Merhaba

Merhaba

Lise 3 sınıfı öğrencisiyim ve fotoğrafa olan merakım sebebiyle kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum. Son zamanlarda RED fotoğraf ile birlikte...

Lise 3 sınıfı öğrencisiyim ve fotoğrafa olan merakım sebebiyle kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum. Son zamanlarda RED fotoğraf ile birlikte sizi takip etme şansım oldu.Evrensel’de yayınlanan yazınızda şöhret ve para için fotoğraf çeken ve bu işi meslek haline getiren kişileri fotoğraf sanatçısı diye tanımlarken, düşünce ve görüşlerini toplum ile paylaşmak için fotoğrafı kullanan kişilerin fotoğrafçı olduğunu belirtmiştiniz. Her ne kadar burjuvazi kendilerini fotoğraf sanatçısı diye tanımlasa da ben asıl sanatçıların, sınıfsal mücadelesinde toplumsal gerçekleri görselleştirebilenlerin olduğunu düşünüyorum… Kapitalizmin fotoğraftan yararlanma biçimlerine her gün tanık oluyoruz. Buna karşı sanata, toplumu aydınlatmak için başvuran fotoğrafçılar yakaladıkları gerçeklikleri bir şekilde açığa çıkarma çabasındalar. Bu iki zıt durum karşısında ben sanatçı diye nitelendirilmesi gereken kişilerin, bu işi hiçbir kazanç sağlamadan, “Toplum için sanat” yapanların olduğunu düşünüyorum.Oldukça ilgi gören ve çoğu yerde kullanılan fotoğraf, düşünce ve görüşlerimizin sembolleştiği bir alan oldu artık. Dergilerde, gazetelerde ve birçok iletişim araçlarında herhangi bir an’ı zihinlere kazımak için başvurulan en önemli yöntemlerden biri halinde hiç kuşkusuz. Tüm bu gerçekliklere rağmen işçi sınıfının kurumları fotoğrafı gerçeklikleri aksettirmede kullanırken çok eksik kalıyor ve gerekli önem verilmiyor. Kurumların yetersizliği yanında bireysel olarak meydana gelen çalışmalar bir şekilde gün ışığına çıkarılmıyor ve yarar sağlanamıyor. Bireylerin ürettiklerini bir şekilde açığa çıkarmaları ve bu ürünlerin kullanılması büyük bir adımın başlangıcı olur diye düşünüyorum. “İşçi sınıfı kültür ve sanat merkezinde fotoğraf” öznelinde düşünürsek şunları söyleyebilir miyiz? Böyle bir merkezde sergilerin yanı sıra bir de fotoğraf dergisi çıkarılabilir. Bu kapsamda önemli çalışmalar yapılabilir. Daha profesyonel çalışma içinse bu kurumda görevli sanatçılara (fotoğraf sanatçılarına) ihtiyaç duyulabilir. Sendika merkezlerinin bunu yapacak gücü var mıdır? Bence vardır. Zaten niyet bu işi yapmak olduktan sonra müthiş bir destek de gelecektir. Çünkü bu ilk kez yapılacak bir çalışma olur. Siz bir süredir bu konuyu tartıştırarak bu çalışmanın devasa kapsamı hakkında ipuçlarını veriyorsunuz. Bunu düşünmek mükemmel bir heyecan yaratıyor. Böyle bir kurumsal çalışmada mimariden mühendisliğe sanattan edebiyata ve diğer birçok alandan mesleğinde yetkin kişiler gönüllü olarak çalışacaklardır diye düşünüyorum. Evet, istenirse işçi sınıfı kültür ve sanat merkezi kurulabilir ve bu kurum sınıf mücadelesinde eksik olan önemli bir ayağı doldurur. Bu çalışmanın başlatılması ise bazı ortak konularda birleşen tüm kurumların (En başta ve hepsinden önce sendikaların) bir araya gelmesi ile olabilir. Yazacak ve üzerine söyleyecek çok şey var. Özetle “baldırı çıplakların” “amelelerin” “ayak takımının” yani işçi sınıfının; proletaryanın yarattığı değer ve güzelliklerin neler olduğunu dost düşman herkes görmüş olur.
Çağla Başak
www.evrensel.net