11 Ocak 2010 00:00

ROJEV

Memlekette bir ‘faşizm’ tartışması aldı gidiyor.

Paylaş

Memlekette bir ‘faşizm’ tartışması aldı gidiyor. Daha düne kadar ülkedeki rejimi faşizm olarak değerlendirenleri “vatan-millet düşmanı yıkıcı ve bölücüler” olarak görenler, şimdi birbirlerini faşistlikle suçluyorlar. Bir taraf, “Ülkede faşist darbeler tertip eden askeri vesayet düzeni çöküyor” diye sevinç naraları atarken, öbür taraf “Tek parti, tek adam diktatörlüğüne doğru gidiliyor. Sivil faşizm geliyor” diye korku çığlıkları atıyor. Biz de bir yandan geçen cuma günü Diyarbakır’da 7. duruşması görülen ve daha devede kulak bile olmayan JİTEM davasını, öte yandan aralarında BDP’li belediye başkanlarının yer aldığı Kürt siyasetçilere yapılan ‘kelepçeli açılım’ı ve yine önemli bir kısmı Diyarbakır ve Batman’dan giden işçilerden oluşan TEKEL işçilerine yapılanları düşünerek, sözümüzü söyleyelim: Her iki taraf da doğru söylüyor!
Şimdi başını ılımlı İslamcı Zaman ve liberal “sol”cu Taraf’ın çektiği cephe, “Askeri vesayet rejiminden kötüsü olamaz” diyerek, bizi AKP’nin arkasında saf tutmaya çağırıyor. Baykal ve Cumhuriyet çevresi de “AKP kurmak istediği düzene karşı” cilası dökülmüş “cumhuriyetin değerlerini savunmaya” çağırıyor. Karşılıklı suçlamalar ve yoğun propaganda altında ülkede yaşayan halklar ve emekçiler, bu iki tarafın arkasında saf tutmaktan başka çıkar yol olmadığına inandırılmak isteniyor. Bu iki “düşman”, çatışmaların sona erdirilerek Kürt sorununun eşit haklar temelinde demokratik çözümü; zam, işsizlik ve yoksulluğa karşı insanca yaşam mücadelesi söz konusu olunca “kardeş” oluyorlar.
Aslında güncel gelişmelere baktığımızda, egemen güçler arasındaki çatışmanın karşıtını tasfiye edecek düzeyde bir çatışma olmadığı görülecektir. Yani ortada Cengiz Çandar gibilerinin “TC’nin Sovyetleri çöküyor” değerlendirmesini doğrulayacak bir durum yoktur. Çandar gibi sosyalizmin yeminli düşmanlarının ABD güdümlü askeri vesayet rejimi ile Sovyetler arasında benzerlik kurmasındaki ucubeliği bir tarafa bırakarak söylersek, egemen güç odakları arasındaki çatışma, ‘kontrollü bir çatışma’ olarak ilerlemektedir. Erdoğan ve Başbuğ’un görüşmeleri, esas olarak bu çatışmanın sisteme zarar verecek bir mecraya girmesinin önünü almaya yöneliktir.
Arınç’a suikast girişimi iddiası sonrasında başlatılan ‘kozmik oda’ aramaları, bu kontrollü çatışmanın en güncel örneğidir. ‘Kozmik oda’ya girilmesini “bir dönemin sonu” olarak ilan edenler, acaba dosyaları inceleyen hakimin basında da yer alan “soruşturmayla ilgisi olmayan gizli bilgi ve belgeler üzerinde inceleme yapmadan dosyaları kapattırması” konusunda ne diyecekler? Ya da tersinden soralım: İnceleme sonucunda ‘Özel Harp’in 50-60 yıllık karanlık tarihiyle ilgili bilge ve belge ortaya çıkmazsa askeri vesayet aklanacak mı? Ergenekon davasında da aynı şeyler yaşanmadı mı? Ergenekon’un avukatlığına soyunan Baykal’a göre Ergenekon sanıkları cumhuriyet değerlerini savunan vatanseverlerdi; AKP’nin ardında saf tutanlarsa, davayı demokrasiye darbe vurmak isteyen güçlerin tasfiye edilmesi olarak gösterdiler. Peki, her biri Bölge’de JİTEM’in ve diğer kontrgerilla örgütlenmelerinin en başlarında yer alan sanıklar neyle suçlanıyorlar? Sadece AKP’ye karşı darbe hazırlığı yapmakla, yani Bölge’deki icraatların açığa çıkarılması konusu, kozmik oda hakiminin kapattırdığı dosyalarla aynı kaderi paylaşmıştı. Oysa Diyarbakır’daki JİTEM davasında, JİTEM’in kadrolu elemanı itirafçı Adem Yakin, testere ile nasıl adam kesip kulaklardan tespih yaptığını anlatıyor. Genelkurmay JİTEM’in varlığını reddederken, AKP ve AKP’yi demokrasi kahramanı ilan edenler ne yapıyor?
Evet, egemenlik mücadelesinde karşıtlarının faşistliklerini ilan ederek halkları ve emekçileri yedeklemek isteyen gerici odaklara, gerçeği haykırma zamanıdır: Siz kardeşsiniz! Ve artık, faşizmin her türlüsüne karşı olanların demokrasi, barış ve insanca yaşam için bu gerici kamplar karşısında halk güçlerinin seçeneğini oluşturmak yolunda daha güçlü ve hızlı adımlar atma zamanıdır.
ÇETİN DİYAR
ÖNCEKİ HABER

ABD’ye karşı intikam çağrısı

SONRAKİ HABER

Bangladeş'teki yangın 50 bin kişiyi evsiz bıraktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa