13 Ocak 2010 05:00

GERÇEK

TEKEL işçilerinin mücadelesi bir ayı geride bırakırken, sendikaların ve Türk-İş’in üst yönetiminden kimi sendikacılar ve pek çok şube yöneticisinde bir bıkkınlık ve yorgunluk gözleniyor.

Paylaş

TEKEL işçilerinin mücadelesi bir ayı geride bırakırken, sendikaların ve Türk-İş’in üst yönetiminden kimi sendikacılar ve pek çok şube yöneticisinde bir bıkkınlık ve yorgunluk gözleniyor. Bu bıkkınlık lafta keskin konuşmalar ve TEKEL’e destek gibi görünme ama pratikte Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun kararlarını uygulamaya sokmaktan bile geri durma, geçiştirme, hatta hiç yokmuş gibi davranma biçiminde kendisini gösteriyor. Bu tutumlar bazen suskunlukla geçiştirilirken, bazen de Türk-İş’in aldığı “kararları beğenmeme” biçiminde kendisini ortaya koyuyor. Sanki Ankara’nın ayazında, yağmurunda gece gündüz “sınıf nöbeti” tutanlar TEKEL işçileri değil de bu sendikacılar!
Elbette her konfederasyondan birçok sendikacı, sınıf partisi, emekten yana çeşitli çevreler, sürecin öneminin farkında olarak TEKEL işçilerinin mücadelesine destek olmak için çaba gösteriyorlar. Bu çevreler, TEKEL işçileri etrafında oluşun mücadele hattını, sınıfın mücadelesini ilerletecek, sermaye cephesinden emeğin haklarına saldırıyı püskürtmek için dayanak olacak bir mücadele olarak görerek, destekliyorlar.
Öte yandan, Tek Gıda-İş Sendikası da süreci canlı tutmak için TEKEL mücadelesi ve TEKEL işçilerinin mücadele azmini ilerletmek, zorluklar karşısında direngenliklerini artırmak için girişimlerde bulunuyor. Bu amaçla 14 Ocak’ta illerden yola çıkacak olan TEKEL işçileri, aileleriyle birlikte 15 Ocak Cuma günü Ankara’da olacaklar. Tek Gıda-İş’in aldığı karar doğrultusunda cuma sabahından itibaren Türk-İş önü, Sakarya Caddesi’nde, TEKEL işçileri aileleriyle birlikte üç günlük oturma eylemi yapacak. Geceyi de dışarıda geçirme kararlılığında olan işçiler, sendikalarının cumartesi günü Sıhhiye Meydanı’nda yapacağı mitinge katılarak seslerini yükseltecekler.
TEKEL işçilerinin mücadelesini desteklemek ve emekçilerin başlıca taleplerini duyurmak için Türk-İş Başkanlar Kurulu tarafından alınan karar gereği hayata geçirilecek olan geniş katılımlı mitinglerin ilki de önümüzdeki cumartesi günü Ankara’da yapılacak.
Elbette bu mitingin, sadece TEKEL işçilerinin değil emekçilerin taleplerinin haykırıldığı; daha da önemlisi, emek düşmanı ekonomik politikaların istenmediğini ifade eden bir miting olması son derece önemlidir. Hele bu mitingin, emek düşmanlığının uluslararası merkezi olan IMF ile anlaşmanın, Başbakan Erdoğan tarafından bugün yarın imzalanacağının söylendiği bir zamana denk gelmesi, ayrıca önemlidir.
Elbette burada mitingin güçlü geçmesi için sadece bu çağrıyı yapan Türk-İş ve bağlı sendikalara değil, DİSK, KESK, Hak-İş, Kamu-Sen ve tüm diğer sendika konfederasyonlarına, emeği ile geçinen kesimlerin çeşitli adlar altındaki örgütlerine, emekten yana partilere, az çok örgütlü olan tüm emekçi kesimlere görevler düşmektedir. Ankara Emek ve Meslek Örgütleri Platformu’nun mitingi desteklemek ve katılımı güçlendirmek için attığı adım, tüm diğer benzer platformlara da örnek olmalıdır.
Kısacası, Türk-İş’in cumartesi günü yapılması çağrısında bulunduğu miting, sıradan bir “Ankara mitingi” olarak görülmediği gibi, TEKEL işçilerine destek vermekle sınırlı bir miting de değildir. Tersine; tüm emekçilerin taleplerini haykırmasının vesilesi olarak, AKP Hükümeti’ne karşı, azgınlaşan sermaye kesimlerine karşı, emekçilerin alanlardan yaptığı ilk büyük tepki olarak gerçekleşecektir. Kaldı ki, TEKEL işçilerinin karşısında hükümetin inadının kırılmasının yolu da bu mitingin yeterince güçlü olmasıyla yakından bağlantılıdır. TEKEL işçilerinin kazanmasıyla sınıfın, tüm ekmekçilerin kazanması bu derece yakınlaşmıştır.
Emek mücadelesinden yana herkesin, şu son günlerdeki mücadele içinde bu bilinçle davranması çok önemlidir.
İ. Sabri Durmaz
ÖNCEKİ HABER

Seçim kazanı kaynıyor

SONRAKİ HABER

Bursa Demokrasi Güçleri ulaşım zammını ve YSK kararını protesto etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa