ÖZGÜRLÜK

ÖZGÜRLÜK

  • Olan biteni açıkladığına inandığım maddi gerçeklik tasarlıyorum.Tasarlıyorum, önce kendim inanıyorum. İnanmasam da fark et etmez; önemli olan okurların inanması.


    Olan biteni açıkladığına inandığım maddi gerçeklik tasarlıyorum.
    Tasarlıyorum, önce kendim inanıyorum. İnanmasam da fark et etmez; önemli olan okurların inanması.
    Okurlar niye inansınlar ki?
    Çünkü ben köşe yazarıyım. Ben bilirim. Okurun kendisi olan biteni açıklayan maddi gerçeklik tasarlamaz. Bu işi köşe yazarı yapar, okurun kafası yatarsa beğenir ve köşe yazarı gibi düşünmeye başlar; okurun kafası yatmazsa köşe yazarı sinirlenir, sinirini bir başka köşe yazarına öfke duyarak yatıştırır.
    Olan biteni açıklayan maddi gerçekliğin ne olduğunu düşünüyorum. Düşüneceğim, düşüneceğim ve sonunda bir şeyler tasarlayacağım.
    Aslına bakarsanız yanlış yapıyorum. Maddi gerçekliğin ne olduğunu değil ne olması gerektiğini düşünmem gerekir. Çünkü köşe yazarı düşüncesini gerçeklik üzerine kurmaz, gerçekliği düşüncesine göre biçimlendirir. Her mesleğin bir raconu var.
    Maddi gerçekliğin ne olması gerektiğine karar verebilmek için usta sayılan köşe yazarlarından yararlanmak istiyorum ve onların maddi gerçeklik tasarımlarını öğrenmeye çalışıyorum.
    Maddi gerçekliğini tasarlayacağım olan biten ‘Kürt sorunu’, ‘demokratik açılım’, Ergenekon davası’, ‘kozmik odalar’, ‘savcı ve yargıçların dinlenmesi’ vs.,vs. Okuyorum köşe yazarlarını, vay canına, ne çok maddi gerçeklik tasarımı varmış! Maddi gerçeklik tasarımları bolluğunda en çok kapatılan DTP eleştiriliyor. DTP, maddi gerçeklik tasarımlarında saptanan hataları ve yanlışları yapmasaymış demokratik açılımda uzun bir yol almış olacakmışız.
    Köşe yazarlarının büyük çoğunluğunun maddi gerçeklik tasarımı DTP’nin hiç hata ve yanlışlık yapmadığı, olması gereken maddi gerçeklik kurgusuna dayanıyor.
    DTP’nin hiç hata ve yanlışlık yapmadığı maddi gerçeklik tasarımları bana cazip gelmiyor. Çünkü, hata ve yanlışlıklar denen şeyler köşe yazarlarının kendi değerlendirmeleri. Onlara göre DTP’nin varlığı önemli değil; varlığını kendi değerlerine, taleplerine, siyasi mücadele strateji ve taktiklerine göre yönlendirmesi sıkıntı yaratıyor.
    Üstelik, DTP’nin yerini alan BDP aynı siyasi çizgiyi izleyecek görünüyor. BDP yöneticilerine tavsiyem bundan böyle nasıl davranırlarsa demokratik açılıma ve Kürt sorununa zarar vermeyeceklerini maddi gerçeklik tasarımcısı köşe yazarlarına sorsunlar.
    Köşe yazarına sorun, maddi gerçeklik tasarımını söylesin ve bu maddi gerçekliğin tasarımdaki gibi gerçekleşmesi için sizin hangi hata ve yanlışları yapmamanız gerektiğini bildirsin. Ama burada bir sorun var sanki. Köşe yazarına olan bitenin maddi gerçekliğini olan bitenin olup bitmesinden önce sormanız gerekir ki, olacak biteceğin sizin yüzünüzden demokrasi önünde engel yaratmaması için hangi hataları ve yanlışları yapmamanız gerektiğini de tebliğ edebilsin. Olan bitenin maddi gerçekliği olan bitenin olup bitmesinden önce tasarlanamaz. Köşe yazarı ermiş değildir, bilgedir. O, olan bitenin maddi gerçekliğini olan biten olup biterken tasarlar; ve bu tasarımın ufkunda olacak biteceğe ilişkin maddi gerçeklik olasılıkları kurgular. Köşe yazarı, olacak bitecekler olup biterken o an olan biteni kurguladığı maddi gerçeklik olasılıklarından en uygununa uygun olarak tasarlayıp önünüze koyar ve düşüncenizi bu tasarıma göre biçimlendirmenizi, yani kendisi gibi düşünmenizi ister.
    Olan biteni açıklayan maddi gerçeklik tasarlamak iddiası ile başladım yazıya. Tasarladığıma önce kendim inanacaktım, sonra okurlardan benim gibi düşünmelerini isteyecektim.
    Kafamı, köşe yazarının düşüncesindeki maddi gerçeklik tasarımı gerçekleştirme sürecinin diyalektiğine taktım, hiçbir şey beceremedim.
    Olan biteni açıklayan maddi gerçeklik tasarımı yaratamadım; bu nedenle okurdan benim gibi düşünmesini isteyemiyorum.
    Bu hafta benim düşüncemden bağımsız, özgür düşünün; kendi gerçeklik tasarımlarınızı benim adıma da kurgulayın ve bunun keyfini çıkartın.
    YÜCEL SAYMAN
    www.evrensel.net