13 Ocak 2010 05:00

BASIN TURU

Ürdün’ün başkenti Amman’da, özel üst düzey ABD özel kuvvetlerinden üst düzey bir subay, özel bir ofisi idare ediyor.

Paylaş

Ürdün’ün başkenti Amman’da, özel üst düzey ABD özel kuvvetlerinden üst düzey bir subay, özel bir ofisi idare ediyor. Ürdün ordusu ve istihbarat yetkililerinden bilgi satın alıyor kuşkusuz para karşılığında alıyor. Aynı zamanda, Afgan ve Irak polisine ve askerine eğitim yardımı veriyor. Elde ettikleri bilgiler sadece El-Kaide hakkında değil, Ürdün ordusunun Kral 2. Abdullah’a bağlılığı, Ürdün’de yaşayan Amerikan karşıtları ve Irak El Kaidesi ile Afganistan bağlantısı hakkında da bilgi topluyor.
Ortadoğu’daki ordu yetkililerini satın almak çok basit bir şey. ABD, 2001 ve 2002 yıllarında zamanının çoğunu Afganistan’daki savaş ağalarını satın almakla geçirdi. Ürdün askerlerine para verip, Iraktaki işgal ordusuna katılmalarını istedi. Bağdat’taki Lübnan büyükelçiliği işte bu nedenle, Washington düşmanları tarafından bombalandı.
CIA’nin ikili oynayan gizli ajanı, Doktor Humam Khalil Abu-Mulal al Balawi gibi birçok El-Kaide taraftarı var. Humam Khalil iki taraf için de çalıştı, çünkü Amerika’nın düşmanları uzun zaman önce, Arap istihbarat güçlerindeki Washington “müttefikleri” arasına sızdılar. Ürdün yurttaşı Abu Musab al Zarquavi, Irak ayaklanmasında, El-Kaideyle birlikte aktif olarak yer almaktaydı. Fakat, Amman istihbarat departmanı, Abu Musab al Zarquavi’yi kanatları altına aldı. Ürdün istihbarat dairesinde üst düzey yetkili olarak görev yapan Sharif Ali bin Zaid, yedi CIA ajanıyla birlikte öldürüldü ki bu saldırı, 1983’te Beyrut’ta, Amerikan elçiliğinin bombalanmasından sonra yaşanan en büyük felaketti.
Afganistan’da öldürülen CIA personelinin çoğu, gerçekte paralı askerlerdi ve bin Zeid ile el Balavi’nin de aralarında bulunduğu Ürdün “muhaberatı” Ürdün’ün düşmanı olarak görülenlere işkence yaptılar.
Bununla birlikte, esas gizem, ABD güvenlik aygıtı içerisinde çift yönlü bir ajanın varlığından ziyade, Ürdünlü bir “köstebek”in nasıl olup da Afganistan’da kullanıldığıdır. Arapların çok azı Pushtun, Dari ya da Urdu dilini konuşabilir ancak Afgan halkının büyük kısmı Arapça konuşuyor. Buradan çıkan sonuç, Amman’daki Amerikan karşıtı Iraklılar ile Afganistan’daki karşılıkları arasında çok yakın bir bağlantılar olduğudur. Şimdi çok açık şekilde görülüyor ki, Irak ve Afganistan’daki, El-Kaide taraftarları işbirliği içersine girmiştir. Diğer bir deyişle CIA da, oradaki El-Kaide taraftarlarına güvenilir bir arkadaşlık ortamı kursaydı, ABD karşıtı olan ajanların yaptığının aynısı elde edilirdi. ABD karşıtı, Ürdünlü Afganistan casusu şöyle diyor: “Bir kişi hayatını bu savaş uğruna feda ediyor, bu da Amman ve Afganistan’daki ABD düşmanlığını kanıtıdır”.
Hatırlatmak gerekirse, CIA, Afganistan’daki Sovyet askerlerine karşı savaşan Arapları destekledi. Bu, Suudi Arabistan tarafından ödenen paralarla gerçekleşti. ‘80’lı yılların başlarında, Suudi Arabistan’ın istihbarat başkanı, Usame Bin Ladin ve Pakistan gizli servisi, düzenli olarak toplantılar yaptı. Pakistan, “mücahidin” ve Taliban’lara yardımda bulunmaktaydı, ki bu yardım bugün hâlâ sürdürülmektedir. Eğer ABD, Suudi Arabistan’ın, Afganistan’a, Irak ve Ürdün’e para verdiğine inanmıyorsa, bu, CIA’nın ne kadar geride kaldığını ve Ortadoğu’da ne olup bittiğine dair en ufak haberleri olmadığını gösterir. Beyrut’ta, 1983’de ABD elçiliğine bir Müslüman Şii tarafından intihar saldırısı düzenlediğinde, CIA Ortadoğu toplantısı gerçekleşmekteydi. CIA’nın bulunduğu Amerikan büyükelçiliğinde yüksek koruma önlemleri alınmıştı. Fakat orada bulunanlar İsrail ve daha sonra Hizbullah için çalışmışlardır. ABD büyükelçiliği istihbarat çalışanlarından Lübnanlı kadının hiçbir güvenlik izni yoktu diye belirtiliyor.
Fakat Ürdün ve Amerika anlaşması farklıydı. CIA rüşvet vermek için neredeyse bütün Müslüman ortamında faaliyete geçti. Ürdünlülerin Washington polisine ve Ürdün krallarına karşı koymak için birçok geçerli nedenleri var. Ürdün’de azınlıkta bulunan “muhaberat” diye adlandırılan grup aslında Filistinli, fakat ABD önderliğine destek vermekteler ve kendi ırkını ABD’ye yaltaklanarak yok etmeye çalışıyorlar.
ÖNCEKİ HABER

Tarlabaşı yok oluyor!

SONRAKİ HABER

Türkiye, AB ülkeleri arasında en düşük asgari ücretin uygulandığı 4. ülke

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa