Halkın katılımı komedisi!

Halkın katılımı komedisi!

Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili Pervin Buldan’ın Bergama’daki ÇED süreçlerine ilişkin...


Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili Pervin Buldan’ın Bergama’daki ÇED süreçlerine ilişkin soru önergelerini yanıtladı. Eroğlu, açılan dava ve iptal edilen ÇED raporlarının sayısına bakıldığında bakanlığın kararlarının doğruluğunun ortaya çıktığını ileri sürdü. ÇED’lerle ilgili açılan 39 dava olduğunu ve bunlardan 8’inin iptal edildiğini belirtirken, halen devam eden onlarca dosyayı ise “yargı süreci devam ettiği için” bu değerlendirmeye dahil etmedi.
Pervin Buldan’ın halkın katılımı toplantılarına ilişkin ikinci soru önergesinde ise yapılamayan ÇED toplantılarından örnekler vererek bu duruma rağmen bakanlığın neden ÇED sürecini devam ettirdiği sorusunu yöneltti.
HALK KATILMASA DA…
Bakan Veysel Eroğlu’nun bu soruya verdiği yanıt ise ÇED sürecinin ve özellikle halkın katılımı toplantısının bakanlıkta bir formaliteden öte bir anlam taşımadığını ortaya çıkardı. Eroğlu yanıtında, halkın katılımı toplantılarına halkın tepki ile yaklaşmasının, katılmayarak toplantı tutanağına imza atılmamasının toplantının yapılamayacağı anlamı taşıyamayacağını ileri sürdü. Bakan Eroğlu, bir taraftan bunu derken hemen altındaki paragrafta “ÇED sürecinin başlangıcından karar verme aşamasına kadar halkın görüşlerine başvurulmakta, her türlü görüş ve öneri süreç içerisinde dikkate alınmaktadır” demeyi de ihmal etmedi.
Bakanlığın bu yanıtları ile ilgili görüşlerini aldığımız Ankara Barosu avukatlarından Mehmet Horuş, Aarhus Sözleşmesi de denilen Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, Karar Verme Sürecinde Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi 2001 yılında yürürlüğe girmesine rağmen Türkiye’nin belli çekincelerle bu sözleşmeye taraf olmadığını aktardı. Türkiye ile AB arasındaki üyelik görüşmelerinde Çevre faslının açıldığına dikkat çeken Horuş, “AB uyum programlarında çevre başlığında temel konulardan birini de mevzuatın Aarhus Sözleşmesi ile uyumlulaştırılması oluşturdu. Bergamalıların başvurularını haklı bulan AİHM kararlarında da Aarhus Sözleşmesi’ne atıf yapıldı. Bu çerçevede geçtiğimiz yıl temmuz ayında ÇED yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle ÇED sürecine halkın katılım olanakları güçlendirildi” dedi. Bu gelişmelere rağmen uygulamada halkın katılımı toplantılarının işletmeci firmaların tanıtım ve reklam toplantıları olarak algılandığını belirten Horuş, çoğu zaman yöre yurttaşlarının karar alma süreçlerinde var olan haklarını da yeterince etkin kullanamadıklarını söyledi.


HER BAŞVURU KABUL EDİLİYOR
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili Pervin Buldan, geçtiğimiz ekim ayı içerisinde bu ÇED sürecini sorgulayan iki değişik soru önergesi verdi. İlk önergesinde ÇED yönetmeliği yürürlüğe girdiği tarihten günümüze bakanlığa yapılan 1783 ÇED başvurusundan olumsuz görüş verilenlerin sayısının 30’u geçmediğinin altını çizen Buldan, bu tabloya bakıldığında çevreyi korumak için yapılan ÇED uygulamalarının amaca uygun olup olmadığını sordu. Buldan ayrıca, bu ÇED raporları için kaç dava açıldığı, bunların sonuçları, iptal edilen ÇED’lerin neden bakanlık sitesinde yayınlanmadığı gibi bir dizi daha soru yöneltti.

ÇED SÜRECİ VE HALKIN KATILIMI TOPLANTISI NEDİR?
Çevre Bakanlığı’nın internet sitesinde (http://www.cedgm.gov.tr/ced.htm) “belirli bir proje veya gelişmenin çevre üzerindeki etkilerinin belirlendiği süreç” olarak tanımlanan ÇED sürecinin “kendi başına bir karar verme süreci” olmadığının altı özellikle çiziliyor. Aynı sitede ÇED’in amacı; “ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak” olarak tanımlanmakta.
Aynı zamanda sürecin “bütün ilgili tarafların bir araya geldiği ve görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri demokratik ve şeffaf bir süreç” olduğunun da altı çizilmekte. Sitede, Halkın katılımının projeye olan güven açısından önemli olduğu da vurgulanıyor.
(İzmir/EVRENSEL)
Özer Akdemir
www.evrensel.net