30 Aralık 2009 05:00

Başbakan’ın sözleri olumsuz yönde etkiliyor

SES İzmir Şubesi, domuz gribi virüsüne karşı okullarda yapılan aşılama çalışmalarıyla ilgili gözlemlerini kamuoyu ile paylaştı.

Paylaş

SES İzmir Şubesi, domuz gribi virüsüne karşı okullarda yapılan aşılama çalışmalarıyla ilgili gözlemlerini kamuoyu ile paylaştı. Yoksul vatandaşların salgın nedeniyle karşılaşacağı tehlikelere dikkat çekildi. Ayrıca, yapılan tüm çağrılara kulağını tıkayan başta Başbakan olmak üzere devlet yetkilileri de sert bir dille eleştirilirken, bundan sonra meydana gelebilecek olumsuzluklar karşısında, öğretmenlere ve sağlık görevlilerine salgın karşısında duyarlılık çağrısı yapıldı.
SES İzmir Şube’de konuya ilişkin açıklama yapan SES İzmir Şube Başkanı Ergün Demir, ülkede orta şiddette seyreden virüsün yayılmasına bağlı ölüm oranlarının giderek arttığını belirtti.
‘BAŞBAKAN AŞI YAPTIRMIYORSA BİR BİLDİĞİ VARDIR’
Ergün, okullarda daha önce aşı olmak için, aşı onay kağıdı veren öğrenci oranının yüzde 5 ile yüzde 10 arasında olmasına karşın, onay kağıdı veren bir çok öğrencinin aşı yaptırmadığını açıkladı. Ekonomik ve sosyal durumu iyi olmayan, eşitsizliklerin daha fazla olduğu bölgelerdeki okullarda aşı olma oranının daha düşük olduğunu belirten Demir, salgın hastalığa karşı da duyarlılığın daha az olduğunun gözlemlendiğini söyledi.
Aşı onay kağıdı veren ancak aşı yaptırmayan öğrenci ve aileleri ile yapılan görüşmelerde “Başbakan’ın ben ve ailem aşı olmayacak” şeklindeki açıklamaları ile bakanların bu yöndeki açıklamalarının olumsuz yönde etkili olduğuna dikkat çeken Demir, aşı konusunda yaşanan karmaşa ve bilgi kirliliğinin, televizyon programlarında bilimsel ve kanıta dayalı olmayan tartışmalar nedeniyle öğrenci ve ailelerinde güvensizlik yarattığını belirtti. Öğrenci ve ailelerinde genel kanının, “Başbakan aşı yaptırmıyorsa bir bildiği vardır. O yüzden ben aşı yaptırmıyorum” anlayışının hakim olduğunu dile getiren Demir, aşı olan öğrenci oranının yüzde 5 ile 7 arasında olmasının hastalığın yayılmasına zemin oluşturacak tehlikeli bir durum olduğunu ifade etti. Demir, “Bağışıklanmanın üç temel ilkesi vardır. Ulaşılabilen en fazla sayıda kişiyi bağışıklamak, aşı ve serumları yerel olanaklarla üretmek ve en çok gereksinim duyulan sağlık sorunlarında bağışıklama sağlamaktır. Bu haliyle bağışıklamanın üç ilkesi hayata geçirilmelidir” dedi.
VİRÜSE MARUZ KALAN YOKSUL KESİMLER
Yoksulluğun başlı başına hastalığa zemin hazırlayan sosyal risk etkeni olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayan Demir, domuz gribi ile kolay hastalanma, hastalığın daha ağır seyretmesi ve buna bağlı ölümlü vaka sayısının artmasının beklendiğini belirtti. Ülkenin içinden geçtiği ekonomik krizden dolayı artan işsizlik ve yoksulluk düşünüldüğünde risk grubunun büyüklüğünün de bütün açıklığı ile ortaya çıktığını söyleyen Demir, ülkede bir başka önemli risk nedeni de sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması ve buna bağlı sağlık hizmetine erişimin her geçen gün daha da zorlaşmakta olduğunun altını çizdi.
Demir, “Aşılama, koruyucu tedbirlere uyma, kanıta dayalı bilimsel bilgilere göre sorumlu devlet adamı sıfatıyla davranma oldukça önemlidir” dedi. (İzmir/EVRENSEL)
ÖNCEKİ HABER

Köylüler taşocağını protesto etti

SONRAKİ HABER

Erdoğan: 29 bin 689 sağlıkçıyı kamuda istihdam etme sürecini başlattık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa