02 Ocak 2010 05:00

YOLCULAR İÇİN EL AYNASI

Bir yolcu gördüm,

Paylaş

Bir yolcu gördüm,
Kavşakların birinde yan yana durmuş bekliyorduk. Çoktandır aynı yolların yolcusuyduk.
Yıllar boyunca kâh o öne geçmişti, kâh ben. Buraya gelirken arkamızda tek bir iz bırakmıştık, herkese malum bir yolculuğun sahibi meçhul izi...
Kendi başımıza yaptığımız eski yolculukları anmaz olmuştuk çoktandır. Halbuki o yolculukların her biri, durgun bir gölün kıyısındaki kargılar gibi her rüzgarda titreşerek varlığını hissettirir, ustura kadar keskin gölgeler düşürerek rüyalarımızı parçalardı.
Önümüzde yollar açıldıkça yolculuklara devam etmiştik. Bir süre sonra, arkamızda kalan o tek izin giderek silikleştiğini, göz açıp kapayıncaya kadar kaybolup gittiğini fark etmiştik. Sonra yeryüzüne bıraktığımız tek izin gölgelerimiz olduğunu görmüştük. İşte o gün vardığımız kavşakta, öylece durmuş beklerken kararsızdık.
Hangi yöne gideceğimizi birbirimize sorduk. Cevabı her ikimiz de biliyorduk, ama asıl merak ettiğimiz şey, sadece ikimizin değil, herkesin bildiği cevabın ilk kimin ağzından döküleceğiydi.
Sabır, ikimizin de içini parlak bir sır gibi kaplamıştı. Parlak ve kırılgan...
Önce o konuştu.
“Hangi yöne gittiğin önemli değil” dedi ve durdu. Sanki gölgesini seyreder gibi kendi sesine dalmıştı. Devam edip etmemekte kararsızdı. Bundan sonra diyeceklerini nasıl söyleyeceğini tam kestiremiyor gibiydi. Sessizliğin sonunu, bir çırpıda dudaklarından dökülen şu cümle getirdi:
“Önemli olan, kendine doğru gittiğin yoldur...”
Bunun üstüne ben,
“Bu sözlerle boş yere övünme. Kendini bulmakta değildir mesele. Yolculuk etmekten vazgeçmeyen herkes er ya da geç bu yollarda kendini bulur, yolculukların en kolayı da budur” dedim.
Sonra o,
“Asıl mesele bulmak değil, bulduğunu kendi başına fark edebilmektir, başkası yalan” dedi.
Sonra ben,
“Buraya kadar geldiysem eğer, belki günün birinde bulduğumu da anlayabilirim diye geldim. Bulduğumu fark edebilmek bana bağlıdır, sadece bunu bilir, bunun için geçerim yolları” diye bir çırpıda içimdekileri döktüm.
Sonra o,
“Eğer niyetin buysa gölgenin bile olmayacağı bu yoldan devam et, yoksa eğer, başka yollar var seni şenlendirecek” dedi.
Birbirimize yaptığımız son kılavuzluk bu oldu.
Orada ayrıldık, ben kendi yoluma gittim o kendi yoluna. Arkamızda tek bir iz bile bırakmadan geçmeyi sonunda öğrenmiştik.
ÖZCAN YURDALAN
ÖNCEKİ HABER

KİRVEME MEKTUPLAR

SONRAKİ HABER

CHP'li Mehmet Bekaroğlu: Demirtaş’ı serbest bırakın, çözüm süreci tekrar başlasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa