Umut  yolunda

Umut yolunda

“Ümit gönlümün ekmeği, umar ha umar umar” demesinin üzerinden 20 seneden fazla geçti Cem Karaca’nın.


“Ümit gönlümün ekmeği, umar ha umar umar” demesinin üzerinden 20 seneden fazla geçti Cem Karaca’nın. Bugün de oğlu Emrah Karaca, Anadolu’nun folklorunu batı müziğiyle harmanlayıp yıllardır bizlere sunan, Anadolu Pop, Anadolu Rock kavramlarının yaratıcısı efsanevi öncü müzik gurubu Moğollar’ın taze kanı olarak “Umut Yolunu Bulur” diyor. 5 yıl aradan sonra yeni bir albümle, daha çok söyleyecek sözlerinin olduğunu hatırlatan grubun geri dönüşü Balans’taki lansman konseriyle coşkulu bir şekilde kutlandı.
Cahit Berkay, Taner Öngür, Engin Yörükoğlu, ve Serhat Ersöz’den oluşan çekirdek kadroya 2008 yılında solist olarak eklenen Emrah Karaca’dan sonra, Umut Yolunu Bulur albümü kayıtlarında ikinci davulcu olarak Utku Ünal eklendi. Bu eklenmelere dinleyici çok aşina, çünkü artık Moğolların kaderi bu, Moğolları Moğollar yapan çok özgün bir durum. Hatta tarihte eşine benzerine rastlanmayan bir “solist değişimi” hareketi vardır ki, insanın inanası gelmiyor. Aralık 1972’de “Cem Karaca ve Kardaşlar” grubuyla “Ersen ve Moğollar” grubu solistlerini değiştirir. Bu kartezyen sonucu ortaya “Ersen ve Dadaşlar”, “Cem Karaca ve Moğollar” çıkar. Bu garip içler dışlar çarpımı üstün bir ırk yaratır ve bu ırk “Namus Belası’nı” doğuracaktır.
4 BİN İMZAYI KIRMADILAR
Gruba dahil olup da ayrılmayan bir tek Cahit Berkay var ki, o da ‘74’lerde grubu dağıtıp Fransa’ya Yörükoğlu’nun yanına gider. Orada da Moğollar adı altında bir kaç albüm yapmış olsalar da bildiğimiz Moğollar artık dağılmıştır. Ta ki 1992’ye kadar. ‘92’de Leman dergisi çizerlerinden Kaan Ertem, “Moğollar tekrar bir araya gelsin” diyerek bir imza kampanyası başlatır. Bu kampanyaya 4 binden fazla insan katılır ve Moğollar bu sayede 1993’te CRR’de verdikleri muhteşem konserle tekrar bir araya gelirler.
Tanıtım konserinin ilk yarısında yeni albümden çalan grup, prodüksiyonun kalitesini kendi geçmişleri ve Emrah Karaca’nın etkileyici performansıyla birleştirince, bir de sözler Nâzım’dan ve Can Baba’dan gelince, albümün başarısı sere serpe karşımızdaydı artık.
12 YENİ ŞARKI
Konserin ikinci yarısında tamamen eski şarkılardan oluşan bir repertuarla, Çiçek Abbas olup sevdiğimiz uğruna Şakirlerle atıştık, bir kamyon şoförü olup selvi boylu al yazmalımızın kocası ve çocuğuyla aynı evde kaldık, tamirci çırağı olup hilal kaşlıya aşık olduk, masallara daldık, ıssızlığın ortasında kaldık, Ağrı Dağı’nda efsane olduk...
Mikslerini Mike Nielsen’in, Mastering’i Andy Jackson’un yaptığı Moğolların bu 11. Stüdyo albümünde, söz ve müziğin ağırlıklı olarak Cahit Berkay&Taner Öngür’den geldiği 12 yeni şarkı bulunuyor. Klasiklerin ruhundan gelen, aynı kanı taşıyan alaylı Moğol Emrah Karaca’nın sesi ve soluğu, yeni klasiklerin habercisi olma yolunda güzel bir adım. Moğolların mazide hoş bir seda olduğunu düşünenler aldanır, kim bilir daha kaç kuşak Moğollar’ın eliyle Çiçek Abbas’ın minibüsüne binilecek?


İstanbul Film Festivali Jürisi’ne Ustaoğlu başkanlık edecek
29. Uluslararası İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi’nin başkanlığını bu yıl Yönetmen Yeşim Ustaoğlu yapacak. Sinemaya ödüllü kısa filmleriyle başlayan Yeşim Ustaoğlu, ilk çıkışını İstanbul, Köln, Nürnberg film festivallerinden En İyi Film ödülleriyle dönen İz (1994) filmiyle yaptı. Güneşe Yolculuk (1999) filmiyle Berlin, İstanbul ve Ankara film festivalleri dahil olmak üzere birçok festivalden çok sayıda ödül aldı.
2004 yılında çektiği Bulutları Beklerken, İstanbul Film Festivali Jüri Özel Ödülü’nün, filmdeki performansıyla Rüçhan Çalışkur ise En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nün sahibi oldu. 2008 yılında tamamladığı son filmi Pandora’nın Kutusu da San Sebastian ve İstanbul Film Festivali başta olmak üzere birçok festivalden ödülle döndü.
BAŞVURULAR 1 ŞUBAT’A KADAR SÜRECEK
3-18 Nisan 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 29. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale ödülünün verileceği Ulusal Yarışma’ya katılmak isteyen Türk filmlerinin, 1 Şubat Pazartesi akşamına kadar Festival Merkezi’ne başvurmaları gerekiyor.
Uluslararası İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma’ya uzun metrajlı konulu filmlerin
yanı sıra geçen yıl olduğu gibi uzun metrajlı belgesel ve animasyon filmler de başvurabilecek. Yarışma yönetmeliği ile başvuru formları, Festival Merkezi veya www.iksv.org/film adresinden temin edilebilir.
İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma jürisinin seçeceği En İyi Film’e ve
En İyi Yönetmen’e, Kültür ve Turizm Bakanlığı ödül olarak 50 biner TL verecek.
Yine Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın vereceği En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleri ise 10 biner TL. Yarışmada Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Derneği üyelerinden oluşan jüri, Onat Kutlar anısına FIPRESCI ödülü de verecek.
FIPRESCI ödülünü kazanan filmin yönetmenine Efes Pilsen, bir sonraki filminde kullanılmak üzere 30 bin USD değerinde para ödülü veriyor. (KÜLTÜR SERVİSİ)
Ayrıntılı bilgi:
www.iksv.org/film
(İstanbul/EVRENSEL)
Erhan Vural
www.evrensel.net