11 Ocak 2010 05:00

Çöplerimiz özelleştirildi

Sevgili Evrensel okurları başlıktan da anlayacağınız gibi emperyalizm her şeyi özelleştirdiği gibi kapımızın önündeki çöp konteynırlarını da özelleştirdi.

Paylaş

Sevgili Evrensel okurları başlıktan da anlayacağınız gibi emperyalizm her şeyi özelleştirdiği gibi kapımızın önündeki çöp konteynırlarını da özelleştirdi. Sermaye benliğimizi de almış götürmüş gibi. Çünkü; komşular sağ olsunlar herkes apartmanının önüne çöp konteynırları aldılar. Ama kimsenin çöpünü hayatta attırmıyorlar. Kendilerine özel. Zaten üstüne de apartmanlarının numaralarını da yazmışlar. Yabancı biri de içine çöp attığı zaman kavga ediyorlar, tartışıyorlar. Durum böyle olunca bizim çöplerimiz de her yere taşınıyor. Karşıyaka’ya kadar gidiyor. Ya da ben dışarıya çıktığımda özel değil de belediyenin koyduğu çöp konteynırlarına atıyorum.
Bu günlük hayatımızdan basit bir örnek. Ama gerçekten de insani değerler ölmüş. Bunu bugün biz her yerde, hastanelerde, okullarda vb. yaşıyoruz, görüyoruz. Özelleştirme bugün işsizliği doğurdu. Sermaye desen emeği sömürüyor. Birkaç kişinin yapacağı iş bir kişiye yaptırılıyor. Gençlerimiz üniversiteyi bitiriyorlar, ama geleceğe umutla bakamıyorlar. Gençlerimiz önlerini, geleceklerini, yazmak ya da söylemek istemiyorum ama göremiyorlar. Bu da çok üzücü bir şey.
Bugün çalışsan da hayatından şikayetçisin, yani emeğinin karşılığını alamıyorsun. Ben bu devlete 28 yıl eğitim emekçisi olarak görev yapmışken, hiçbir zaman bu 28 yılın karşılığını alamadım, alamıyorum da. Bu da bir sömürü şekli. Emeğimiz sömürüldü.
Bugün ben bir eğitim emekçisi olarak şunu görüyorum. Gerçekten de devlet okullarının içinin boşaltıldığını, özel okulların ve dershanelerin bunların yerini aldığını görüyoruz. Devlet okulları zaten velilerin parası ile döner duruma getirilmiş. Bizim vergilerimiz nereye gidiyor? Onun hesabını sormak lazım. Dershanelerin içi doldurulmuş. Dersler, öğrenciler özel öğretmenlere yönlendirilmiş. İzmir İl Milli Eğitim bile bugün devlet okullarını değil özelleştirilmiş dershaneleri tebrik etti. Bundan da anlaşılacağı gibi her şey özelleştirilmiş. Sularımız pet şişelere girdi, özelleştirildi. Havadan da şüphe ediyorum.
İsterim ki özelleştirmenin olmadığı eşitlik, barış, kardeşlik, demokrasinin oturmuş olduğu bir gelecek bırakalım gençlerimize, çocuklarımıza hatta torunlarımıza. Ama umudumu yitirmiyorum böyle bir gelecek için, aydınlık dolu günler için. Herkesi selamla kucaklıyorum.
Hülya Öğretmen (Eğitim Emekçisi-Şirinyer/İzmir)
ÖNCEKİ HABER

MEDYATİK

SONRAKİ HABER

Cannes Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa