07 Ocak 2010 05:00

St Simeon Manastırı’ndaki eserler çalınıyor

HATAY’a 18 kilometre uzaklıkta olan “Terk-i Dünya Tarikatı”nın merkezi olarak bilinen ve HATAY’ın en önemli manastırlarından olan St. Simeon Manastırı içinde, kilise, vaftizhane, sarnıç ve diğer mimari kalıntılar bulunuyor.

Paylaş

HATAY’a 18 kilometre uzaklıkta olan “Terk-i Dünya Tarikatı”nın merkezi olarak bilinen ve HATAY’ın en önemli manastırlarından olan St. Simeon Manastırı içinde, kilise, vaftizhane, sarnıç ve diğer mimari kalıntılar bulunuyor. Ancak, son yıllarda gelen yerli ve yabancı turistlerin tarihi eserleri çalmasıyla manastırın içerisindeki tarihi eserlerin oranı yüzde 40 azaldı. Hatay’a bağlı Aknehir Beldesi sınırları içerisinde yer alan manastırda son yıllarda bir çok tahribatın gerçekleştiğini belirten Aknehir Belediye Başkanı Mehmet Mübarek, bunu önlemek için tedbir alma noktasında eksiklikler bulunduğunu söyledi. Mübarek, “Bu ay içinde Vatikan’a mektup yazarak, ‘Burada böyle bir tarihi yeriniz var’ diyeceğim. Ayrıca Avrupa’da bazı kuruluşlara ve Kültür Bakanlığı’na da mektup yazarak manastırın restore edilmesi ve yeniden eski haline getirilmesini isteyeceğim” dedi.
‘TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMIYORUZ’
Çevre köylerde yaşayan 50 yaşındaki Hüseyin Oruç, tarihlerine sahip çıkmadıklarını dile getirerek, “Ben yan köyde yaşıyorum. Burayı gençlik yıllarımdan beri biliyorum. Burası tarihi eser doluydu ve eserlerin büyük bir bölümü daha temiz ve canlı gibiydi. Yıllarca bakımsızlıktan ve ilgisizlikten dolayı bu hale geldi” dedi. Yetkililerden acilen manastırı koruma altına almasını isteyen Oruç, “Güvenlik şirketi veya farklı bir şekilde bir bekçi atayarak buradaki tarihi eserler korunmalıdır. Daha sonra burayı dünyaya tanıtmak gerekir. Çünkü çoğu yerli ve yabancı burayı bilmemektedir” şeklinde konuştu. Konuya ilişkin görüşmek istediğimiz Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Nizamettin Duran’a da yurtdışı görevlendirilmesi nedeniyle ulaşamadık. (Hatay/DİHA)


ST. SİMEON MANASTIRININ TARİHİ
Rivayete göre; Stilitler Tarikatının Kurucusu Saint Simon Stilit (İ.S.389- 459) olarak kabul ediliyor. Kilikya ile Suriye’nin birleştiği sınır bölgede doğan ve genç yaşta Antakya’da yaşamaya başlayan Simon, bir manastırda aldığı temel din eğitiminden sonra kendini kentin dışında bir hücreye kapatır. Burada 3 yıl yaşadıktan sonra kentin yakınında bir dağa çıkarak, burada kendini bir kayaya zincirler ve çevresine çizdiği bir çemberin dışına çıkmadan yaşamaya başlar.
Sabrı, dayanıklı, inancı kısa zamanda duyulan Simon’a, Hıristiyanlık dünyasının her yanından hastalar, dertliler, çaresizler akın etmeye başlar. Bunun üzerine Milattan Sonra (M.S) 6. yüzyılda St. Simon adına buraya bir manastır yapılır. Burada inzivaya çekilen St. Simon, 20 metre yüksekliğindeki taş sütun üzerinde 45 gün yaşar. Denizden yüksekliği 479 metre olan bir tepe üzerinde bulunan manastır kalıntıları, 1500 metrekare alan üzerinde bulunuyor.
Murat Altunöz
ÖNCEKİ HABER

Donma riskine rağmen çöpten ekmeklerini kazanıyorlar

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa