03 Ocak 2010 05:00

KÜLT-ABLASI

Özel günleri sevmediğim malum. Kim bilir kaç kez yazıp kafanızı ütüledim. Bayramı seyranı yılın başı sonu geldi mi konu belli.

Paylaş

Özel günleri sevmediğim malum. Kim bilir kaç kez yazıp kafanızı ütüledim. Bayramı seyranı yılın başı sonu geldi mi konu belli. Günün anlam ve ehemmiyeti. Her ne kadar kolay görünse de, çerçeven, etrafında dolaşacağın yerin yurdun aşağı yukarı belliyse de, koca yılı toparlamak, değerlendirme yapmak, deveye hendek atlatmakla eşdeğer benim için. Hesap kitap işlerine kafam basmaz zaten. Kalk bilanço çıkar, elmanın armudun açılımından meyve salatasına analiz sentez işleri arka arkaya. Kastı beni vesselam.
Karın ağrım yine tuttu. Adrenalin kanadını sadece karnımda değil elimde kolumda bacağımda her yerimde çırpıp duruyor. Tek tek hücrelerimde hissediyorum namussuzu. Çırpınmak ne kelime kafamın en derinliklerine çarpıp vızır vızır vızıldayıp parazit yapıyor. Düşünmek imkansız bu halde. Durum ne kadar çıkışsızsa da mecburiyetler bağlıyor ipimi direğe. Kıpırdayamaz haldeyim ama yine de emrinize amadeyim. Her ne kadar köşe okunuyor mu göz atan var mıdır habersizsem de ne bir mail ne bir telefon almıyorsam da, severek okuyoruz iteklemesi olmadan tek başıma boğuşuyorsam da ekran başında kelebek sinek kılığına girmiş cümle hormonla sözünde durmanın durabilmenin sopasıyla karşınızda kalabiliyorum. Buna da şükür. Benim gibileri ancak çeşit çeşit sopa adam eder.
Neyse. Yılbaşı kutlaması muhabbeti fırından çıkmasa da tam olarak buz kesmiş sayılmaz. Kutlamaya geçen yılın ne oldu bittisini de ekleyip biraz da kendi durumumu katıp bir yazı çıkarmak niyetim. Rastgele deyip başlıyorum o halde.
Bir zamanlar PTT diye anılan pijama terlik televizyon üçlüsünün gönül bağını koparmış bulunuyorum. Merakla ağız bir karış açık beklenen dansözü sadece ben değil hiç birimiz iplemiyor artık. Dansözler o kadar çoğaldı ki kimsenin umuru değil. Kıvıran kıvırana nasılsa. Özlemek şöyle dursun çoktandır ikrah ettik. Televizyonda ne döndü durdu bilmiyorum. Seyretmedim. Tanıtımlardan gördüğüm kadarıyla futbol turnuvası usulü kurayla eşleştirilmiş şarkıcıların düetleriyle, sitcom kahramanlarının yeni yıl maceraları basmıştı ekranı. Dansözün yerini ’nun Cinselliğin Tarihi’nde bile bölüm kapmış, cinsel tutuculuğuyla çığır açan İngiltere kraliçesinin sırlarına vakıf olan, belki de bu yüzden acayip fiyatlara satılan donun sütyenin defilesi aldı ne zamandır. Başka bir marifeti olmayıp sadece para kazanabilme yeteneğiyle üst sıralara yerleşen A’sı da B’si de alaturka eğlencenin yerine bu seçkin gösteriyi seyretti. Alternatifleri de vardı, mayosu, bikinisi, denizi mavi, kumu beyaz fonda alt yazılı kanallara postu sermişti. Kraliçemin sırları defilesi biraz da atları da vururlar tadındaydı onbinlerce kız içinden meleği seçiyoruz hikayesi çok da öyle eğlencelik sayılmazdı. Sırtına bas yüksel teması çok da ilgimi çekmedi. Alalarını yaşadığımıza göre. Donuna sütyenine kurban olduğum görüp görebileceğimiz bu deyip kapattım. Birbirini tekrarlayan eğlencenin dibine vuramadan hem de. Dağıtmaya pek yaklaşmıştım. Televizyondan ilham alamadım. Kendi çabamla ne yapacaksam yapacaktım anlaşılan.
Yılbaşını dediğin bir beklentiler paketi değil mi zaten? Hükümet beklentilere zamla karşılık verdi, televizyon da uyutarak yardım etti. Sen sağ ben selamet. Bilmediğimiz merakta kalacağımız bir durum yok nasılsa. Beklentiyi umuda dönüştürmek bizim elimizde. Yılbaşına damgasını vuran tek umut direnişlerdi. Yılbaşı da neymiş biz çocuklarımızın geleceğinin peşindeyiz diyen Tekel işçileri yeni seneye direnerek girdiler. Başbakan tarafından yatarak para aldıkları söylenen, bir yandan da ‘ne olacak işsiz mi yok bu şartlarda çalışacak kürekle adam var’ plağına devam ederken hükümetin tek çözüm önerisi dayak şimdilik. Tekel işçileri ise kararlı, gerekirse 2011’e kadar direnmeye niyetli. Ankara da Tekel işçileri direnişle türküler söyleyerek yeni umutlarla karşıladı yılbaşını. İtfaiyecilerde yanan hak yangınını söndürmek için direnişteydi. İstanbul’da. Bir kutlama havasında kazanacaklarını bilerek. En önemli resimleri bunlardı yeni yılın sanırım. Yeni yılın bunca senedir içtiğim 216’ların tadını bozmayacağına alınterini emeği boşa çıkarmayacağına inanarak yeni yılınızı kutluyorum…
ayşe bengi
ÖNCEKİ HABER

Körfez işçileri alacaklarını istiyor

SONRAKİ HABER

Game of Thrones'un yeni serisi 2020'de yayımlanacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa