07 Ocak 2010 00:00

BAŞYAZI

CHP ve MHP liderleri, salı günü yapılan grup toplantılarında “erken seçim” demeye başlayınca; Başbakan Erdoğan, onları “vatansever olmamakla” suçladı.

Paylaş

CHP ve MHP liderleri, salı günü yapılan grup toplantılarında “erken seçim” demeye başlayınca; Başbakan Erdoğan, onları “vatansever olmamakla” suçladı. Çünkü memleket böyle güllük gülistanlıkken, “erken seçim” istemek vatanseverliğe sığmazmış!
Erken seçim üstünden yaratılacak gerginlikle, Başbakan ve yandaş basını, yeni bir kampanya başlatacak gibi görünüyor. Çünkü Erdoğan, memleket güllük gülistanlık deyince, yandaş takımı hep bir ağızdan “Vaziyet daha da iyidür padişahım!” diye sesini yükseltiyor. Çünkü; “Arınç’a suikast” spekülasyonu, “kozmik odalara girme” kozuna karşın komik “izleme operasyonları” ve “mermili mektuplar”, ciddiyetini yitiren bir medya şovuna dönüşmüştür. Bu suikast hazırlığının ciddiyetine “inanan” çok az kişi kalmıştır.
Ergenekon soruşturmasındaki gaflar bir yana bırakılsa bile, AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan, “ıslak imza” tartışmaları ile başlayan ve güya askerin siyasetteki etkisini kırma girişimi olan “Arınç’a suikast” iddialarıyla birlikte, artık insanların ciddiye alamadıkları gelişmelerle iyice açmaza girmiştir.
Kürt sorununda da 2009’un sonunda DTP’nin kapatılmasına vararak, yıl içinde tozpembe vaatlerle süslenmiş “açılım” iddiası da duvara çarpmıştı.
Krizin “teğet geçtiği” ekonomide ise hükümet, Türkiye’yi, 2009’da krizden en çok etkilenen ülkeler listesinin başına taşıdı. Yılın son günü yağan iğneden ipliğe zamlar, bu “güllük gülistanlık ülke”nin üstüne tüy dikmiştir!
Salı günü Erdoğan, “emeklilerin maaş artışını” her zaman olduğu gibi kullarına ulufe dağıtan padişah üslubuyla açıklamış; “vicdanlı”, “yoksulun hakkını savunan Başbakan” olarak kendisini tanıtmıştır. Ama 2008’de emekçiye yüzde 1.84 zam yaparken, acaba emekli aynı geçim sıkıntısı içinde değil miydi; Erdoğan, 2008’de vicdansızdı da şimdi mi vicdanlı oldu?
Sorular çoğaltılabilir ama öyle övünülerek ilan edilen zammın da övünülecek hiçbir yanı yok. Örneğin yeni yılda yürürlüğe giren iğneden ipliğe zamlardan sadece sigaraya gelen zam bile, eğer emekli evinde günde ortalama iki paket sigara içiliyorsa, bu iki paket sigara emekliye verilen tüm zammı alıp götürmektedir. Benzine, ulaşıma, harçlara, emlağa gelen zamlar da cabası! Kaldı ki, doğal gaza ve ekmeğe yüzde 15’e varan zamlar da kapıdadır!
İşte bu nedenlerledir ki Erdoğan, giderek daha çok “tozpembe Türkiye” tabloları çizerek, gerçeklerin üstünü örtmeye çalışmaktadır.
Elbette Erdoğan böyle, “Açılım 2010’da zirvesine çıkacak. Demokrasi tavana vuracak!”, “Türkiye güllük gülistanlıktır. Öyle değil diyen vatan hainidir” diye bağırdıkça, yandaş medya da çıtayı yükseltip; “Türkiye’nin kendi Sovyetler Birliği yıkılıyor. Erdoğan’ın hakkı yenmesin!” diye ortalığı toza dumana katıyor. Kampanyanın başında ise yandaş basının medyadaki en ağır topları; hem de ikisi birden var: Cengiz Çandar ve Hasan Cemal!
Dün her iki yazar da köşelerinde aynı sloganı kullanmış: “Türkiye Kendi Sovyetler Birliği’ni yıkıyor!” Referansları ise adını vermedikleri bir yüksek bürokrat!
Öyle anlaşılıyor ki; Kürt sorununda artık Kürtleri aldatacak ve yedekleyecek adımlardan umudunu kesen Başbakan ve adamları, “açılımı” şimdi zamana yayarak, “Kendi Sovyetler Birliği’ni yıkan Başbakan ve AKP” propagandasına dönecekler. Yani Ergenekon davasında, Kürt sorununun çözümü ve krizi aşma konusundaki en önemli iddiasında altta kalan, giderek inandırıcılığını kaybeden hükümetin, soyut bir “kendi Sovyetler Birliği’ni yıkma” edebiyatı ile bu başarısızlıklarını gizlemeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
Burada, “MHP ve CHP erken seçim istedi mi?”, “Bugün AKP erken seçime hayır diyor diye yarın da der mi” gibi sorular akla gelse de, şu bir gerçek ki; bu “üçlü”den iktidar ve muhalefet çıkaracak bir seçimin, Türkiye’nin sorunlarını çözmesi beklenemez.
Bunu herkes de bilmektedir. Ama sermaye partileri; iktidarıyla, muhalefetiyle günü kurtarmaya çalışmaktadır. Emek ve demokrasi cephesi bu oyunu bozabilirse, seçim de tamamen farklı bir sonuç çıkarabilir. Aksi halde bu toz duman, daha uzun süre kurtlara örtü rolü oynamaya devam edecek.
İHSAN ÇARALAN
ÖNCEKİ HABER

Hacizler durmazsa esnaf bitecek

SONRAKİ HABER

Çavuşoğlu’dan İdlib açıklaması: Rejim ateşle oynamamalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa