31 Aralık 2009 00:00

NOT

Bu KCK operasyonları ‘açılım’ politikasına ters mi? PKK’den kopmamanın kefareti budur diye düşünen saf ayar AKP’ciler dışındaki en ‘insaflı’ liberallerin iddiası bu.

Paylaş

Bu KCK operasyonları ‘açılım’ politikasına ters mi?
PKK’den kopmamanın kefareti budur diye düşünen saf ayar AKP’ciler dışındaki en ‘insaflı’ liberallerin iddiası bu.
Oysa ‘açılım’ın ilanı ile KCK operasyonları aylar önce hemen hemen eşzamanlı başlamamış mıydı zaten? Yine, ‘açılım’ açıklanırken bahsedilen ‘demokratik standartların yükseltilmesi’, tasfiye ve muhatapsızlık ile koşullanmıyor muydu?
Açılım’ın bir yüzünde de bu tasfiyeci operasyon var işte!
Yasal alandaki Kürt güçleri onlara biçilen role uymayınca, “ah ne güzel açılım bu, PKK ya da Öcalan da neymiş, yatıp kalkıp hükümete dua edelim, talep etmeyelim, sevinmeyelim (Habur vakası sonrası Başbakan boşuna mı ‘herkes evinde sevinsin’ demişti!), kızmayalım, kızdırmayalım…” türü bir andavallığa teslim olmayınca, konsept değişti: DTP, BDP ya da ‘açık-demokratik alan’, oldu mu size “KCK terör örgütlenmesi” !
Aslında bu operasyonlar bile muhatap alınabilecek bir gücün varlığının kabulüdür. Bir sıkışmışlığın ifadesidir. Ortada duran gücü muhatap almamak, görmezden gelmek zor, o halde ezelim, çözelim ki kamuoyunda muhatap diye gösterilebilecek bir ‘meşru’ adres kalmasın!
‘Meşruiyet’ çerçevesi bellidir: Uysal olacak, PKK’ye “lanet” okuyacak, “şahinlerin” çözüme engel oldukları fikrine angaje olacak, çözüleceksiniz...
Yani? Devlet ve hükümet nezdinde adam yerine konulmak mı istiyorsunuz; çözülün o halde; çözüldükçe makbul sayılacaksınız!
Ahmet Türk’ün siyasetten men edilmesi de bu açıdan yani legal Kürt siyasetini çözmek için yapılmış özel bir tercih gibidir. Öyle bazı liberallerin, “ en ‘güvercin’ adam nasıl uzaklaştırılır, böyle mantıksızlık mı olur?” dedikleri gibi değil. Ahmet Türk legal hareket içinde farklı eğilimleri bir arada tutmaya en uygun isimlerin başında geliyordu. Özel bir niyet varsa eğer, bu birleştirici figürü ayıklayarak sıkıntı yaratmaktır… Ahmet Türk’ün şahsında, ‘şahin’ denilenlerle yan yana durabilmenin dayanağını bulan kesimleri ayrılık yoluna savurmaktır amaç…
Yani, “şahinler-güvercinler” diye hareket noktası oluşturmuş liberallerin platformuna uygun bir adımdır aslında, Ahmet Türk’e yasak getirmek… KCK operasyonları da öyle… Kürt hareketini bölmek üzerine pozisyon tutmuş olan liberal yaklaşımın ruhu, bu tasfiyeci ‘devlet aklı’nda somutlanmaktadır aslında.
Bunların ‘güvercin Kürt’ sevgisinin yansımalarıdır; Ahmet Türk’ün uzaklaştırılması, kelepçelenmiş Kürt siyasetçileri…
Peki sonuç?
Ortada işte! “Ey güvercinler, kopun şu şahinlerden” diye akıl satarlarken, şimdi “güvercinlerin şahinleşmesinden” şikayet etmekteler!
Ahmet Türk’ün Meclis’e dönme kararını açıklarken, altını çize çize Öcalan’a vurgu yapması da, Baydemir’in “bize ihaneti dayatamazsınız” şeklindeki çıkışı da, bu malum hesapların öyle kolayca tutmayacağına dair mesajlardı.
Yılların çıkmaz sokağının adı ‘açılım sokak’ diye değiştirilince gerçek değişir mi hiç? Silahlıyla uğraşırken şimdi yanına siyasetçiyi de koyarak hedef genişleterek açılım mı olur?
Oysa makul çözüm, PKK’ye siyaset alanında alan açmak değil miydi?
“Şahinler mi güvercinler mi” sahtekarlığı değil, ‘siyasileşmiş’ PKK mi, silahlı PKK mi?
Soru budur!
İkisi de değil derseniz, hayattan hiçbir şey anlamıyorsunuzdur… Silahlı PKK diyorsanız, 30 yıldır aldığınız mesafe ortada! Siyaset ama PKK karşıtı siyaset diyorsanız, ortada bir realite var ve siyaseti ondan yalıtık bir mecrada kurgulama şansı olmadığı o kadar açık ki.
O halde, elde kalan tek akli yol, PKK’nin silahtan siyasete geçmesinin zeminini oluşturmaktır. Rasyonel olan budur ve ama akılla değil de dayatma güdüsüyle hareket edenlerin akıllanması, öyle görünüyor ki, bizzat hayatın dayatmasıyla gerçekleşecek ne yazık ki!
Aklın ve sözün yol göstericiliğinden değil, döne döne iflastan öğrenecekler. Kafalarını duvara vura vura…
Ahmet Türk’ü de, DTP’yi de, bugün “Şahin” diye öcü ilan ettiklerini de, Öcalan’ı da mumla arayacakları günlere koşmaktalar, gözü karaca…
Ellerinde kalan Mehmet Metiner, Ümit Fırat, TRT Şeş’çi çakaralmaz “iyi Kürtler” ile baş başa, ‘Açılım’ piyasasında Kürt tavlamaya çalışmak…
Hadi biz Baydemir kadar dobra olmayalım, şunu demekle yetinelim:
Yürrrüyün de ense traşınızı görelim!
.....
Teknik bir iletişimsizlik sonucu geçen Pazar günü yayınlayamadığımız bu yazıyı, bugün yayınlayabiliyoruz.
VEDAT İLBEYOĞLU
ÖNCEKİ HABER

Suçlama çok suçlu yok!

SONRAKİ HABER

Youtube’un yapay zeka algoritması yanlışlıkla robot savaşı videolarını sildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa