31 Aralık 2009 00:00

Türk-İş’ten miting kararı çıktı

Türk-İş Başkanlar Kurulu, 23 Aralık’taki olağanüstü toplantısında aldığı “sürekli eylem” kararı doğrultusunda dün yeniden toplandı.

Paylaş

Türk-İş Başkanlar Kurulu, 23 Aralık’taki olağanüstü toplantısında aldığı “sürekli eylem” kararı doğrultusunda dün yeniden toplandı. Toplantıda diğer emek ve meslek örgütlerinin de davet edilmesiyle geniş katılımlı bir dizi miting düzenlenmesine karar verildi. Türk-İş üyesi işçiler 8-15 ve 22 Ocak tarihlerinde ise çalışmama hakkını kullanacaklar ve AKP il binaları önünde kitlesel eylemler yapacaklar. “Genel grev” kararının çıkmasını isteylen TEKEL işçileri ise Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’yu istifaya çağırdı.
TEKEL işçilerinin, “Bizler inandık, siz de inanın”, “Yılgınlık yok direniş var”, “Genel grev genel direniş” sloganları arasında bir araya gelen Başkanlar Kurulu’nda gündem çalışma hayatının sorunları ve TEKEL işçilerinin mücadelesi oldu.
Açılışta konuşan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, 2009 yılının genel bir değerlendirmesini yaptı. 2009’da gerek siyaset gerekse çalışma hayatı açısından parlak bir yıl olmadığını kaydeden Kumlu, “Türk siyaseti, çeşitli uygulamalarla beraber gelen polemiklerle oradan oraya savrulmuş ve siyasetteki çatışmacı üslup toplumun her kesiminde büyük rahatsızlıklara neden olmuştur” dedi. Yaşam kalitesi gün geçtikçe düşen çalışanların, sorumlusu olmadıkları bir krizin tüm yükünü üstlenmek durumunda kaldıklarını kaydeden Kumlu 2009’daki hak kayıplarını sıraladı:
2009’UN KAYIPLARI
* Krize karşı kısa sürede önlem alınmadı, alınan önlemler uyumlu olmadı ve beklenen sonuç elde edilemedi,
* Özel sektör işverenine teşvikler, muafiyetler sağlandı, yükümlülükleri hazineden karşılandı, ancak bu işçiler yararına olmadı,
* Ekonomik kriz nedeniyle 400 binden fazla işçi işsiz kaldı,
* Kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınamadı,
* İşçilere ve memurlara kriz gerekçe gösterilerek yetersiz ücret zamları yapıldı,
* Çalışma hayatını düzenleyen yasalar, 2009’da da demokratikleştirilmedi,
* İşsizlik Sigortası Fonu 2009’da da amacı dışında kullanıldı,
* ‘Kiralık işçilik’ olarak bilinen özel istihdam bürolarına işçi kiralama yetkisi veren düzenleme yasalaştırılmak istendi,
* Vergi adaleti sağlanamadı,
* Güvencesiz esneklik yaklaşımı ve işçileri köleleştirmeye yönelik politikalar sürdürüldü; 4-c ve benzeri uygulamalar ile bu yaklaşım desteklendi,
* Asgari ücret yine sefalet ücreti olarak belirlendi; Türk-İş komisyon çalışmalarına katılmayarak bu ayıba ortak olmadı, (İlk altı ay günlük 1 lira, ikinci altı ay günlük 75 kuruş)
* Ölümlü iş kazaları 2009 yılında da devam etti,
* 1 Mayıs kutlamaları, TEKEL işçileri ve itfaiye işçilerinin eylemleri başta olmak üzere emek ve meslek örgütlerinin eylemleri karşısında 2009 yılında da ‘orantısız güç’ kullanılmaya devam edildi,
* Cumhuriyet tarihinde ilk kez işçi ve işveren konfederasyonları bir çalışma ve sosyal güvenlik bakanına karşı ortak bildiri yayınladı, yine ilk kez işçi konfederasyonları aynı bakana karşı ortak açıklamalar yaparak tavır aldı.
‘IMF PROGRAMI UYGULANIYOR’
2009 yılının çalışanlar açısından parlak geçmediğinin altını çizen Kumlu, alınan yeni zam kararlarının bile 2010 yılının da emeği ile geçinenler açısından pek parlak geçmeyeceğini gösterdiğini söyledi. IMF ile anlaşma yapılmamasına rağmen, IMF programının uygulanmasını eleştiren Kumlu, bunun da 2010 yılında da işsizliğin devam edeceği, ücret zamlarının her geçen gün eriyeceği, borç stokunun büyüyeceği, krizin etkilerinin süreceğini gösterdiğini ifade etti. Kumlu, “Tüm bunlara karşı umutlu muyuz? ‘Umudumuz yok’ demeye dilimiz varmıyor. Diyeceğimiz o ki umut etmeye çalışıyoruz. Şairin dediği gibi, ‘Umutlar biterse hayat da biter/umut fakirin ekmeği ye Mehmet ye” diye konuştu.
“Sürekli eylem” kararının bir bölümünü geride bıraktıklarını belirterek, başarılı geçen bu eylemlerden dolayı teşkilatlarına teşekkür eden Kumlu, bakanlarla görüşmelerin sürmesine rağmen, genelde talepleri, özelde TEKEL işçilerinin durumuyla ilgili bir mesafenin kat edilemediğini söyledi.
BAŞBAKAN’IN ÇAĞDIŞI SÖZLERİ
Başbakan’ın 27 Aralık Pazar günü yaptığı konuşmasıyla, bir kez daha ateşin üzerine benzin döktüğünü belirten Kumlu, “Sayın Başbakan, TEKEL işçilerinin eylemini ideolojik olarak değerlendirmiş, ‘Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını TEKEL işçilerine yedirmem’ demiş, ‘Yatarak para kazanıyorlar’ söylemini tekrarlamış, ‘Devletin malı deniz, yemeyen domuz’ şeklindeki o çağ dışı söylemi ekmek mücadelesi içindeki TEKEL işçilerine yakıştırabilmiştir” diye tepki gösterdi.
“Tüm bu yaklaşımlar dostça değildir” diyen Kumlu, Başbakan’ın bir savunma psikolojisi içinde ‘karşısında’ olarak gördüğü işçilere suçlamalarda bulunduğunu savundu. Kumlu, “Sayın Başbakan, işçilerin ve onların sendikalarının kendisine düşman olmadığını anlamalıdır” dedi.
Kumlu şöyle devam etti: “İşçilerin yanı sıra memurlar, eczacılar ve diğer emek ve meslek örgütleri sorunlarının çözümü için sesini yükseltmek zorunda kalıyorsa Başbakan’ın sükunetle bunun nedenini düşünmesi ve çözüm yolu üretmesi gerekir.”
Açıklamanın ardından Başkanlar Kurulu toplantısı basına kapalı olarak devam etti. (Ankara/EVRENSEL)

İŞÇİLER DAHA ETKİLİ KARARLAR BEKLİYOR

Türk-İş Başkanlar Kurulu’nda alınan kararları işçilere okuyan Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, işçiler tarafından “istifaya” çağrıldı. Kumlu’nun binaya girmesinin ardından artan tepkileri Türk-İş Genel Sekreteri ve Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel güçlükle dindirdi.
Toplantının ardından sonuç bildirgesini Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu okudu. Kumlu, işçilerin sık sık “Türk-İş göreve genel greve” sloganı ile karşılaştı. Kumlu, bu slogana “Görevdeyiz” yanıtını verdi.
Alınan kararları Kumlu şöyle açıkladı; “Eylemlerimiz 8 Ocak, 15 Ocak, 22 Ocak tarihlerinde ‘çalışmama hakkımızı kullanarak’ ve AKP il binaları önündeki kitlesel basın toplantılarımızla sürecektir. Türk-İş Başkanlar Kurulu, Türk-İş Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği tarih ve yerlerde diğer emek ve meslek örgütlerinin de davet edilmesiyle geniş katılımlı bir dizi miting düzenlenmesine karar vermiştir.”
Kumlu’nun konuşup, Türk-İş binasına girmesinin ardından karara tepki gösteren işçiler bu defa, “Kumlu istifa, Kumlu istifa” sloganıyla tepki gösterdiler. Oldukça öfkeli olan işçiler, eylemlerine dışarıdan verilen desteği kastederek, “Bu kadar desteğe, sizin vermiş olduğunuz kararlar destek olmuyor” dediler. “Ölmek var, dönmek yok”, “Genel grev genel direniş” sloganları atan işçileri Türkel sakinleştirdi.
Türkel, 9 Ocak’a kadar sorunun çözülmemesi halinde bütün işyerlerinde ölüm orucuna gideceklerini söyleyince işçiler, “Ankara’da, Ankara’da” diye tempo tuttular.

16. gününde aynı kararlılıkla

HÜKÜMETİN 4-c dayatmasını kabul etmeyerek Ankara’ya gelen TEKEL işçileri, direnişin 16. gününde kararlılıklarını dile getirdiler.
İşçilerin evlerine işyerlerinden 4-c sözleşmeleri gönderildiği ve tek tek aranarak, imzalamaya zorlandıkları öğrenildi. İşçiler birbirlerine sürekli, “sakın imzalamayın” telkininde bulundular.
Yeni yıla direnişle girecek olan TEKEL işçileri, Türk-İş Başkanlar Kurulu toplanırken de seslerini yükseltip, “Bizler inandık, siz de inanın” dediler. TEKEL işçileri arasında yine kadınlar dikkat çekti. Bir yandan da işçilere destek sürüyor. İşçileri dün de Haber-İş Başkanlar Kurulu ziyaret etti. Ziyaretlerde “TEKEL işçisi yalnız değildir” sloganı atıldı.
TGS üyeleri ve sendikaların basın danışmanları ve görevlilerinin katıldığı destek ziyaretinde konuşan TGS Genel Başkanı Ercan İpekçi gazetecilerin soğuk havada polis copu ve gazı altında görevlerini yaparak işçilerin mücadelesine katkı sağladığını ifade etti. Gazeteci Doğan Tılıç da TEKEL işçilerini desteklediklerini bildirdi.
Balatçık’ta çalışan TEKEL işçileri de iş çıkışında eylem yaptı. İskele önünde toplanan işçiler, Karşıyaka Çarşı girişine kadar sloganlarla yürüdü. Burada konuşan Tek Gıda-İş Ege Bölge Başkanı Latif Gökçay, Balatçık işçilerine Ankara’daki arkadaşlarının selamlarını getirdiğini söyledi. Tek Gıda-İş Örgütlenme Uzmanı Ömer Seyfettin Atılgan da hükümete seslenerek “Siz bu ülkenin tarımını öldürdünüz, fabrikalarını kapattınız, ülkeyi ABD emperyalizmine ve işbirlikçilerine peşkeş çektiniz. Biz yan gelip yatmadık ama siz vatanı sattınız” dedi. Karşıyaka esnafına da seslenen Atılgan, “İşçiler işsiz kalırsa siz kime mal satacaksınız, haydi sınıf dayanışmasına” dedi. “Öğrenirken öğretiyoruz” diyen Atılgan, şöyle devam etti: “Haklarımızın tüm demokrasi güçlerinin birliği ve sınıf dayanışması ile elde edilebileceğini öğrendik. İnsanım diyen herkesi mücadeleye davet ediyoruz.”
Bursa’da ise Emek Partisi (EMEP), ÖDP ve TKP TEKEL işçilerine destek amacıyla ortak eylem yaptı. Mahfel’de toplanarak sloganlarla Bursa Kent Müzesi önüne yürüyen partiler burada açıklama yaptı. Ortak açıklamayı okuyan EMEP Bursa İl Başkanı İsken Yıldız, 29 Aralık 2005 tarihinde yanarak ölen 5 kadın işçiyi ve maden patlamasında ölen 19 işçiyi anarak sözlerine başladı. 4-c ile çalışmanın kölelik anlamına geldiğini belirten Yıldız, bunu kabul etmenin mümkün olmadığını söyledi. Yıldız, TEKEL işçilerinin yanında olacaklarını bildirdi. ÖDP İl Başkanı Ahmet Öztürk de TEKEL işçileriyle birlikte mücadele edeceklerini duyurdu. (HABER MERKEZİ)
ÖNCEKİ HABER

2009’da vatandaş inledi

SONRAKİ HABER

Siverek’te “arazi anlaşmazlığı çatışması” değil “Katliam” iddiası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa