05 Ocak 2010 00:00

Enflasyon aldatmacası

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayı fiyat gelişmelerini açıkladı. Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0.53 oranında artış yaşandı.

Paylaş

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), aralık ayı fiyat gelişmelerini açıkladı. Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0.53 oranında artış yaşandı. Aralık ayında TÜFE’de, önceki yılın aralık ayına göre yüzde 6.53 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 6.25 artış gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE’de en yüksek artış yüzde 20.91 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 13.75, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 9.26, eğlence ve kültürde yüzde 8.92, ulaştırmada yüzde 7.89, lokanta ve otellerde yüzde 7.31 artış yaşandı.
2009 yılı aralık ayında endekste kapsanan 449 maddeden, 67 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 223 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 159 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.
ÜFE’DE ARTIŞ YÜZDE 0.66
2009 yılı aralık ayında Temel Yıllı Üretici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre yüzde 0.66, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 5.93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 1.23 artış gerçekleşti.
Aylık değişim tarım sektöründe yüzde 1.9, sanayi sektöründe yüzde 0.36 oldu. Tarım sektörü endeksinde, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14.22 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 2.34 artış gösterdi. Sanayi sektörü endeksinde ise bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 4.14 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 1.02 artış gerçekleşti.
ÜFE sonuçları sanayiin alt sektörleri bazında değerlendirildiğinde en yüksek aylık artış yüzde 10.27 ile ham petrol ve doğalgaz çıkarımı alt sektöründe yaşandı. Sanayiin üç sektöründen madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 2.31, elektrik, gaz, su sektöründe yüzde 0.64, imalat sanayi sektöründe yüzde 0.28 artış gerçekleşti. Buna karşılık bir önceki aya göre giyim eşyası imalatında yüzde 2.37, deri ürünleri imalatında yüzde 1.3, ağaç ve mantar ürünleri imalatında yüzde 0.87, kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünlerinde yüzde 0.59’luk düşüş yaşandı.
KRİZİN YÜKÜ HALKA KESİLDİ
Açıklanan TÜFE ve ÜFE rakamlarını gazetemize değerlendiren Yrd. Doç Sinan Alçın, bu rakamlara iki açıdan bakılması gerektiğini söyledi.
“Giyim ve ayakkabıda yüzde 20.90, gıda da yüzde 9.26’lık bir artış var. Bu da giyim, gıda gibi temel tüketim maddelerine açıklanan enflasyonun üzerinde zam yapıldığı anlamına geliyor. TÜFE endeksi 6.25, ÜFE 1:25. Bu da şunu gösteriyor. Sermaye yüzde 1.23’lük bir üretim yaparken, yüzde 6.25’lik fiyat artışı ile satıyor. Üretici kesimlerden sermayeye para akışı olduğu anlamına geliyor” diyen Alçın, şöyle devam etti; “Tüm bunlar üzerine son bir buçuk yıl üzerine işsizlik rakamının 6.5 milyonu aştığı düşünüldüğünde, yoksul halk kesimlerinin geliri hızla azalırken, piyasa gerçeğinin (ÜFE’de yüzde 1.23’lük artış) çok ötesinde (TÜFE’de 6.25) artış gerçekleşmesi krizin yükünün reel anlamda da halka kesildiği anlamına gelmektedir. Sigaradan, ulaşıma ve doğalgaza kadar yeni yıl ile birlikte yapılan zam ve vergi artışları tüm dünyadaki durgunluk sebebiyle azalan enflasyon oranlarına karşılık ülkemizde kronik seviyelere doğru ilerleyebileceğini göstermektedir”
MEMURUN REEL KAYBI 59 İLE 73 LİRA
KESK Genel Başkanı Sami Evren, yeni yılla birlikte temel tüketim maddelerine yapılan zamlarla memurun cebinden 101 lira alındığını, maaşlara yüzde 2.5’luk artışla 40 lira enflasyon artışı ile de 2 lira zam yapıldığını söyleyerek, memurların ücretlerinde reel anlamda 59 ile 73 lira düşüş yaşandığını ifade etti.
“Yapılan bu açıklamaların ne kadar gerçeği yansıttığı her zaman tartışmalıdır. Çünkü yaşamın içindeki enflasyonla TÜİK’in enflasyonları hiçbir zaman tutmamıştır” diyen Evren, açıklanan enflasyon ile en düşük memur maaşına 1.40 lira en yüksek memur maaşına da 5.23 lira zam olarak yansıdığını kaydetti.
Enflasyon rakamlarından önce tüketim maddelerine yapılan zamların açıklandığını belirten Evren, “140 metrekarelik bir evde ortalama 200 TL doğalgaz ödeyen kamu çalışanı önümüzdeki ay 230 TL ödeyecektir. Büyük kentlerde toplu ulaşım araçlarını kullanan memur 70 TL öderken 90 TL ödeyecektir. Yada köprüden geçen kamu çalışanı 11 lira fazla para ödeyecek. Araç vergileri, ÖTV, TEKEL ürünleri düşünüldüğünde toplam 101 lira 115 lira arasında kaybı olacak. Sabit geliri ortalama 1600 TL olan öğretmenin maaşı 1642 lira oldu. Yüzde 2.5’lik zam 40 liraya enflasyon zammı da 2 liraya denk geldi. 1642 lira zam alan öğretmen 101 lira reel kayba uğruyor. Yani 59 lira ile 73 lira arasında bir reel kayıp söz konusu oldu” diye konuştu.
TÜİK’in rakamlarına göre ortaya böyle bir tablo çıktığını ama gerçek yaşamdaki enflasyonun bunun çok daha üzerinde olduğunu ifade eden Evren, “2010 yılında hükümetin uyguladığı ekonomik program yoksullaşmayı artıracaktır. Gelir dağılımındaki adaletsiz son 15-20 yılda en yüksek rakamlarına ulaştı” dedi.
(İstanbul/EVRENSEL)

Halk batakta bankalar kârda

KRİZ derinleştikçe halk da kredi kartına ve banka kredilerine yüklendi. Ödemelerde zorlandıkça daha da yoksullaştı. Halk yoksullaştıkça bankalar da kârlarını artırdı. Öyle ki, bankacılık sektörünün 2009 yılı 11 aylık kârı, 2008’in aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 18 milyar 784 milyon TL’ye ulaştı.
Kredilerin yüzde 4 artışla sınırlı kaldığı 2009 yılında sektör, 2008 yılının aynı dönemine göre 5 milyar 740 milyon TL’lik kâr artışı yakalamış oldu. 11 aylık dönemde bankaların takibe düşen brüt alacakları ise yüzde 69.2 artışla 21 milyar 862 milyon TL’ye yükseldi.
Bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü Kasım 2009 itibariyle geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11.5 artışla 803 milyar 798 milyon TL düzeyine ulaştı. Sektörün aktif toplamında 2008 yılının Kasım ayına kıyasla 83 milyar 74 milyon TL’lik artış görüldü. (ANKARA)
ÖNCEKİ HABER

Ulaşım AŞ işçileri de eylem yaptı

SONRAKİ HABER

İngiltere'de bir tırda 1'i çocuk 39 kişinin cesedi bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa