03 Ocak 2010 00:00

BAŞYAZI

2009’un son günlerinde, İran’da, yeniden büyük karışıklıklar ortaya çıktı.Şiilerin en kutsal günü olan, “Aşure günü”nde muhalefetin gösteri yapmasına çok sert müdahale eden polis...

Paylaş

2009’un son günlerinde, İran’da, yeniden büyük karışıklıklar ortaya çıktı.
Şiilerin en kutsal günü olan, “Aşure günü”nde muhalefetin gösteri yapmasına çok sert müdahale eden polis, göstericilere karşı cop, biber gazı ve silah kullandı. Çatışmalarda en az 15 kişinin öldüğü ve yüzlerce kişinin tutuklandığı belirtiliyor.
2009’daki bu ikinci büyük muhalefet eylemi ve yönetimin gösterileri çok sert yöntemlerle bastırması, İran’da rejimin; yoksulluk, işsizlik, yolsuzluklar ve öteki çözümsüz sorunlar nedeniyle giderek daha fazla zorlanacağını ve daha çok şiddete ve baskıya başvuracağını göstermektedir.
İran yönetimi bütün bu muhalefet tepkilerini, “Batılıların kışkırtması”, “dış düşmanların oyunu” olarak gösterse de; gerçekler İran’da Ahmedinecad yönetimine karşı muhalefetin giderek, özgürlük talebi ve halkın daha iyi yaşama isteği temelinde büyüdüğüne, hoşnutsuzluğun derinleştiğine işaret etmektedir.
Elbette ABD başta olmak üzere batılı ülkelerin İran’da olup biteni yakından izledikleri tartışılmazdır. Ama İran’ı teslim almak isteyen batılı emperyalistler için halen en önemli baskı; “İran’ın nükleer silah yapmak amaçlı nükleer yakıt üretmek için giriştiği çabalar” üstünden oluşturduğu baskılardır.
İran yönetimi de “kendisini çok haklı gördüğü” ve halkı da arkasına alabileceği bir konu olarak, “nükleer yakıt üretimi özgürlüğünü savunma”yı tüm öteki sorunların önüne çıkarmaktadır. Çünkü böylece hükmet, İran halkına, “Bakın batılı hükümetler nükleer yakıt üretmemize karşı çıkarak iç işlerimize müdahale ediyorlar” diyerek halkı bir “ulusal dava” etrafında birleştirirken öte yandan muhalefeti de batılı emperyalistlerin uzantısı durumuna düşürmeyi amaçlamaktadır.
Nitekim, İran Dışişleri Bakanı Manuşehr Mutteki, Batılı ülkelere bir ültimatom vererek, “Eğer batılı ülkeler, Tahran’a nükleer yakıt satmak ya da İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu ile yakıt değiş tokuş etme konusunda bir karar vermezlerse, Tahran’ın yakıtını kendisi üretme çalışmalarını hızlandıracağını” açıkladı.
Bu ise, İran’a nükleer yakıt üretimine nasıl son vereceği konusunda yılbaşına kadar süre veren BM kararına karşı da bir meydan okuma demek.
Öte yandan Türkiye, İran’ın nükleer yakıt üretimi söz konusu olduğunda, “Türkiye’nin bölgede nükleer silahların yayılmasına kesinlikle karşı” olduğunu söylemektedir.
Dolayısıyla, İran’ın nükleerle ilgili bu ültimatomu, Türkiye’yi de yakından ilgilendirmektedir.
İran’ın biraz da iç muhalefeti bastırma ve geniş halk yığınlarını yedekleme amaçlı bu manevrası, özellikle ABD’nin işine gelmektedir. Çünkü böylece ABD, bir yandan İran’a karşı alınmasını istediği daha sert yaptırımlar için dayanak kazanırken öte yandan bölgedeki en önemli hayali olan İran’la Türkiye’yi karşı karşıya getireceği son derece sıcak bir çatışma fırsatını elde etmektedir.
Bu açıdan son gelişmeler bölgede Türkiye-İran rekabetini sıcaklaştırıp sertleştirecek noktadadır.
Çünkü Türkiye’yi yönetenler, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının, bölgede güçler dengesini İran lehine bozacağını düşünmektedir. Bu ise bölgede “lider ülke” olma iddiasında olan Türkiye’nin işine gelmemektedir. Bu yüzden de Türkiye’yi yönetenler, İran söz konusu olduğunda, batılı ülkelerin İran’a yönelik baskılarına karşı çıkar görünmekte, hata nükleer silahlar konusunda, “İsrail de nükleer silahlardan arındırılsın” demektedirler. Ancak, İran’ın nükleer silah edinmesine de kesinlikle karşı durmaktadırlar.
Mutteki’nin son açıklaması, Türkiye-İran ilişkilerini çok gerecek bir açıklamadır. Ama hem içerideki baskıları püskürtmek hem de Türkiye’nin İslam dünyasındaki “İslam’ın İsrail ve batı karşısında sözcüsü” namına leke sürmek için İran’ın girdiği yoldan dönmesi, çok zordur.
Türkiye-İran ilişkileri giderek ABD’nin istediği kıvama geliyor görünüyor.
İHSAN ÇARALAN
ÖNCEKİ HABER

AKP’DE YILMAZ OPERASYONU MU?

SONRAKİ HABER

14 yaşındaki çocuğa cinsel istismarda bulunan kuaför tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa