset alanına hakim olmaya başlaması, korkunç bir manzara ortaya çıkarmış durumda” dedi. BDP’lilerin ellerinin kelepçelenmiş bir şekilde basına yansıtılmasının ‘psikolojik bir harekat’ olduğunu söyleyen Kentel, “Yani onlar tutuklanabilir, ‘halkın önder gibi gözüken insanlarını alır böyle sıraya sokarız’ mesajı verilmek istendi” dedi.
TASFİYE ÇÖZMEZ
Siyasetin güçlendirilmesi gerekirken tasfiye amacı gütmekle sorunların kangrenleşeceğini söyleyen Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Sancar ise DTP’nin kapatılmasının ardından gelen tutuklamaların, Kürt sorununun çözüme kavuşturulmasına büyük bir darbe vurduğunu söyledi. “Bu yöntemle Kürt siyasetinde alternatif yaratma düşüncesi hayal, gerçeklikten uzak bir kurgu ve tehlikeli bir kumardır” diyen Sancar, “Yaşanan süreçte, demokrasi güçleri ile Kürt ve Türk halkı ağır bir biçimde bedel ödemeyle karşı karşıyadır” şeklinde konuştu.
ZULÜM VE UTANÇ
“Yapılan operasyon Kürtler bakımından bir zulüm, Türkler açısından da bir utanç tablosu” diyen Doç. Dr. Haluk Gerger ise 15 yıl önce Kürt siyasetçi Orhan Doğan’a reva görülen muamelenin, 15 yıl sonra bir başka Kürt siyasetçiye yapılmasının bir arpa boyu bile yol alınmadığının göstergesi olduğunu söyledi. Operasyonun devletle AKP arasında iç çekişme olarak gösterilmesinin de gerçekçi olmadığını savunan Gerger, “Hükümete karşı açılımı baltalamak için ulusalcıların yaptığı hamle olarak belirtiliyor. Ama bu hükümetin, ulusalcıların ve liberallerin ortaklığının bir sonucudur, çünkü yöntemde anlaştılar. Bunlar denenmiş şeyler, şimdiye kadar sonuç vermedi bundan sonra da sonuç vermeyecek ama bir sonucu biliyoruz; yine kan ve gözyaşı olacak. Vahim bir tablo” şeklinde konuştu. (İSTANBUL)
ÖNCEKİ HABER

Altınova davasından 41 yıl hapis çıktı

SONRAKİ HABER

Dolar/TL kuru saniyeler içerisinde 6,39’a çıkıp geriledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa