Chavez’in Venezuelası

Chavez’in Venezuelası

ABD medyası, Hugo Chavez’i çok eleştiriyor. Sık sık “solculuk”, “anti Amerikancılık” ve “diktatörlükle” itham ediliyor.


ABD medyası, Hugo Chavez’i çok eleştiriyor. Sık sık “solculuk”, “anti Amerikancılık” ve “diktatörlükle” itham ediliyor. Bize kısaca Chavez’in getirmiş olduğu hukuki, ekonomik ve toplumsal değişiklikleri özetler misiniz?
Chavez yönetiminin en önemli başarısı, 1999’daki Anayasa değişikliğidir. Venezuelalıların yüzde 75’i tarafından onaylanan referandum değişikliği, Anayasayı kapsayan ulusal birliktir. Dünyada insan haklarını koruyan en önemli anayasa değişimidir.
Anayasadaki maddeler insanlara barınacak ev, sağlık hizmetleri, geçimlerini temin edecek kadar maaş, eğitim, kadın hakları, işçi hakları, eşitlik ve anadili koruma hakları sağlamaktadır. Bence anayasadaki en önemli değişiklik, insanların eşit olmaları. 2001`de anayasadaki kanunlar yürürlüğe getirildi, ülke yenilendi ve daha iyi bir düzene konuldu, vergi yasası, petrol sanayisinde değişiklikler ve toplumsal çalışma yönergesi tahsis edildi.
2003’teki hedef, okuma yazma bilmeyenlere eğitim hakkı vermek ve sağlık programları düzenlemekti. 2 yıl sonra ülkedeki bu sorunu ortadan kaldırmayı başardık. UNESCO, Venezuela’daki eğitim başarısını onayladı. “Yo si puedo“ (evet, başarabilirim) programı altında birçok başarıya imza attık.
Eğitim ile ilgili hedefimiz, ilkokuldan doktoraya kadar özgür ve parasız bir eğitim sistemi sağlamak. Bugün Venezuela’da eğitimli nüfus sayısı öncekinden çok daha fazla. Daha önce lise eğitimi alamayan yetişkinler, bugün daha cesaretli. Orta ve lise seviyesindeki okulların yanı sıra üniversiteye devam ediyorlar.
“Barrio Adentro” olarak adlandırılan sağlık programı sadece – çoğu daha önce hiç doktor yüzü görmemiş - Venezuelalılar için koruyucu sağlık hizmeti sağlamakla kalmadı aynı zamanda evrensel, ücretsiz sağlık hizmetine ulaşımı da garanti altına aldı. MRI, kalp ameliyatı, tıp laboratuarları, kanser tedavileri, ameliyathaneler, yabancılar da dahil herkesin ücretsiz olarak kullanıma açıldı.
Bu program altında geçtiğimiz 5 yıl içersinde birçok sağlık ocağı, modern hastaneler, gelişmiş teknolojik tıp cihazları Venezuela’da bulunmaktadır.
Gıda ve tüketim malzemeleri yardımları (Mercal, Pdval), meslek eğitimi (Mission Vuelvan Caras), fakir, bekar annelere devlet desteği (Madres del Barrio), uyuşturucu bağımlılarına yardım (Mission Negra Hipolita) gibi programlar sayesinde yoksulluk yüzde 50 azaltıldı ve Venezuelalıların yaşam standartları yükseltildi.
Hiçbir şey iyi gitmezken, Venezuela’da olağanüstü değişiklikler elde ettik. Zaman içerisinde yapılacak daha çok şey var. On yıl geriye baktığımızda Venezuela’nın bugün çok farklı bir konumda olduğunu görürüz.
Chavez, politikaya katılım seviyesi konusunda bizzat sorumluluk almaktadır. Bugün milyonlarca Venezuelalı artık söz sahibi, bu açık seçik ortada. Önceki yönetimde marjinal bir toplum olarak yaşıyorduk, ama bugün güçlüyüz.
Ülkemizde yeni politik, toplumsal ve ekonomik değişiklikler için harekete geçme gücüne sahibiz.
Chavez büyük bir bankacıyı serbest bırakma suçundan hakimi cezaevine attırdı. Sizce hakim yasadışı bir karar mı verdi? Bu karar hakkında Chavez ne söylüyor?
Öncelikle Başkan Chavez kimseyi cezaevine atmadı. Venezuela’da bağımsız bir hukuk sistemi var. Chavez, hakimi mesleğini kötüye kullanmak ile suçluyor. Hakim, bankacıyı, kanun dışı yolarla serbest bıraktı.
Bu tür hortumcu bankacılar maalesef birçok ülkede var ve böyle insanlar mahkeme kararıyla serbest bırakılıyorlar. Chavez’in buna tepki vermesi çok doğal. Bu sorunlara karşı mücadele etmek en büyük zorluklardan biri, belki çok çabuk başarıya ulaşamayız ama gelecek nesillere daha iyi bir eğitim ve değer verirsek bu sorunun büyük bir bölümünü ortadan kaldırmış oluruz.
Bunun için mesleğini kötüye kullananlara karşı daha sert cezalar uygulamak istiyoruz. Örneğin bu hakim mesleğini kötüye kullandı, rüşvet alma ve kanuna aykırı tahliye vermekle suçlanıyor.
Söz konusu Chavez`in bir şey söylediği ya da söylemediği değil. Önemli olan, kanunların bu gibi sorunlarda faaliyete geçmesidir.
ABD askeri üslerini neden Kolombiya’ya kurdu? Bu üsler, Chavez’e ya da Bolivarcı devrime karşı bir tehdit oluşturuyor mu?
30 Ekim’de ABD, resmi olarak Kolombiya hükümetiyle anlaşmaya vardı. Bu anlaşmayla, Kolombiya hükümeti, ülkedeki 7 askeri üssü ABD’ye açtı ve Kolombiya topraklarında askeri operasyonlar için sınırsız kullanım hakkı tanıdı. Anlaşma, uyuşturucuya ve teröre karşı savaş gerekçesiyle imzalandı. Fakat bu yıl başında ortaya çıkan ABD hava kuvvetlerine ait bir belge, Kolombiya’da daha sert ABD gücünün talep edildiğini ortaya koydu. Bu belgede, ABD askeri varlığının “Bölgedeki anti-Amerikancı hükümetlerden gelen sürekli tehditle” mücadele etmek için gerekli olduğu belirtiliyor.
Bu ifade ile açıkça Venezuela, muhtemelen Bolivya ve belki de Ekvador kast ediliyor. Washington yönetiminin Venezuela hükümetini anti-Amerikancı olarak gördüğü ortada ancak bu doğru değil. Venezuela anti emperyalisttir ancak anti-Amerikancı değildir.
ABD askeri sürekli olarak Kolombiya’yı kontrol ve tehdit etmektedir. Bu, gerçekten Latin Amerika’da yaşayan insanlar için büyük bir sorun. Birçok insan ABD anlaşmasını bilmiyor ama bilselerdi, Nobel Barış Ödülü alan Barack Obama`ya, “Neden savaş hazırlıkları var” ve “Neden krizin tam ortasında milyonlarca insan işsiz ve evsiz kalıyor” diye sorarlardı? Neden milyonlarca dolar Kolombiya’daki Amerikan askeri üslerine gidiyor? Şimdiye kadar 46 milyon dolar Kolombiya’da bulunan Amerikan askerlerine aktarıldı; bu, gelecekte de devam edecek.
ABD’li “sivil toplum örgütleri” ve gizli ajanlar Venezuela’da rejimi hâlâ değiştirmeye çalışıyorlar mı? Yoksa başarısız darbeden sonra operasyonlarını durdurdular mı?
2002 darbesinden sonra Venezuela’daki bazı politik topluluklar ve gizli ABD ajanları hızla arttı. Darbeden sonra, USAID ve NED gibi ABD kurumları muhalefet gruplarına 50 milyon dolar para aktardılar. 2010`da USAID ve NED 15 milyon dolar bütçe ayırdı ki bu rakam, geçen yılın iki katından daha fazla. Bu, Washington’un politika anlayışı. Obama demokrasinin yükseldiğini savunuyor ama gerçekte demokrasiyi çökertmektedir. İmparatorluk düzenine milyonlarca dolar aktarılıyor, stratejiler sunuluyor, kampanyalar yapılıyor. Böylece yeni politika anlayışı yönetimi değiştirilmeye doğru sürükleniyor, sinsice planlanmış bir değişim stratejisi bu. Yani USAID, NED, sivil toplum örgütleri ve onların yardımcıları (Freedom House, International Republican Institute, Pan-American Development Foundation and Development Alternatives) gibi yüzlerce politik örgüt var. Bunların hedefi Chavez rejimini yok etmek. ABD halkından toplanan vergileri politik harcamalarına yatırıyorlar. Unutmamalıyız dünyadaki petrolün yüzde 24’ü Venezuela’da bulunuyor, bu çok büyük bir miktar.

Ekonomik kriz Venezuela’yı nasıl etkiledi? İnsanlar “Wall Street”’in çöküşüne bir anlam verdiler mi?
Chavez ekonomik kriz için ciddi önlemler aldı. Venezuela’da insanlar elbette Wall Street’in rolünü çok iyi anladılar. Ekonomik krizin ABD kapitalist sömürgesinin bir parçası olduğunu biliyorlar. Küresel ısınma, kapitalizmin doğurduğu ağır sonuçtur. Venezuela hükümeti ekonomik krize karşı önleyici adımlar attı. Venezuela, iki yıl önce ABD bankalarındaki paralarını geri çekti, bu para toplumsal yatırımlar için harcanıyor. Ayrıca Venezuela başka ülkelerle petrol ticaretinde büyük gelişmeler elde etti.
Son günlerde kötü idare ve hortumculuk nedeniyle birkaç banka kamulaştırıldı, bazıları kapatıldı. Fakat Venezuela hükümeti çok hızlı davrandı, insanların paralarını krizde tekrar alabilmeleri için vadeli yatırımlar yapmaları önerildi, bu Venezuela tarihinde bir ilkti. Bankalar kapatıldığı halde, hiç kimse parasını kaybetmedi. Bu, Chavez’in politika yönetiminin bir parçasıdır.

ALBA NEDİR

ALBA ne demek? Güney Amerika’da yaşayan insanlar için daha uygun bir ticaret yönetimi mi?
İnsanlar için yapılmış olan bölgesel bir anlaşma mukavelesi. Venezuela ve Küba 5 yıldır ticari anlaşma içerisinde, ve şimdi 9 ülke bu ticari anlaşmaya üye oldu. Bunlar; Bolivya, Küba, Ekvador, Honduras, Nikaragua, Venezuela, Antigua ve Barbuda, Saint Vincent ve Grenadinler ile Dominik.
ALBA, ticaret, dayanışma, birlikte çalışma, sömürgeye karşı, rekabet yarışına girmemek ve bütün insanları aynı sosyal gruplarda birleştirmek demektir. Mesela, Venezuela, Küba’ya petrol veriyor, karşılığında Küba bize doktor, öğretmen, teknoloji uzmanı gönderiyor. Bu da Venezuela’nın daha iyi bir statüye ulaşmasına büyük katkıda bulunuyor.
Venezuela Nikaragua`ya petrol satıyor, Nikaragua da karşılığında gıda yardımı yapıyor, tarım ve tarım endüstrisine katkıda bulunuyor. Önceki hükümetler sadece zengin, paralı petrol yatırımlarına değer veriyorlardı.
ALBA sadece ekonomik çıkarlar için çalışan bir organ değil, toplumsal ve kültürel geliştirme çabasında olan bir örgüt. Hedefimiz daha çok bu tip ticari yolarla anlaşma sağlamak, genişletmek ve topluma daha faydalı bir şekilde devam etmek. Son zamanlarda üyeler arasında meydana getirmek istediğimiz değişiklik, ABD dolarını kullanımdan kaldırıp onun yerine SUCRE’yi kullanmak.
Mike Whitney
www.evrensel.net