07 Ocak 2010 00:00

Âşık bir işçiden Dinçer Sezgin’e mektup

Merhaba Dinçer Sezgin,Size “ağabey” diye seslenmek daha doğru olurdu belki, ama saygısızlık etmekten çekindim.

Paylaş

Merhaba Dinçer Sezgin,
Size “ağabey” diye seslenmek daha doğru olurdu belki, ama saygısızlık etmekten çekindim. Bugün iki kitabını birden bitirdim: Kırmızı Yayınlarından çıkan Sır Gecesi’yle İlya Yayınlarından çıkan Şiirden Şiire’yi.
Sır Gecesi’ni son yıllarda moda olan mistik polisiyelerden biri sanarak almıştım. Değilmiş. Ama aldığıma pişman olmadım. İnsanımızın kimi zaman ağlanacak kimi zaman gülünecek ama içten ve gerçek öyküleri bana büyülerin dünyasından daha güzel geldi. Sizin öykülerinizi geç tanıdığım için üzüldüm. Bu konuda benim bir kusurum varsa bağışlayın.
Ama asıl ilgimi çeken şiirlerin oldu. Hele Şayet adlı şiiriniz benim durumuma çok uyuyor. Hem aşıkım hem şu ara direnişteyiz. Kimi zaman kendi kendimle kavgaya duruyorum, aşık olmanın zamanı mı diye. Şiirin sorduklarıma bir yanıt oldu. Hem de bıyık altından gülerek (öykülerinde de böyle bir hava var) yanıtladı beni:
“bir işçi
okşarken sevdiğinin ellerini
hiçe mi sayar
işçi sınıfının devrimci işlevini ”
Bundan böyle devrimciliği robot olmak sayanlara yanıtım bu şiirle olacak, sizin sesinizden dinlesem daha iyi anlatırdım derdimi. Ama bir iki kez okuyup ezberleyeceğim, sesimi de ayarlayacağım:
“bir işçi
âşık olmuşsa yitirmiş midir
kavgadaki yerini
oysa
işçi herkesten çok
açmak zorundadır yüreğini sevdaya
sevda olmadan
imza koyulmaz yaşlı dünyaya”
Dinçer Sezgin arkadaşım, (size arkadaşım dememe küsmezsiniz elbet), bir gülümsemenin de hesap sormak olduğunu söyleyen şiirini de sevdiğimi eklememe izin ver. İnsanın yaşlandığında bile içinde büyüttüğü gülü koruduğunu ne güzel söylemişsin. Belki de böyle değildir tam anlatmak istediğin, ben böyle anladım. Şiirin asıl sahibi, onu okuyup, kendince yorumlayan değil mi?
Kitabından söz ederken Metin Altıok’un desenlerinden söz etmemek ayıp elbet. Sıvas’ta yitirdiğimiz bu şairin bunca usta bir çizer olduğunu bilmiyordum. Onun çizdiği güvercinlere bakarken bir acı gülüş oturdu dudaklarıma nedeni malum.
Yaramıza tuz bastığımız şu günlerde, şiirlerinin sevdadan yana oluşuyla, bizi söyleyişiyle dayanma gücümüzü arttırdığını bilesiniz istedim.
Saygılarımla.

....

Sır Gecesi’ni son yıllarda moda olan mistik polisiyelerden biri sanarak almıştım.
Değilmiş. Ama aldığıma pişman olmadım. İnsanımızın kimi zaman ağlanacak kimi zaman gülünecek ama içten ve gerçek öyküleri bana büyülerin dünyasından daha güzel geldi.
Sennur Sezer
ÖNCEKİ HABER

“Hep Yaşarmış Çocuklar”

SONRAKİ HABER

Diyarbakır’da kayyum protestosu sürüyor: Amed bizimdir bizim kalacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa