07 Ocak 2010 05:00

“Hep Yaşarmış Çocuklar”

İDRİS Yiğit, Açlık Grevi- Ölüm Orucu hastalığı olarak bilinen Wernice Korsakof'un arazlarına karşın, yazınımıza "Hep Yaşarmış Çocuklar" adlı bir öykü kitabını ekledi.

Paylaş

İDRİS Yiğit, Açlık Grevi- Ölüm Orucu hastalığı olarak bilinen Wernice Korsakof'un arazlarına karşın, yazınımıza "Hep Yaşarmış Çocuklar" adlı bir öykü kitabını ekledi.
Yirmi iki öyküden oluşan ve İnsancıl Yayınları'ndan çıkan kitabın yazarı Yiğit, 1966 Erzincan Refahiye doğumlu. On sekiz yaşına kadar köyünde kalan ve 12 Eylül Askeri faşist cuntasını ortaokulda karşılayan yazar, ülkede ve çok yakın çevresinde olan bitenlerden haberdardır. Yakın akrabalarından tutuklananlar olduğu gibi, İstanbul Gülsuyu'nda, elinde bomba patlayıp yaşamını yitiren Yaşar Yiğit de akrabasıdır. Bütün olup bitenler ilgisini çekmektedir ve Kürt olmalarından dolayı hissettiği baskılar da onu boğmaktadır.
Hayatın çok yönlülüğünü hissetmekte ve kanat takıp dağların ardındakileri görmek istemektedir. 1984 yılında, İstanbul'da yaşayan abisinin yanına bu duygularla gelir. 1986'da gittiği askerlikten döndükten sonra, emekçi yaşamın içinde kendisini devrimcilerin arasında bulur. Zaten yabancısı olmadığı bir ortam ve düşüncelerdir.
Ve ilk polis sorgusunu, altı ay sonra, devrimcilerin astığı bir pankart eylemi sonrasında yaşar, altı ay Bayrampaşa'da kalır. Sonrasında, 1989-1991 arasında iki yıl, 1993-2001 arasında da sekiz yıl kalır.
1996 yılındaki Süresiz Açlık Grevi- Ölüm Orucu eylemine başından sonuna kadar katılır ve Wernice Korsakof hastalığı yakasına burada yapışır.
2000 Ölüm Orucu eylemini ve 19 Aralık katliamını Ümraniye Hapishanesi'nde bu şartlarda karşılayan Yiğit, son grup içerisinde yine eyleme katılır. Ölüm Orucu eyleminin 186. Günü, tahliye edilir.
Yiğit, edebiyata olan ilgisinin 1996 eylemi sonrasında iyice geliştiğini ve yaşama yüzeysel bakıldığı, edebi yönün hep eksik kaldığı tespitinin bunda önemli bir etken olduğunu söylüyor. İçerideyken bir roman üzerinde de çalışmıştır. Çıktığında taslağını okuttuğu arkadaşlarının beğenmemesi üzerine, romanı rafa kaldırır. İnsancıl Yayınları'nın açtığı Yazarlık Atölyesi'nde kurslara katılır ve öyküler yazmaya başlar.
"Hep Yaşarmış Çocuklar", işte bu öykülerden oluşmaktadır.
Yiğit'in öyküleri, dünya görüşüne paralel ışığını hep işçi-emekçi yaşamlarına, iş kazalarına ve emekçi kadınlara tutuyor. Emekçi ailelerin gerçek yaşamlarını sadece fotoğraflamıyor, onun bireylerde yarattığı duyguları, ruhsal etkileri de kendine has bir incelikle işliyor. Anlaşılır ve akıcı öykülerin en çarpıcı ortak noktasını ise, gidişatından varacağınız muhtemel sonuçlardan çok başka sonuçlara bağlanması oluşturuyor. Öyküler hep sürpriz sonuçlara bağlanıyor.
Memik Horuz
ÖNCEKİ HABER

Çizgi Roman Klasikleri’nden ‘Savaş ve Barış’

SONRAKİ HABER

Putin, Merkel ve Macron ile Suriye, Ukrayna ve İran gündemini görüştü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa