01 Ocak 2010 00:00

Yılbaşı

Süslü sokak fenerleri yanıyor bu aylarda dünya sokaklarında... Işıklı, rengarenk sokak lambaları...

Paylaş

Süslü sokak fenerleri yanıyor bu aylarda dünya sokaklarında... Işıklı, rengarenk sokak lambaları... Süslenmiş çam ağaçları görüyorum etrafımda adeta gelinlik kız misali cıvıl cıvıl...
Yaklaşıyor yine bir yılbaşı... Sanki sihirli bir değnek dokunacakmış da her şey değişecekmiş edasında sunuluyor tüm bunlar televizyonlara baktığımız zaman. Güne özel eğlence programları, özel menülü sofralarla göz boyamalar almış başını koşuyor.
Kim için diye soracak olursak; elbette bir avuç elit zümre için tüm olup bitenler. Gerçeklerden uzaklaşarak popüler kültürün sarhoşluğundan ne zaman uyanacağız bilmiyorum ama, bildiğim bir şey var o da her geçen gün alttan alta kabararak büyüyen açlığın dalgalandığıdır...
Gerçek olan, dünyanın her yerinde kartopu gibi büyüyen işsizlik, yoksulluk ve beraberinde artan fuhuş, kapkaç, hak gaspları sonucu çıkan savaşlardır... Bir avuç zenginin büyük bir hamasetle ve gürültü ile istediği yerde günü birlik yaptığı eğlenceler ne kadar gerçekse, devletin açgözlülüğü ve toplumları sömürmesi sonucunda toplumlarda yaptığı tahribatta o denli gerçektir.
Görülmesi gereken aslında bir günlüğüne uğruna kutlamaların yapıldığı yılın son günü olması değil; o günden sonraki günler... Yani arkasındaki büyük bir yoksulluğun bizleri beklediğidir. Yarınlarımızın ne olacağıdır. Yarınından eminsiz yaşamanın olmadığı yerde boş bir umudun da hayalden öteye geçmeyeceğini vurgulamak istiyorum... Önümüze çekilen bu perdeleri görebilmeliyiz. Sanal alemin o pembe atmosferinde ne kadar hayallere de dalsak, onlar sadece rüyadır. Gerçeği yansıtmayacaktır hiçbir zaman.
Önemli olan bir günün değil her günün yılbaşı tadında geçmesidir. Bu ancak bir avuç sermayenin, para babalarının saltanatını yıkarak ve sistemin halk için eşit şartlarda olduğu zeminde gerçekleşir. Bunun da tek yolu devrimdir.
Eğer bunu başarabilirsek işte o zaman Edison’un ışığı gibi büyük bir hizmet sunmuş ve en büyük hediyeyi de vermiş oluruz tüm insanlığa...
Ümit Çevik (Fransa)
ÖNCEKİ HABER

Cem Yılmaz’ın patlamayan silahı

SONRAKİ HABER

TR-İnter Tekstil işçilerinin direnişi Çiğli’ye taşınıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa