Türk Metal Sendikası’nda değişen ne?

Türk Metal Sendikası’nda değişen ne?

Türk Metal Sendikası eski Genel Başkanı Mustafa Özbek’in Ergenekon soruşturması kapsamında JİTEM’cilerle, Özel Timcilerle, darbeci generallerle, Susurluk ...


Türk Metal Sendikası eski Genel Başkanı Mustafa Özbek’in Ergenekon soruşturması kapsamında JİTEM’cilerle, Özel Timcilerle, darbeci generallerle, Susurluk artıkları ile ve MİT’ci birtakım yazarlar ve akademisyenlerle birlikte tutuklanmasından bu yana, Türk Metal Sendikası’nda değişimler olduğu tartışılıyor. Bazı sendika danışmanları ve uzmanları tarafından, Özbek’ten sonra sendikanın genel başkanlığına seçilen Pevrul Kavlak’ın, sendikanın zedelenen ve ayaklar altına alınan imajını düzelttiği, Ergenekonculuğun sonlandığı fikrini tartışılır kıldı. Gerçekten sendikada bir değişme var mı? Ergenekonculuk sona ermiş miydi? Bu değişimi Pevrul Kavlak yaratmış mıydı? Öncelikle Türk Metal gibi bir sendikada büyük bir sendika üyesi işçide sınıf bilincinin gelişimi açısından bir gelişme yaşanıyor mu? Bütün bunlara bakmak lazım. İş odur ki, sendika üyesi işçilerin tamamına yakını, Pevrul Kavlak’ın Özbek’in halefi olduğu yönünde düşünce belirtmiştir. Hatta Özbek daha tutuklanmadan önce akıbetini bildiği için, Kavlak’ın başkanlığına işaret etmiştir. Kavlak, sendikada olup bitenden haberdardır. Sendikanın Ergenekon gibi kontra örgütlenmelerine finansman sağladığını, çeteci Susurlukçuları kendi otellerinde, hem de Kıbrıs’taki sosyal tesislerinde sazlı sözlü eğlendirdiğini çok iyi biliyordu. İbrahim Şahin’den Çatlı’ya, Çatlı’dan Azerbeycan Halk Cephesi başkanı, bir dönem cumhurbaşkanlığına soyunmuş Aliyev’e karşı darbe tezgahlayan darbeci Ebufez Elçibey’i bile, sosyal tesislerinde barındırdığını net biliyor. Türk Metal’de değişim bu kadar kolay mıydı? Kavlak’ın tek başarısı olarak ise ‘Dayanışmamızda markalaşıyoruz’ dediği Ramazan ayında sıkça örgütlü olunan işyerlerinde iftar yemeği vermesidir.
Türk Metal Sendikası’nın ekim-kasım sayılarına incelediğimizde, sendikanın eğitim seminerlerinde işlenen ana konuların temalarına baktığımızda, değişim daha çok sendikanın nasıl ticari ilişkilerini geliştireceği yönündedir. Kapalı spor salonu kompleksleriyle başlayan, daha sonra 7 yıldızlı Büyük Avrasya Oteli, Büyük Anadolu Oteli, Antalya Oteli, yapılmakta olan ve bittikten sonra Dedeman ya da Sherton otellerinin işletilmesine verilecek Kaynarca Kültür Kompleksleri gibi ticari hamleler, yolsuzluk abideleri olarak da tarihe geçecektir. İşçilerin verdiği 60-70 TL ile yeni üye olan işçilerin verdiği 35 TL aidatlarla şirket gibi ticaret yapılıyor. Bugüne kadar yapılan ticarette Özbek, servetine servet kattı. Eli kanlı kontralara para aktardı. Bu çok net açığa çıktı. Açığa çıkmayan, Özbek ve ekibinin büyük Türkçülük hayaliyle Avrasya ülkeleri Metal İşçileri Federasyonu için kullandığı gizli örtülü ödeneklerdir. Zehirli Akrep Planı dediği bir teori ile komünizme, proleterya diktatörlüğü ve sosyalizm fikrine karşı başlattığı Haçlı Seferi çok iyi biliniyor. Avrasya ülkeleri olarak bilinen ülkelerde Özbek ve ekibi, CIA eşliğinde AAFLI (Asya Amerika Hür Çalışma Enstitüsü), AID (Uluslararası Kalkınma Ajansı) elamanları ile ajan sendikacı ve uzman yetiştirmiştir. 1960 yılında bir vakıf olarak kurulan AAFLI ABD’nin yadım teşkilatı aracılığı ile Türkiye’de 145 seminer verdi. 5 bin 317 Türk-İş üyesi, işçi ve sendikacı bu seminerlerden geçti. Bu seminerlerin çoğunu CIA ajanları verdi. AID elemanları, Türk Metal’e, Özbek aracılığı ile para aktardı. Avrasya ülkelerinde bizzat CIA denetiminde provokasyonlar tezgahlandı. MHP, Ülkü Ocakları’ndan devşirme militanlar, Türk Metal aracılığı ile kamplarda eğitildi. Şimdilerde Türk Metal’in eğitim seminerlerinde boy gösteren Radikal Gazetesi Yazarı Uğur Civelek, Türklük ve Turancılık eğitiminden başka ne veriyor? İşçi hak ve özgürlükleri, kriz ve yoksulluk, işsizlikle ilgili neden tek seminer vermiyor? Eğitim müdürü olan Civelek’in kendisi karanlık. Kadınlara ayrı, eşlerine ayrı eğitim verilerek beyin yıkanıyor. Üye aidatlarından bugüne kadar gelen milyar dolarlar nereye gitti? Bu milyar dolarlarla şimdi batmakta olan işletmeler alınarak neden sendikanın parası hiç ediliyor? Sendikacıların niye ücretleri hâlâ birkaç on milyarları buluyor? Naylon faturaların hesabını net bilen var mı? Harcırah adı altında yapılan soygunların hesabı soruluyor mu? Bütün buradan değişim sorgulanmalıdır. Bu değişim lafları bir zamanlar Özbek zamanında da dilendiriliyordu. MHP ile eşitlenmiş CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’la flört etmenin neresi değişim? Sınıf iş birlikçi sosyal demokrasi, işçi sınıfının ilacı olabilir mi? Elbette olamaz.
Değişim alttan işçilerin, gerçekten bütün bu durumu tersine çevirme yönündeki gayreti ile olur. Bu imkansız değil. Yer yer işçiler, bazı fabrika ve işyerlerinde politik meselelere daha duyarlı ve tartışıyorlar. Hatta DİSK’e bağlı Birleşik Metal Sendikası üyesi direnişçi işçileri destekleme yönünde karar alıyorlar. Ama bu son derece cılız kalıyor. İleri işçilerin ve bazı şube yöneticilerinin iyi niyetli girişim ve gayretleri, henüz bir değişimi ifade etmiyor. 1998-99 yıllarında büyük metal işçilerinin istifa furyasında eğer yeterli bir çaba ile hareket birleştirilseydi, bu dönemde önemli bir değişimden bahsedebilirdik. Bu fırsat iyi değerlendirilemedi. Hatta her metal işçisine sözleşme döneminde önemli fırsatlar doğmakta. Bu fırsatları iyi değerlendirebilirsek bir değişim ve dönüşüm sağlanabilir. Özbek ve ekibinin TİS dönemlerinde esip gürlemelerine rağmen sınıf iş birlikçi tutumları ve MESS yöneticileri karşısında el pençe durmaları iyi kullanılabilirse bir değişim olma ihtimali her zaman vardır.
Sonuç olarak, Türk Metal Sendikası’nda Özbek’in yerine halefi gelmiştir. Bu Özbek’in talimatı ile olmuştur. Yeni Genel Başkan Pevrul Kavlak’ın Ramazan ayında bol dualı iftar yemekleri vermesi, batmakta olan işletmeleri alması ve ticaret hacmini geliştirmesi, otel odalarında karanlık kontraların hâlâ ağırlanması, ırkçı şoven eğitimlerde Kürt düşmanlığı yapılması, MİT’çi eğitim uzmanlarının denetiminde beyin yıkama seansları sürmesi; yönetim değişiyor, yönetim markalılaşıyor söylemine uygun 5 yıldızlı sendika binaları yapma ve satın alma hamleleri, asla bir sınıf tavrı yönünde değişim olarak görülemez. Bu, zevahir kurtarılırcasına sendikanın Ergenekoncu, kontracı yüzünün cilalanmasıdır. Değişim er geç olacaktır. İşçi sınıfı, metal işçileri bunu başaracaktır. Sendikaya geldi diye, soru sordu diye, Özbek’e rakip liste çıkardı diye kimse ayağından vurulmayacak, hiçbir işçi işten atılmayacak. Bugünler çok yakın. İşte o zaman gerçek değişim olacak. Gerisi lafı güzaftır.
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.