28 Aralık 2009 05:00

MEDYATİK

Kendimi bildim bileli ‘kafama göre’ yaşamaya çalıştım. ‘El alem ne der, ne düşünür?’ demedim. Paranın, kariyerin değil, mutluluk denen o tanımsız şeyin peşinde yürüdüm. Herkesin gittiği yoldan gitmektense kendi yolumu bulmaya gayret ettim.

Paylaş

Kendimi bildim bileli ‘kafama göre’ yaşamaya çalıştım. ‘El alem ne der, ne düşünür?’ demedim. Paranın, kariyerin değil, mutluluk denen o tanımsız şeyin peşinde yürüdüm. Herkesin gittiği yoldan gitmektense kendi yolumu bulmaya gayret ettim. Becerdim de galiba ucundan. Yaşadığım şu hayat aslında iyidir, güzeldir yani... Amma velakin, her zaman her istediğini de yapamıyor insan hayatta. Okul durumu, iş durumu, para kazanma dertleri, ailenin arkadaşların beklentisi derken yapmak istemediğimiz şeyleri yaparken buluyoruz kendimizi. Şimdi ben, en azından kendi hayatım için buna bir son vermeyi deniyorum. Gündüz Vassaf, bir denemesinde şöyle bir şeyden bahseder: İnsanlar artık ölüm üzerine düşünmemektedir. Yaşlılar toplumdan izole edilmiş, onların yerine çocuklar yüceltilmiştir. Ölmeyecekmiş gibi yaşanan hayatlar pompalanır. Halbuki ölüm de doğum gibi hayatın bir gerçeğidir. Ölümü yadsımak aslında yaşamı yadsımaktır. Çünkü ölüm mutlaktır. Bildiğimiz tek şey herkesin öleceği ve her saniye ölüme yaklaştığımızdır. Dolayısıyla her anımız biriciktir ve her anı bilerek, anın güzelliğini duyumsayarak yaşamak gerekir. Mutlak bir hazcılıktan bahsetmiyorum. Ama zaman akıp gidiyor, biz zaman içinde hareket ediyoruz ve son pişmanlık bir işe yaramayacak elbette... Durduk yere yazıyor değilim bu satırları. Geçen iki-üç haftayı çok zor geçirdim, biraz ondan. Delice sevdiğim kadın gitti benden. Şu koca alem içinde bir başıma kaldım. Sonra aylardır, kendime ait, müstakil bir hayatım olmadığını fark ettim. Aylar boyu kendim için hiçbir şey yapmamışım meğer. Üstelik şikayetçi de olmamışım bu durumdan. Nasıl da mutlu, nasıl da huzurlu, rahatmışım... Şimdi mecburen, yeniden bir hayat inşa ediyorum kendime. Ve bu yeni hayatı kurarken de, istediğim her şeyi yapmaya, istemediğim hiçbir şeyi yapmamaya çalışıyorum. Evet, yeni hayat felsefem bu: “İstediğin her şeyi yap, istemediğin hiçbir şeyi yapma!” Mesela çocukluktan beri bir kediyle yaşamak istedim ben. Önce İzmir’deyken annem babam izin vermedi. Sonra İstanbul’a ‘üniversite okumaya’ geldiğimizde ablam ve ikiz kız kardeşim istemedi. “E madem” dedim; “karışanım edenim de yok artık, kedili hayat başlasın!” Gittim Tarlabaşı’nda, yol kenarından bir buçuk aylık, bakıma muhtaç bir kedi aldım, getirdim eve. Ya da şunu örnek göstereyim; bir üniversitede (ismi lazım değil) bu sene başladığım ve hiç de memnun olmadığım bir yüksek lisans programım var. Ne zamandır içimden gelmiyordu derslere girmek. Girmiyorum artık. İstemiyorum çünkü. Bu kadar basit. Kalacağım derslerden. Bırakırım da gerekirse. Eziyet edemem hiç kendime. Bundan sonra böyle! Bakın şimdi pazar sabahı, oturmuş yazı yazıyorum. Zira, yazmak istiyorum. Sizler için de anlamlı mı bilmiyorum ama paylaşmak istiyorum bunları. Paylaşıyorum, hafifliyorum, kendime geliyorum. Herkese de tavsiye ediyorum ayrıca. Yeni yılda ille bir değişiklik yapacaksak hayatımızda, bunu yapalım. Her anın biricikliğini duyumsayarak yaşayalım. Kafamıza göre yaşayalım. Yaşayalım. İyi seneler!.. twitter.com/mkuleli
MUSTAFAKULELİ
ÖNCEKİ HABER

Anadolu’dan Rengahenk Türküler geçidi

SONRAKİ HABER

Şiddet gören kadından isyan: Öldükten sonra mı sesimiz duyulacak?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa