Zengine teğet yoksula direkt!

Zengine teğet yoksula direkt!

Başbakan Tayyip Erdoğan “Kriz bizi teğet geçti” iddiasında ısrarlı. Başbakan’ın teğet tanımı ise şöyle...


Başbakan Tayyip Erdoğan “Kriz bizi teğet geçti” iddiasında ısrarlı. Başbakan’ın teğet tanımı ise şöyle: “Bunlar teğetin tanımını bilmiyorlar, teğet hiç sürtünmeden geçmek anlamına gelmez; sürtünerek geçer, ama az bir şey tırpanlar.” Biz de Kocaeli’ndeki tersane işçilerine, yaşam koşullarından nelerin ‘tırpanlandığını’ sorduk.
Kocaeli Serbest Bölgesi’nde (KOSBAŞ) bulunan TVK Tersanesi’nde çalışan bir işçi, kriz döneminde iş yükünün arttığını belirtti. TVK işçisi şöyle devam etti: “Eskiden 7 ayda kızaktan inen gemileri şimdi 2 ayda indirin diyorlar. Gemiyi yetiştirebilmek için geceli gündüzlü iki vardiya çalışmaya başladık; dışarıda işsizlik var, herkes korkuyor, ‘Biraz fazla çalışalım işsiz kalmayalım’ diyoruz. 7 ayda inen gemi 2 ayda nasıl iner; telaştan, yoğunluktan iş kazaları da artacak.”
SOFRALARINDA KUŞ SÜTÜ EKSİK
Ücretlerin düşmesinden ve geçim sıkıntısından yakınan işçi, “Kriz döneminde ücretler yüzde 25 düştü, sigorta primleri alınan ücrete göre yatırılıyordu, şimdi asgari ücretten yatırılıyor” diye konuştu. İşçi, Başbakan’ın ‘Teğet geçti’ iddiasına da şöyle tepki gösterdi: “Türkiye’de öyle fotoğraflar var ki, teğet geçti diyen bir başbakan düşünemiyorum. Kriz Başbakan’ı, zenginleri teğet geçti, onun dışındaki herkese dokundu.”
Şu anda işsiz olan bir tersane işçisi ise kriz öncesi çalışma koşullarını şöyle anlattı: “Krizden önce düzenli işim vardı, şu an bırak normal maaşı, asgari ücretle bile iş bulamıyorum, kredi borçlarımı ödeyemiyorum. Krizden önce her şey iyiydi, kredi borçlarımı zamanında ödeyebiliyordum” dedi. Başbakan’ın TEKEL işçilerine “Yetim hakkı yiyorlar” demesine tepki gösteren tersane işçisi, şöyle devam etti: “Bunca yolsuzluğu yapanlar yetim hakkı yiyor, işçiler değil. Onlar paralarını alıyorlar, olan garibana oluyor. Onların evlerinde bir kuş sütü eksik. İnsanlar Başbakan’a derdini anlatmaya çalıştığında da hemen korumalar atlıyor üzerlerine, kimse demiyor adamın ne sıkıntısı var diye.”
İLAÇ MASRAFI NEDENİYLE TEDAVİ OLAMIYOR
Tersane işçisinin eşi de işçilik yapıyor. Aylık aldığı para asgari ücret. Asgari ücrete yapılan zammı ise şöyle değerlendiriyor: “Doğal gaza, elektriğe zam geldi, ben ne yapıyım 31 lirayla? Başbakan’ın bir eli yağda bir eli balda, nereden bilsinler asgari ücretle nasıl geçinildiğini? Tümör hastasıyım, her ay tedaviye gitmem gerekli; düşünüyorum, gidince ilaç yazacak masraf çıkacak diye, gidemiyorum. Evi, mutfağı, çocuklarımı düşünüyorum.”
Mutfak masraflarını iyice kıstıklarını anlatan tersane işçisinin eşi, “Sürekli makarna yiyoruz, hem çocuklar seviyor hem ucuz diye. Ama geçen gün küçük kızım çatalını fırlattı, ‘Yine mi makarna yiyeceğiz?’ diye. Gelip o çocuktan dinlesinler yaşadıklarımızı, utansınlar, doktora gittiğimde; haftada bir gün siyah et iki gün beyaz et yiyeceksin, dedi. Suratına baktım; ben et bulsam zaten yerim, dedim. Geçinebilmek için hafta sonları da temizliğe gidiyorum. Her şeye zam yapacaklarına insanlara iş versinler, asgari ücreti artırsınlar, başka türlü hiçbir şey düzelmez” diye konuştu. (Kocaeli/EVRENSEL)
Barış Kara
www.evrensel.net