JiTEM hâlâ devlet sırrı!

JiTEM hâlâ devlet sırrı!

Aralarında Kayseri Alay Komutanı Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı ve korucubaşı Kamit Atak’ın da bulunduğu...


Aralarında Kayseri Alay Komutanı Cemal Temizöz ile Cizre eski Belediye Başkanı ve korucubaşı Kamit Atak’ın da bulunduğu 11 sanıklı JİTEM davası kapsamında, mahkeme Genelkurmay Başkanlığı’na Genelkurmay’a bağlı JİTEM diye bir birim olup olmadığını sordu. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gönderdiği yazıya cevap veren Ceza Hukuk İşleri Şube Müdürü Hakim Albay Orhan Önder imzalı yazıda, “Bünyemizde kurulmuş JİTEM adında herhangi bir birim mevcut değildir” dedi.
O ZAMAN BUNLAR NE?
Genelkurmay’ın inkar ettiği JİTEM’i, kurucusu Arif Doğan ve JİTEM davasının tanığı Hanefi Avcı kabul etmişti. Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, ifadesinde JİTEM’in varlığından söz etmiş ve örgütle ilgili açıklamalar yapmıştı.
Ergenekon davası sanığı emekli Albay Arif Doğan da sorgusu sırasında verdiği ifadesinde, “JİTEM’i 1983 yılında ben kurdum” diyerek, JİTEM’in kuruluş tarihini açıklamıştı. Doğan, 8 yıl sonra JİTEM’in yönetimini, emekli Tuğgeneral Veli Küçük’e devrettiğini de açıklamıştı. Arif Doğan’ın Ergenekon soruşturması kapsamında verdiği ifadeler, Diyarbakır’da görülen JİTEM davasının dosyasına mahkemenin başvurusu üzerine eklenmişti.
KENDİ YOK MAAŞ BORDROSU VAR
JİTEM ile ilgili önemli itiraflarda bulunan Abdülkadir Aygan da örgütün varlığını ve işlediği suçları kabul etti. Aygan’ın ifadesi doğrultusunda yapılan incelemelerde, işlenen cinayetlerle ilgili kanıtlara ulaşıldı. JİTEM’in varlığı uzun yıllar yöneticiliğini yapan Veli Küçük’e de soruldu. Küçük, JİTEM’in varlığını kabul etmedi ve JİTEM adının dosyalara eklenmesinin TSK’ya saldırı olduğunu iddia etti.
PEKİ BORDROLAR?..
Bu açıklamalar üzerine itirafçı Abdülkadir Aygan, JİTEM’de çalıştığı dönemle ile ilgili maaş bordrosunu internette yayımladı. Maaş bordrosunda, Aygan’ın sınıfı “sivil memur”, görev yeri “JİTEM” olarak geçiyor.
İsviçre’de yaşayan Aygan, , “Demek ki ben dokuz yıl boyunca ‘olmayan’ bir hayali resmi bir kurumda çalışmışım. JİTEM’in kurucuları arasında bulunan ve JİTEM gruplar komutanlığı görevini yürüten bu şahıs, şimdi çıkmış ‘JİTEM diye bir kurum yok’ diyor. Bu maaş bordrosuna ne diyeceksin bakalım?” dedi. Mahkeme heyeti, Aygan’ın maaş bordrosunun Maliye Bakanlığı ve Diyarbakır Defterdarlığı’na sorulmasına karar verdi. (Diyarbakır/EVRENSEL)

iDDiANAMEYi HAZIRLAYAN SAVCININ BAŞI DERTTE

JİTEM’in yaptığı infaz ve kayıplarla ilgili 1999 yılında dönemin Şırnak İdil İlçesi Başsavcısı olarak dava açan İlhan Cihaner’in başı, son dönemde yürüttüğü Gülen ve İsmail Ağa Cemaati soruşturması nedeniyle dertte. Adalet Bakanlığı’nın başvurusu üzerine Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in yargılanmasına karar verdi. Dava dosyası, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’ne gönderildi.

‘TSK’NIN KALBiNE GiRiLMEDi’
Kamuoyu günlerdir TSK’nın kalbine girildiği ve önemli belgelerin incelendiğini konuşuyor. ‘Türkiye’de bir ilk’ yorumu yapılarak önemine dikkat çekilen bu gelişmeyle ilgili çarpıcı bir iddia daha ortaya atıldı. Askere yakınlığıyla bilinen Milliyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila, dün köşesinde gündemdeki aramaya dair bilgiler verdi. Bila, arama konusunda kamuoyuna yansıtılan bilgilerin çoğunluğunun abartılı olduğunu ileri sürdü. Yazıda, arama özetle şu şekilde anlatıldı: “...İncelemeyi sürdüren hakim, mesaisini Bölge Başkanlığı’nda yapıyor. Ve bu arama, sadece hakimin incelemeye yetkili olduğu bilgi ve belgelerle sınırlı...”

iHBAR NEREDEN?
Her şey ‘Arınç’a suikast yapılacak. İki subay onun evinin yakınında dolaşıyor’ ihbarıyla başlamıştı. Peki o ihbarı kim yaptı? Telekom bu bilgiyi araştırdı ve sonuç çok şaşırttı: İhbar yurtdışından!Telefon numarasının belirlenmesi için TİB’e gönderilen yazının yanıtı savcılığa ulaştı. İhbarın geldiği telefon numarası Türk Telekom sistemine dahil çıkmadı. TİB’in gönderdiği yazıya göre aramanın büyük olasılıkla yurtdışında bir aboneye ait olduğu belirtildi.

‘RUTİN’ FAALİYET
Eskişehir’de silah ve mühimmatla yakalanan, günlerdir arama yapılan Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan (ÖKK) emekli Fikret Emek’in evinden, ele geçirilen 914 kişiyle ilgili fişleme dokümanı çıktı. Emek, bu belgeler için ifadesinde ‘Rutin görevim sırasında yaptığım işlemler’ dedi. 1. Ergenekon iddianamesinin eklerinde bulunan o belgede bazı askerler hakkında, ‘Alevi’, ‘Kürt’ gibi tanımlamalar var. Emek’in savunması ise yine bildik: ‘Vatana hizmet için!’

SUiKAST DEĞiL DE DARBE Mi SORUŞTURULUYOR?

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç’ın oturduğu Çukurambar’da iki subayın yakalanmasından sonra yaşananlar, birçok soruyu gündeme getirdi. Ancak bu sorulardan en önemlilerinden birisi, kozmik odalarda ne arandığı. Çünkü odalarda sadece Arınç’a suikast belgesi aranmadığını düşünenler var. Bu yorumlar, “Darbe soruşturması mı başladı” sorusunu da gündeme getirdi.
Bütün gelişmeler kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, 19 Aralık’ta bir ihbarla, Arınç’ın evinin yakınında iki subayın yakalanmasıyla başladı. Askerlerde kroki bulunduğu iddiasıyla soruşturma ‘suikast ihtimali’ üzerinde yoğunlaştı.
O AÇIKLAMA
Herkes bu yönde yorumlar yaparken Genelkurmay’dan 5 gün sonra açıklama geldi: “2 subay karargahtan bilgi sızdırdığı iddia edilen bir askeri personeli izliyordu.” Ancak yapılan açıklama, Genelkurmay Başkanı Bağbuğ’un da daha sonra ifade edeceği gibi kimi sorulara cevap veremedi.
NEDEN BÜTÜN KARARGAH ARANIYOR?
Herkes ne olduğuna anlam vermeyle çalışırken ‘Türkiye’de bir ilk’ yaşandı. Özel yetkili savcılar, 25 Aralık’ta, yakalanan iki subayın görev yaptığı Seferberlik Bölge Başkanlığı’na baskın düzenledi. Ancak mahkeme kararı genel nitelikli idi. Yani bu karar sadece suikast iddiasına adı karışan subayların odalarının değil, bütün karargahın aranabileceği anlamına geliyordu. Bu gelişme, Başbakan’ın “Birkaç kişinin yaptığı hataları bütün kuruma mal edemeyiz” açıklamasıyla birleşince, ‘O zaman neden sadece subayların odası aranmıyor’ sorusu da gündeme geldi.
CEVAP BEKLEYEN SORULAR
Bir başka önemli soru ise; savcılık, iki askerin görev emri gibi belgeleri arıyorsa, bunu TSK’dan yazıyla neden istemedi ve neden diğer belgeleri de inceliyor? Bu da, soruşturmanın “Arınç’a suikast iddiasıyla sınırlı tutulmadığı”nı gösteren başka bir önemli nokta.
“Neden özel yetkili savcı?..” Başka bir soru da bu. Bu durum, Arınç’a yönelik suikast hazırlığı iddiasının yargı tarafından en başından bu yana, “cebir ve şiddet kullanılarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” olarak algılandığını gösteriyor. Bu da “darbe soruşturması yapıldığı” iddiasını güçlendiriyor.

ÖZEL KUVVETLERDE 4. DALGA

BAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast girişimi iddiasının ardından Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda 4. kez arama yapıldı. İlk aramanın ardından gözaltına alınan 8 askeri personel Merkez Komutanlığı’ndan Ankara Adliye Sarayı’na getirildi. Askerlerin ifadeleri dön öğleden sonra alınmaya başlandı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı ile arama kararını veren yedek yargıç, Kirazlıdere mevkindeki askeri bölgeye saat 10.45’te geldi. Buradaki 3. arama dün sabaha karşı saat 02.25’te sona ermişti.
DELİLLER KARATILDI İDDİASI
Hakim Kadir Kayan tarafından 4 gündür devam eden aramalarda sonradan düzenlenmiş belgelere rastlandığı iddia edildi. Kayan’ın 170 sayfalık notları arasında son bir yılın tarihini taşıyan evraklar ile şüpheli gördüğü evraklara notları arasında yer verdiği bildirildi. Kayan tarafından yapılan incelemede çok sayıda sahte resmi belge üretildiğinin belirlendiği öne sürüldü. İki subayın gözaltına alındığı 19 Aralık’tan sonra soruşturmayı yanıltmak amacıyla bu subayların askeri personeli izlediğini yönelik belgeler düzenlendiği iddia ediliyor. Burbaşka iddia ise bu belgelerin altında Seferberlik Tetkik Kurulu Bölge Başkanı Kurmay Albay Y.A’nın da imzasının bulunduğu.
Öte yandan iki subayın ofislerinde kullandıkları bilgisayar harddisklerinin silindiği ileri sürülüyor.
TSK: Genelkurmay Başkanlığı, aramalarla ilgili suskunluğunu dün bozdu. Açıklamada Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığındaki aramanın bir süre daha devam edeceğini bildirildi.
MİT: Aramanın başlamasına neden olduğu iddia edilmen telefon dinlemesi ve soruşturmanın hiçbir evresinde kurumumuz yer alınmamıştır. (Ankara/EVRENSEL)


Suçlar devlet sırrı kavramıyla gizlenmesin

EMEK Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, “Devlet sırrı kavramına sığınılarak suçlar gizlenmesin” dedi. Tüzel, dün yaptığı yazılı açıklamayla birkaç gündür Seferberlik Tetkik Kurulu’nda gizli dosyaların saklandığı yerde devam eden hakim incelemesine dikkat çekti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiasıyla başlatılan soruşturmanın, devletin gözlerden uzak bölümünün yeniden konuşulmasına yol açtığını belirten Tüzel, açıklamasına şöyle devam etti: “Devlet iktidarı ve güç kullananların egemenlik çatışmaları ve pazarlıklarıyla yüklü bu günlerde bir çok gizli tertibin planlayıcısı ve uygulayıcısı kontrgerilla diye adlandırılan özel harp biriminin halka karşı işlenmiş suçlarının ortaya çıkması Türkiye’nin demokrasi problemlerinden biridir ve aynı zamanda halkın talebidir. Bunlar gizlenerek sürdürülecek bir iktidar, bütün demokrasi söylemlerinin boşluğundan öte, tarihi insanlık suçlarının ortaklığı sorumluluğundan ve halka hesap vermekten kurtulmayacaktır.” (İstanbul/


www.evrensel.net