Kadın Yazarlar Derneği bir yaşında

Kadın Yazarlar Derneği bir yaşında

“Kadın Yazarlar Derneği kuruldu” haberini ilk gören arkadaşımın tepkisi, “Nedir bu, şaka mı?” oldu. “Kadın Yazarlar Derneği”nin bir başka yazar örgütüne mektubunu okuyan bir başkası, “Nereden çıktı bu, piyangodan mı?”

“Kadın Yazarlar Derneği kuruldu” haberini ilk gören arkadaşımın tepkisi, “Nedir bu, şaka mı?” oldu. “Kadın Yazarlar Derneği”nin bir başka yazar örgütüne mektubunu okuyan bir başkası, “Nereden çıktı bu, piyangodan mı?” diye bastı kahkahayı. Bu iki erkek yazar da görünüşte kadın yazarlar için bir örgütlenme başlatanlardan daha az cinsiyetçiydiler, ama ben de, siz de gerçeğin böyle olmadığını biliyorsunuz. “Kadın yazar” nitelemesi, bir paranteze hapsetmektir yazarların bir bölümünü, doğru. Hatta, “kadın şairlerin, yazarların en önde gelenidir” biçimindeki tanımlarla, kadının, yazarlardan ayrı tutulması ve bir bakıma aşağılanması da sağlanır. Ne var ki, eğitim olanağını yüzyıllardır bulamayan kadınların (tüm dünyada) kendini yazılı olarak ifadede bocaladığı da bir gerçektir. Bu engeli aşmak için gereken eğitim olanağı da ancak eğitimle sağlanır. Bu eğitim yalnız edebiyat alanında değil, kadınların konuşulamayan gerçeklikleri için de gereklidir. İşte bu yüzden İzmir’de üç yıl önce farklı alanlarda yazan kadınların oluşturduğu Kadın Yazarlar Platformu, geçen yıl verimli çalışabilmek amacıyla dernek çatısı altında birleşmeye karar verip Kadın Yazarlar Derneği’ni (KYD) kurdu. 27 kadın yazarın bir araya gelerek oluşturduğu dernek, “yeni bir dilin oluşması için emek veren; ırkçılık, sömürü ve savaşa karşı çıkan kadınların” buluşacağı bir nokta olmayı amaçlıyor.Merkezi İzmir’de bulunan derneğin 27 Ekim’de gerçekleştirilen açılış kokteylinde, Gönül Çatalcalı’nın okuduğu kuruluş bildirgesinde, “Kadının kurtuluşu, insanlığın kurtuluşunun bir öyküsü ve işareti olacaktır” görüşü vurgulandı. Bu örgütlenmenin “yeni bir dilin oluşmasında emek veren kadınların buluşması noktası” olması dileği yinelendi: “KYD, edebiyat, kültür sanat dalında yazılar yazıp yayımlayan kadınların ırkçılık, savaş, emek sömürüsüne başkaldırışıdır. Pozitif ayrımcılığı yaşam felsefesi edinen kadınların başkaldırışı, kadının kalemi eline alıp kendisini dile getirmesi, kendi adını kendinin koyması, simge olmaktan çıkıp simgeleyene dönüşmeye kalkışması, egemen sistemin iktidar ilişkilerini sorgulayarak ataerkil zinciri kırması, geleneksel kadın-erkek ilişkilerini tersyüz etmek, egemen ideolojinin kadına yönelik ayrımcılığını ortadan kaldırmak demektir.”Kadın Yazarlar Derneği, kurulduğundan bu yana çeşitli projeler üretti. Bence bunlardan en önemlisi ‘12 Eylül’ü unutmama’ çalışmasıydı. 12 Eylül’ü yaşayan kadınlardan anılarını yazmaları istendi: “Toplumsal belleğimize sahip çıkma, kadınların toplumu yeniden inşa etmedeki gücü ve etkisini bilerek ve gözeterek, KYD olarak tarihe bir de bizim gözümüzden bir kayıt düşürmek istedik. Bu amaçla çıkılan yolda, göle atılan taşın genişleyen halkalarıyız hepimiz. Bunu unutmadan ve birlikte dayanışarak üretmenin de hazzını paylaşmak amacıyla bu çağrı hepimizedir.” Ve son başvuru tarihi iki kez uzatıldı. Şimdi 12 Eylül’ün kadın gözünden anlatımı kitaplaşacak.Kadın Yazarlar Derneği, 27 kadınla İzmir’de başladığı yolculuğunu yeni üyeler ve yeni projelerle sürdürüyor. Nice yıllara!..
Sennur Sezer
www.evrensel.net

0 yorum yapılmış

    Yorum yapın

    Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.