4-c gerçeği

4-c gerçeği

Ben, 10 Ekim 2004’te fabrikası kapatılan eski Bakırköy Sümerbank işçisi, 2005 yılından bu yana 4-c’li olarak tapu sicil müdürlüğünde çalışan bir kardeşinizim.


Ben, 10 Ekim 2004’te fabrikası kapatılan eski Bakırköy Sümerbank işçisi, 2005 yılından bu yana 4-c’li olarak tapu sicil müdürlüğünde çalışan bir kardeşinizim. 2004 yılında 960 TL net maaş ve yılda 2 tam 4 yarım ikramiye maaş alan, yani aylık ortalama 1200 TL’yi aşan maaş alırken 4-c’li olarak 450 TL’ye ve yılda 10 ay yani yıllık ortalama 375 TL’ye işbaşı yaptım. Bu gün İstanbul’da 660 TL maaş alıyor ve 600 TL ev kirası veriyorum. 15 Aralık-15 Şubat arası ücretsiz inideyim. Bu yasayla hükümetin bana 2 ay boyunca hırsızlık yap, dilencilik yap, gasp yap demek istediğini düşünüyorum. Aldığım maaş hiçbir zaman faturalar ve yol paramla beraber gıda harcamalarına yetmedi. Kira zaten allaha kalmış.
Kardeşlerim, Bakırköy Sümerbank fabrikası 1996 yılından 2004 yılına kadar özelleştirmeye karşı önemli direnişler yaptı. 2 kez hükümetlere özelleştirme kararını yırttırdı. 1999 yılında tazminatlarımız bile hesaplanmışken, İstanbul işçileri etrafında örgütlenmesini başararak fabrikada 12 gün kaldı. 1 Kasım 1999 tarihi itibari ile kapatılmıştır ibareli Bakanlar Kurulu kararını geri çektirmeyi başardı. Ancak biz ülke çapında 40 fabrika ve 40 bin çalışan olarak hiçbir zaman bir araya gelemedik. TEKSİF yönecileri bizi birleştirmekten korktukları kadar hiçbirşeyden korkmadılar. Yani biz hep tek Sümerbank fabrikası olarak mücüdele ettik. Sizler bizi bu bakımdan aştınız ve uzun zaman sonra ekmeği elinden alınan ve kendisi ve çocukları geleceksizliğe ve açlığa terk edeline on binlerce sınıf kardeşinizin yüreğine su serpen, örgütsüzlüğün yarattığı güçsüzlüğe ve tek başına kalmışlığa karşı güçlü bir umut oldunuz.
Kardeşlerim 4-c’li olmak sadece ücret düşüklüğü, çocuklarını okutamamak, açlığa mahkum olmak değil. Esas olanak örgütsüz ve tek başına kalmak, çalıştığın yerde hiç bilmediği bir işle uğraşmak. Ayak işleri yapıyorum. Anayasa’sında sosyal hukuk devleti yazan ülkemizde 657 sayılı yasanın 4-c maddesi açıkca bir kölelik yasası. Anayasa’nın kendisine aykırıdır. Ömrünü ülkemizin temel sanayi kuruluşlarında üreterek geçirmiş işçileri, yatıştırarak açlığa ve ölüme terk etmenin aracıdır. Bugün 680 işçi çalışırken kapatılan Bakırköy Sümerbank işçilerinin önemli bir bölümünün aileleri dağılmış, çocukları okullarından alınmış durumdadır. Bu bakımdan ilk olarak tazminatlarınızla ilgili aranızda hayal kuranlar varsa boşuna hayal kurmamalarını özellikle tavsiye ederim.
Kardeşlerim, bir kardeşiniz olarak sizlere derim ki; bu sizin en güçlü olduğunuz gündür. İş, ekmek ve gelecek mücüdelesi insanlığın en namuslu, en onurlu mücadelesidir. Bu yazıda dahil olmak üzere, özellikle sendikacıların size sözle ve yazıyla verdikleri deste kesinlikle yetersizdir. Size gerçekten destek verilecekse işyerlerinde iş durdurarak, grev yaparak destek verilmek zorundadır.
Bu gün şeker fabrikalarındaki işçiler sizin yanınızda olmazsa yarın tek başına kalacaklar ve yenileceklerdir. Bunun için öncelikle Türk-İş’e bağlı sendikalar olmak üzere sizi desteklediğini belirten her sendika ve sendikacı üyelerini harekete geçirmiyorsa işini yapmıyor, işçi sınıfımızın bu gözbebeği mücadelesini sermaye sınıfına karşı yalnız bırakıyor demektir. Daha dün kapılarından ‘destur’le girdiğiniz sendikalarınız bugün sizin eviniz olmuşsa bu birleşebildiğiniz içindir. Bugün gücünüzün zirvesindeyken, bizleri, hepimizi birleştirebilirsiniz ilk olarak siz TEKEL işçileri. Ama mutlaka işçi sınıfı ve emekçiler kazanacaktır. Eğer çeşitli vaat ve tehditlerle sizleri dağıtmayı başarabilirlerse bilinki bugünleri arayacak ve bulamayacaksınız.
Sizi sevgi, saygı ve minnet duygularımla selamlıyor, insanlık tarihinin en namuslu ve onurlu mücadelesinin bayrağını dalgalandırdığınız için teşekür ediyor, İstanbul’da yapılabilecek her türlü desteğin en önünde olacağıma söz veriyorum.
Ersan Çarkı (İstanbul)
www.evrensel.net