Yazar İhsan Devrim için

Yazar İhsan Devrim için

İhsan Devrim öldü. Darüşşafakalıydı. Darüşşafaka Dergisi Kasım 2009 sayısında “Darüşşafaka sayesinde hayatım değişti...


İhsan Devrim öldü. Darüşşafakalıydı. Darüşşafaka Dergisi Kasım 2009 sayısında “Darüşşafaka sayesinde hayatım değişti, sokak çocuğu olmak yerine, okumuş insan oldum” diye yazmıştı. Anılarında hep taze kalan okul yıllarını anlatmaya, “O harika bir anı… Allah’tan Darüşşafakalıyım ben” diyerek başlıyordu. Tedavi görmekte olduğu Darüşşafaka Özel Bakım Ünitesinde 6 Ocak 2010 tarihinde yaşamını yitirdi.
Gazeteler onun uzun süre İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun yaşayan en yaşlı sanatçısı olma rekorunu elinde bulundurduğunu yazdılar ve dizilerdeki rolüyle hatırlattılar okurlarına. Ama o Tan Olayları sırasında tahrip edilen ABC Kitapevinin ortaklarından da biriydi. Önce Tan olaylarını bir anımsayalım:
1945 yılı sonlarında iktidar partisi yandaşı Cumhuriyet gazetesiyle sol fikirli tanınan Tan gazetesi arasında faşizm ve demokrasi kavramlarının tartışılmasıyla başlayan polemik tırmanıyordu. 7 kasım 1945 günlü Tan gazetesinde Sabiha Sertel artan suçlama ve saldırılara karşı Zincirli Hürriyet başlıklı yazısında şunları yazmıştı: “Fikir hürriyetini, kanaat hürriyetini, münakaşa hürriyetini kabul eden bir demokraside matbuat cürümleri (basın suçları) diye bir fasıl (bölüm) yoktur.”
Tartışmalar geliştikçe kışkırtma da arttı. 3 Aralık 1945 günlü Tanin gazetesinde Hüseyin Cahit Yalçın herkesi savaşa çağırdı :Kalkın Ey Ehli Vatan (Kalkın Vatandaşlar). Yazıda Tan gazetesi ve benzer solcu sesleri susturmak için verilecek cevabın hükümete düşmediği, görevin gazetecilerin ve “özgür vatandaşların” olduğunu açıklıyordu. Bu yazı ardından öğrenci yurtlarını kimi görevlilerin dolaştığı söylenir. 4 Aralık 1945 sabahı üniversite bahçesinde toplanan 15 bin dolaylarındaki üniversite öğrencisi ellerinde bayraklar ve İnönü’nün resimleriyle “Kahrolsun Komünistler” sloganı ile Babıali’ye doğru yürümeye başladı. Yolları üstündeki sol yayınlar satan ABC kitapevini birkaç dakika içinde tahrip ettiler. Sonra da Babıali’den Büyük Postane’ye sapan yolun karşısındaki Tan Matbaası’na girdiler. Dönemin en ileri makinelerinin bulunduğu Tan Matbaasını yerle bir ettikten sonra Beyoğlu’na geçtiler. Sovyetler Birliği Konsolosluğu’na ulaşmaları engellenince çevredeki Yeni Dünya ve La Turquie gazetelerinin yönetim binalarını yıkıp döktüler.
Bu olay günümüzde benzeri her an yaşanacak kadar tanıdık. Ben yalnızca aktörlüğü anımsanan İhsan Devrim’in soyadının içtenliğini kanıtlayacak bir olayla, saldırıya uğrayan ABC kitapeviyle ilişkisini hatırlatmak istedim. Çünkü İhsan Devrim yazardı, “Evimiz”, “Hatıralar” ve “Yemen Türküsü” adlı üç kitabı vardı; “ABC Kitabevi”ni Şair Salâh Birsel ve Yazar-Çevirmen Burhan Arpad’la birlikte 1940’lı yıllarda kurmuşlardı. Devrim tiyatro alanında da üç ödül almıştı.
Bir Kavuk Devrildi (1961-62), Mum Söndü (1962-63), Tepeden İnme (1963-64), Coriolanus (1963-64), Koca Sinan (1970-71), Balıkesir Muhasebecisi (1969-70) oyunlarındaki rolleriyle anımsanan İhsan Devrim Şehir Tiyatrosu Aktrislerinden Ayşegül Devrim’in (Eylül 1942- 6 Temmuz 2009) de babasıydı. Şehir Tiyatroları’nın 70. yılı için hazırlanan tiyatro dergisinin özel sayısında kızıyla birlikte oynadığı bir oyunla ilgili anısı yer almıştı:
“Efendim, tiyatroda her temsil, her suare, her matine bir anıdır. Tiyatroyu severek ve de tiyatrodan korkarak oynayan bir aktör için bu böyledir...
Çünkü o, her temsilde seyircisinin karşısında imtihandadır. Onun beğenisini kazanmak için oynar. Her akşam alkışlandığı yerde, alkış gelmezse şaşkına döner, yıkılır. “Ne hata yaptım” der. Başka hiç bir işte bu ruh halini yaşayamazsınız. Ama seyirciden beklediği tepki geldiyse mutludur, dünyalar onun olmuştur. Bakın size bir örnek: Tepebaşı’ndaki Dram Tiyatrosu’nda Victor Hugo’nun “Bin Frank Mükafat” adlı oyunu hazırlanıyordu. Kötü adam rolündeki aktör şimdi hatırlamadığım bir sebepten rolü bıraktı. Muhsin Hoca rolü bana verdi. Karşımdaki genç kız rolünü oynayan Ayşegül Yalçın benim kızım; yani ben baba; kötü adam, aşık olduğu genç kız da kızım. Neyse provalar bitti, oyuna başladık. Oyunun bir yerinde, ben genç kıza “Ne olursa olsun, bütün servetimi de feda eder, seni elde ederim” diyorum. O sırada salonun orta yerinden bir hanım haykırdı: “Yapamazsın alçak herif!..”
İşte aktörün beklediği tepki bu... Biraz sesli olmuştu ama beni mutlu etmişti.”
İhsan Devrim, tiyatrodaki ve edebiyattaki dostlarına kavuştu, kızına da... Herhalde mutludur.
Sennur Sezer
www.evrensel.net